24 Ağustos 2011

Organikle Beslenen Çocuk

Babamı kanserden kaybedince, sevdiklerimde de teker teker çıkmaya başlayınca, yediğimize içtiğimize dikkat etmeye çalışır olduk. Çalışır olduk diyorum, zira biz ne kadar kaçsak da bilmediğimiz bir çapanoğlu, ticari kılığını değiştirip karşımıza çıkıveriyor. Bâkir kaldığını sandığımız köy ürünlerinin bol ilaçlı çıkmasından, mısır şurubuna, şekere, daha aklımıza gelmedik pek çok şeye kötü cadı değneği değmiş, değiştirilmiş ve haberimiz olmamış bir güzel yemişiz diye sonradan farkına varabiliyoruz. Ama tüm bunların içinde olduğunca, olabildiğince Uğur Böcüğü'nün yemeklerine dikkat etmeye çalışıyoruz. Şekerden, aşırı karbonhidrattan uzak tutup, dengeli beslemeye de...

2 yaşına dek beyaz şeker nedir bilmedi meselâ. Pekmez yedi onun yerine. Çikolata nedir bilmedi, organik kuruyemiş, kayısı, kuru dut, kuru üzüm yedi bol bol onun yerine. Şimdilerdeki gözdesi de hurma! Eşimin amcası döneceğimiz gün seviyor diye böcüğe üzüm getirmiş, yanında da Ramazanlık birkaç tane hurma. Hurmalar bize düşmeden böcük tarafından tüketildi. Baktık sevdi, almaya devam ettik ona.

Ette antibiyotik olmasın dedik, onunkileri küçükbaş hayvan etlerinden seçtik. Tavuğu, yumurtayı organik olanlarından.

Domatesi kış aylarında eve sokmadık, bizi görüp istemesin diye. Yaz gelince de pembe domates, organik domates buldukça yedirdik. Gürsel hanımın organik leziz erik ekşilerinin, dedesinin halis zeytinyağlarının eşliğinde.

Başkalarının verdiği yiyecekleri aile büyüklerine sormadan almamasını tembihlemeye çalıştık. En özendiğimizi, en beğendiğimizi tutuşturduk eline.

Hakkını da verdi şimdiye dek böcük sağolsun. Çikolata istemedi, onun yerine ''anne bana dut kurusu ver'' dedi. Çoğu yerde iyi olanla, kötü olanı ayırt etti. Biz de sevinip ''Yaşasın öğrendi!'' dedik.

Taaaa ki geçtiğimiz haftasonuna kadar! Haftasonu nicedir yapalım dediğimiz bir şeyi yaptık ve Santral İstanbul'da Pınarlarla buluştuk. Bizim böcük ile Can gayet kardeş kardeş oynamaya başladılar. Herkes arkadaşını bulmuş, memnun sohbet eder halde iken birara bizim böcükler arkamızda kaldı. Babalardan rica ettik, biz göremiyoruz bir bakar mısınız diye. Olur cevabını alınca İpek Böceği üzerine kurulu sohbetimize devam ettik. Birara benim gonca koşturarak çocukların yanına gitti. Bir cıyaklama eşliğinde ağlayan bir böcük, suratı asılmış ikinci böcükle bizimkiler çıkageldi. Benimki ühüüüü ühüüü ağlamakta. Can'ın kaşık kadar suratı olmuş bir karış. Hayırdır dedik. Kendileri anlatsın dedi bizimkiler. Böcük anneeeee diye koştu, eller kapkara!

- Ellerimi siler misin?
- Silerim annem hayrola?
- Anne baba bana kızdı!
- Vardır bir sebebi, birşey yapmışsındır yapılmayacak, o da sana kızmıştır. Yaramazlık mı yaptın?
- Evet yaptım!
- Peki ne yaramazlık yaptın?
- Ben mama yedim!
- Baba mama yediğin için sana kızmaz ama...

O sırada sabırla sırasını bekleyen baba patlar.
- Mama ha! Evet mama doğru ama kedi maması yemiş!

Yerimden sıçradım!
- Neeee kedi maması mı?
- Evet kedi maması... Bununla kalsa gene iyi.

- Nasıl yani?
- Üzerine de sigara!
- Yok artık...
- Eller niye siyah sence?

Allahım dünyam başıma yıkıldı. Sen otur, organiklerle besle, gözünden sakın çocuğu, gitsin sokak kedilerinin mamasına ortak olsun, yetmesin, bir de üzerine kül tablasındaki külleri parmağı ile sıyırsın, yalasın!(Babası hala izmarit de yemiş olacağından şüphede bu arada!)

Sorduk ''Nasıldı?'' diye, iki böcük de söz birliği etmişçesine ayrı ayrı, şimdiden bozacı ve şıracı olmuş bir halde ''Çok lezzetliydi!'' buyurdular!

Olmuş olan! Hâlâ yaşıyoruz çok şükür ikimiz de!(Ben kalpten gitmedim, o da zehirlenmedi ya da gözle görülür bir hasar olmadı)

Haftasonundan beri saçlarım diken diken geziyorum ama, var mıdır bu saçlar nasıl inecek bilen?

17 yorum:

Asortik Krep dedi ki...

İlahi çocuk :) Çok tatlı ya.. :)

Adsız dedi ki...

allahım korkunç. benim okurken dikildi saçlarım. o an canlandı gözümde hiç yerinde olmak istemezdim geçmiş olsun
sibel

Zeynep dedi ki...

Bununla atlatmış olun inşAllah...Geçmiş olsun gerçekten Bercestecim

ayçobanı dedi ki...

Güleyim mi iki muzurun merakina, aglayayim mi bilemedim!!! Ben de bize gelwn bir kac misafir bebek/cocukla fark ettim kuru mamalarin (kedi) cazip gelisini, yeme denemelerini... Ortada birakmiyorum artik ne olur ne olmaz :) mamadan bir zarar gelmez de hastalikli agizlar, salyalarin mama ustune biraktiklari sorun olabilir tabi. Ama izmarit isine kizdim bak!!!! Ah meraklu minik kediler siziiiiii.

A-H dedi ki...

sanirim insan cocugu olmayinca boyle benim gibi gulup geciyor, yarin obur gun benimki boyle birsey yaparsa da gulup gecebilirmiyim acaba :D
ama cok sirinler ya demek cok lezzetliymis :)))))

Mustafa Doğan dedi ki...

"Sakınılan göze çöp kaçar." Demiş atalar.
"Kişi arkadaşından azar." diyede söylemişler.

"Beterin beteride vardır."
dedidikten sonra;
Büyük geçmiş olsun.. Allah beterinden saklasın. İlerleyen yıllarda anlatılıp gülünecek bir olay şimdilik olmasada..

banushka dedi ki...

çok geçmiş olsun... hani bir de evet tadı çok güzeldi demeleri yok mu ne diyeceğimi bilemedim.
bizim ki de köpek mamasının tadına bakmıştı - aynen tadının da güzel olduğunu idda etmişti -tabiri maruz görün b*kun altında kalır ama lafın altında kalmaz yaşları başladı demiştik.

ycurl dedi ki...

Cocuk bu merak edecek kesfedecek. Yalniz benim anlamadigim kedi mamalarini ve sigara izmaritlerini nereden bulduklari? SantralIstanbul denen mekanda yerde kedi mamalari ve sigara izmaritleri mi mevcut? Cocuklarin da getirilebilecegi bir mekansa orada calisanlarin bu detaylara dikkat etmesi gerekli. :)

tijen miriam dedi ki...

berceste hic merak etme bisey olmuyor biz coktan denedik onlari....opuyorum

Berceste dedi ki...

Tatlı doğrusun Asortik Krep'im. Ama kazalı bir iş olacak diye de aklım çıkıyor.

Teşekkürler Sibel.

İnşallah Zeynep. Teşekkürler.

Mamanın içinde ne var bilmiyorum Ayçobanım. İnsana zararlı birşey olabilir. Yedirmediğim birşey olabilir. Ama daha da kötüsü oraya nasıl bir kedinin geldiğini bilemiyoruz dediğin gibi. Üstelik kedilerden geçen çok hastalık var :((( Duyunca en ürktüğüm de kist! Kedinin dışkısı ile bulaşıyor görünüyor ama tüyleri bile taşıyıcı olabiliyor. En suçlu onu açıkta bırakan elbet. Senin de önlem aldığın iyi olmuş. İzmarit davası da meraktan. Ne biz sigara içiyoruz, ne de arkadaşlarımız. Oranın çöp atılan bir yer olduğunu algılayamamış bizimki anlaşılan. Yoksa çöpü ellemez. Masa üzerindeki tabak ona göre kül tablası. O yüzden kızma teyzesi.

Sabretmeyi öğreniyorsun A-H sabretmeyi ama nereye kadar o belli değil bak! O lezzetli lâfı sonunda bana da denettirecek meraktan :P

Atalarımız ne demişse doğru demişler. Pek yanıldıklarını görmedim ben :) Gerçekten Allah beterinden saklasın. O fare için zehir de olabilirdi :((((

Teşekkürler Banushka. Kırım'dan Amerika'ya 20'li yıllarda göçenler arasından dinlemiştim. İngiltere'deyken bazen ne alacağımı şaşırıyorum dediğimde, ah bizim akrabalar yanlışlıkla köpek maması alıp yemişler, sen hiç olmazsa İngilizce biliyorsun demişti babamın bir arkadaşı. Olur mu canım diye çok düşünmüştüm. Olabiliyormuş işte! Belki de güzeldir tadı bilemiyoruz ki? :)

Ycurl kesinlikle haklısın. Dükkanı kapatıp gittiler. Yoksa niye açıkta bıraktınız diye gidecektim başlarına. Ama gitmişlerdi :((( Sigara için birşey diyemeyeceğim. Sonuçta açık alanda sigara içmek yasak değil(sanki orada duman insanın burnuna burnuna gelmiyor!) ve kül tablası orada. Onlar kapatıp gittikten sonra da birileri içmiş olabilir. Ama kedi maması ortada olmamalı, hatta dükkanın içinde de olmamalı. Hijyenik değil bir dükkan için! Fare vs için de çekici etmen. Açık olsa gidip konuşacaktım. Açık olsaydı diyorum, çünkü yazışarak böyle şeyleri çözmek pek mümkün değil ne yazık ki :(((

Tijen, siz denediklerinizi bir anlatsanıza bana. Bileyim de böyle diken diken gezmeyeyim. Ama çözüm önerileri de olsun yanında lütfen! Bu arada blog ne oldu blog?

Çileksuyu Sibel dedi ki...

Kiyamam yaaaa,kurban olsunlar ikisine de..Sen saclarin diken diken geziyorsun Dilek'cim ben cok guldum burda,cokkkk tatli bir ani olmus...Eminim bocuk de cok gulucek buyudugunde:0)

ayçobanı dedi ki...

Kuru mamada insanin yemedigi hic bir sey yok, cok cekinmeye gerek yok. Yas mamalari kendi kedime verirken bile rahatsiz oldugum icin onlardan kork diyebilirim. Dedigim gibi sorun o mamalarin ustune yerlesmesi mumkun bakteriler, eh cok da ortalikta olmamali tabi, ne olur ne olmaz. Cocuklarin masumiyeti boyle bir sey iste, ne bilsin izmaritleri, hele ki cevresinde de gormuyorsa. Teyzeler kizar ama tatli tatli :) kizmasin minnos teyzeye :)

Meyvelitepe dedi ki...

Bizimkiler küçükken böyle durumlarda babam hep "çocuk bu, bağışıklık sistemi böyle, böyle güçlenir" derdi. O zaman beni kızdıran, hafife alınıyormuşum hissi veren bu sözlere yıllar geçip, deneyimler arttıkça içten içe hak verdim:)

Geçmiş olsun! Teselli olacaksa, bence kedi maması da, kül de pazardan alınmış bir sebze veya meyveyi yıkamadan, soymadan yemiş olmasından daha kötü değil.

Önceki iki postu da yeni gördüm, merak ettiğim yerlerdi, ellerin sağlık.

Sana ve ailene neşeli, mutlu ve "saçları diken diken etmeyen" bir bayram diliyorum:)

ÇokBilmiş dedi ki...

Bizim evde kedimiz var ve bir dönem sürekli kızımın ağzından kuru mama çıkarıyordum (amman babası duymasın :) Henüz bir şey olmadı kendisine. AMa tabii benim kedi aşılı. Yine de kist konusunda Meyvelitepe haklı, pazardan alıp da yıkanmadan yenmiş sebzeden daha çok kist tehlikesi taşımaz. Kül ise zaten içinde mikrop barınmaz sanırım; sigaranın sıcaklığından ölmüşlerdir :) Yalnız izmaritten ben de çok tiksiniyorum. Her pislik esas insanda mevcut çünkü. Hele çocuk parklarına atmıyorlar mı o izmaritleri; ifrit oluyorum. Senin pis salyalarının süründüğü izmatir neden benim bebemin eline koluna, oynadığı kuma değsin? Pis insanlar!
Bu arada İpek Böceği'ni ben de çok merak ediyorum ve çok kıskandım sizi :)

Berceste dedi ki...

Böcük güler mi, yaşasın annemi sinir etmenin yolunu mu buldum der bilmem Sibel :P Zamane çocuğu bunlar biliyorsun :)

İçimi ferahlattın Ayçobanım. Allah'tan yaş mama değildi. Gayet ortalıktaydı yalnız ve gayet her tür kedi içindi. Oradan hangisi geçiyorsa... Hayvanseverliğin artması mı iyi, artmaması mı bilemedim bu şartlarda. Yani aşırıya kaçmamak lazım bazı şeylerde ya da dikkat etmek. Hoş daha apartmanda bile yaşamasını bilmeyenler varken bu kadar inceliğe kim dikkat eder ki? Hem böcük sana kızmaz, pek sever seni, bir oyna onunla tamam, gönlünü fethettin demektir, yıllarca anlatır :)

Yapacak birşey yok ki, mecbur katlandık duruma Meyvelitepe. Mamaları geri çıkartmam mümkün değil, o ana geri dönmem hiç mümkün değil. Oldu bir kere, önemli olan dersimizi almak! Meyve ve sebze konusunda dikkatli olduğumuzdan, evde her daim bir bekçi peşinde gezdiğinden o tehlikemiz yok çok şükür ama büyük konuşmayayım elbet! Tezgahtan çeker yerse bir de!!!! Sizlerin de geçmiş bayramı kutlu olsun. Sevgilerimizle...

Çok Bilmiş, anlaşıldı senin kulakların çınladı :))) O gün seni de andık! Çocuk parklarında sadece izmarit olsa!!! :((( İpek böceği kozasında devamlı, annesi sling almış, onu pek sevmişe benzer. Çok da tatlı Maşallah! Belli mi olur, bir orman gezisi de hep birlikte yaparız belki? Sevgiler...

Isil dedi ki...

amanin amanin,yaramaz bocuk neler yapmis oyle? tabii cocugun sucu degil,o ortamda onlarin bulunmamasi gerekiyor ama iste guzel memleketim benim...disi seni yakar,ici beni.

Berceste dedi ki...

Haklısın Işıl, ama insanların düşüncesizliği bu! Çoğu zaman, çoğu yerde olduğu gibi...