01 Ocak 2008

Sıcak Şarap

Burçin'e sözüm var...

Onun güzelim filli kurabiyelerini gördüğüm günden beri hem de! Yeni bir etkinliğe ev sahibi olmuş. Katılıp katılmamayı çok düşündüm. Zira ben öyle maharetli ev hanımlarından değilim. Karınca kararınca, kafama estikçe elime birşeyler alanlardanım. Bana tekstil deyin, sosyal denetim deyin daha çok anlarım. Ama ev hanımlığı demeyin! El mecbur, 5 senedir ev hanımı olduk yad ellerde, ruhum olamadı gitti o başka...

Konu yenilebilir hediyeler olarak seçilmiş ama benimki isteyenler tarafından içilecek türden. İsteyenler diyorum altını çizerek, hani illaki de için demiyorum. Özendirmiyorum... Sevenine, arayanına diyorum...

Buralarda ''Mulled Wine'', bizde de ''Sıcak Şarap'' diyorlar kendilerine. Bu aylarda tadı pek güzel olmayan kırmızı şarabı, tadlandırmakla başlamış işin esası. Dünyanın pek çok ülkesinde uygulanıyor. Soğuk kış akşamlarında ısınmak amacıyla, kimi zaman da yeni bir tadı denemek amacıyla. İskandinav ülkelerinde adına ''Glögg'' denmiş, Almanca konuşulan ülkelerde ''Glühweinn'', Romanya'da ''Vin fiert'', Moldova'da ''İzvar'', Fransa'da ''Vin chaud'', Italya'da "Vin Brulê'', Brezilya'da ''Quentao'', Slovakya'da ''Kuhano vino'', .... Bizde de bildiğim kadarıyla ''Sıcak şarap''. İsteyen alkol kullanmadan da yapabiliyormuş. Özellikle de İskandinav ülkelerinin tariflerinde alkolsüz şekline de rastladım. Detayları
buradan okuyabilirsiniz.

İngiltere'de şarap yerine elma birası diyebileceğimiz(bira tanımı tam uyar mı bilmiyorum ama, fermantasyona uğramış elma içeceği diyelim ya da...) ''cider'' da kullanılmaktaymış. İngilizler'in tarihinde, Saksonlar tarafından ''Wes hail'' diye adlandırıldığı bilinmekteymiş. O zamanlarda hazırlanan içeceğin bileşenleri arasında Ale(bir çeşit bira), brandy, elma, yumurta, şeker ve baharatlar birlikte ısıtılarak agaçtan oyulmuş bir kabın içine konurmuş. Bu kap da evden eve taşınırmış. İçenlerin sağlıklı olacağına inanılırmış ve tarif için 1500'lü yıllarda Hipokrat'ın adı geçermiş...

Kraliçe Victoria dönemi İngilizler için mihenk taşıdır biliyorsunuz... O dönemde Negus(bir çeşit sıcak şarap - ne akılsa, herhalde sağlıklı olacakları inancı ile...)çocukların doğumgünü kutlamalarının baş içeceği imiş.

Glög, İskandinav türü sıcak şarap yani, dumanları tüte tüte servis edilirmiş. İçindeki baharatlar ve kuru üzümler de 8 gün boyunca bekletilir, servis edilmeden önce içinden çıkartılır, yerlerini tazeleri alır ve badem eklenerek servis edilirmiş.

Japon türü olanı da, sakeden imal edilirmiş. İçine konulanlar da o bölgeye özgü olurmuş ve Çin'den Japonlara geçtiği söylenirmiş. Yılbaşı gecesi kırmızı baharat dolu bir keseciğin asılması adeti de buradan gelmekteymiş. Ertesi gün kesecik sakeye batırılır aile üyeleri de diğerlerinin sağlığını dileyerek bunu içermiş. Siz de daha detaylı okumak isterseniz, bilgiyi
buradaki bağlantıdan diğer bağlantılara giderek bakabilirsiniz.
Gelelim tarifine...

Onun için de Cambridge'de yaşayan ama daha tanışma fırsatını yakalayamadığım
Gastronomy Domine'den ve buradaki siteden yararlandım. İkisinden damak tadıma uyanları birleştirdim ve kendimce bir karışım oluşturdum.

İşte bileşenler:

  • 1 şişe kırmızı şarap(genelde ucuz, herhangi bir şarap olabilirmiş...)
  • 1 şişe su.(Şarap şişesi kadar - Alkol tadını çok istiyorsanız hiç su koymayın.)
  • 3 yemek kaşığı bal
  • 3 yemek kaşığı akçaağaç şurubu
  • 2 adet portakal(dilimlenmiş)
  • 2 adet kokulu mandalina(birine karanfil saplanmış, diğeri dilimlenmiş)
  • 1 adet misket limonu(yani buradaki adı ile lime - dilimlenmiş)
  • 1 adet limon(dilimlenmiş)
  • 20 adet karanfil
  • 2 adet yıldız anason
  • 8 adet kakule (kokusunu çok sevdiğimden sayısını arttırdım)
  • 1 çubuk tarçın
  • 1 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil kökü
  • 1 tatlı kaşığı toz minik hindistan cevizi(muskat)
  • 1 çay bardağı cranberry suyu(bunun tam Türkçesini bilemiyorum. Yabanmersini diyenler var ama tam karşılığı o mu bilemiyorum. Tadı kızılcığa benzediğine göre siz kızılcık suyu da kullanabilirsiniz)
  • Birkaç yaprak defne(ben kullanmadım)
Yapılışı:
Portakal ya da mandalinanın üzerine karanfilleri saplayın.(Ben oyumu mandalinadan yana kullandım). Dilimlenmiş meyveleri, baharatları bir tencereye koyun. Baharatları sonradan içinden kolay çıkartabilmeniz için, ince tülbent içine koyup tülbendin ağzını bağlayıp tencereye atabilirsiniz. Su ve diğer sıvıları, şarabı ilave edin. Kaynatmadan 20 dakika kadar ısıtın. Arada karıştırın. Sonra içindekileri ayırıp, kendi şişesine geri koyarak, bu içeceği seveceğine inandığınız sevdiklerinize, hediye edin...
Alkol istemeyenler sırf cranberry suyu ya da üzüm suyu ile deneyebilirler. O zaman ısıtma işlemi için daha da düşük sıcaklıkların kullanılmasını öneririm.
Hediye ettikleriniz isterlerse tekrar ısıtarak sıcak içebilirler, isterlerse de bu şekli ile... Ama tekrar ısıtılması ve içine meyve ilavesi yapılması tavsiye edilir.
Başka bir alternatif de şömine alevine karşı, alevler eşliğinde sevdiklerinizi çağırıp onlara da ikram edebilirsiniz. Yanında bir tabak peynir ve üzüm eşliğinde... Ben bu şekliyle tercih ederdim doğrusu.

Hepinize bereketli, sağlıklı, mutlu, huzur, barış, sağlık dolu nice yıllar dilerim...
Not ve bir sır... Burçin de bu etkinlik için gece, gündüz durmadan çalıştı. Arada internet casuslarından haber aldım! Hatta şahidim. Emekleri için sonsuz teşekkürler.

15 yorum:

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Dilekciğim,
Çok teşekkür ederim bu degisik ve farkli alternatifle ekinlige renk kattin. Ellerine, emegine saglik. Kucak dolusu sevgilerimle...

dlayra dedi ki...

berceste'cim, eline-ağzına sağlık.
tarif çok zengin ve hemencecik uygulama isteği uyandırdı bende..
*
ben de bayılırım sıcak şaraba. en çok da bir Kasım ayında Prag sokaklarında parmaksız eldivenli ellerimle sıkıca tuttuğum plastik bardaklar içerisinden yudumladığım sıcak şarapları güzel hatırlıyorum:)
* mutlu, sağlıklı, huzurlu bir yıl diliyorum.
sevgiler:)
dlr

Sonja dedi ki...

Yeni Yılda tüm umutlarınızin gerceklesmesi ve saglıklı, mutlu, huzur ve barıs dolu bir Yeni Yıl diliyorum... Mutlu Yıllar!

Berceste dedi ki...

Ben teşekkür ederim Burçin. Etkinliğin ismi ile ne kadar uyumlu bilemiyorum ama ben yenebilir hediye diye algıladım :)
Sevgiler...

Teşekkürler Dilara. Bak şimdi benim de Prag sokaklarında öyle elimde sıcak şarap ile dolaşasım geldi :) Buraya ne zaman geliyorsun? Sana da sağlıklı, mutluluk dolu nice yıllar dilerim. Sevgiler...

Çok teşekkürler Sonja, kat be kat fazlası senin olsun. Sevgiler...

sibella dedi ki...

selam canim,bak icine mi dogmus senin beni o yildiz anason konusunda bilgilendirmek sanirim...gecen gun gordon ramsayde gordum,ingilizce adini kacirdim ve turkce adini dusunemedim bile..supersin..nedir bunun ingilizcesi:)her yerde bulunabiliyor mu..ben kucuk bir kavanoza dekoratif amacli koymak istiyorum da:)iyi yillar,sevgiler...

Berceste dedi ki...

Merhaba Sibel, ben de gelip senin atkılarına bakıp, Linux'da klavyeyi Türkçe karakterlere dönüştüremeyince yorum bırakamadan dönmüştüm. İngilizce adı benim bildiğim kadarıyla ''Star Anise'' İlk olarak Tesco'dan almıştım ben, minik baharat kavanozu içinde. En son Türkiye'den hem de kilosunu o minik şişecik fiyatına bulunca kaçırmadım, alıp geldim. Daha önce de sütlü patates tarifimde kullanmıştım Berceste'de. Kremalı patates ile de çok güzel oluyor. Kesinlikle tavsiye ederim. İyi yıllar sana da. Sevgiler...

pecete dedi ki...

Karşılıklı içemeden sonra neyleyim ben şarabı!!! Ne sıcağı ne de soğuğu tad vermez bir dost kelamı olmadıktan sonra...
Bak bacım, bir daha benden bu şekilde cümleler ne zaman duyarsın bilmiyorum. Bebi büyüyor, ben çoşuyorum, Dino'yu hiç sorma. Gelsene artık...

Sanem dedi ki...

Merhabalar! Açalya'nın bloğundan ulaştım bloğuna. Konuyla alakasız olacak ama, bir sorum olacak. Eğer sakıncası yoksa, bloğunun sağ üst köşesindeki takvimi nasıl yerleştirdiğini öğrenebilir miyim? Ben de bloğum için bir takvim istiyorum da. Sevgiler...

dilayra dedi ki...

sevgili berceste..
subat-mart gibi var bir planimiz:))

Berceste dedi ki...

Ayşem hayırdır? Haklısın haklı olmasına da... Sen de gel bir hele buralara, bak şömine başında karşılıklı içeriz olmaz mı? Hem zaten dostlara hediye etmek üzere yapmadık mı? Bebi'nin son fotoğrafından sonra ben çocuk işinden tırstım :)

Hoşgeldin Sanem. Takvim şablonun içinde hazır vardı. Ben sadece Türkçeye çevirdim. Sevgiler...

Şubat olursa bana uyar. Mart için ben de buralardan kaçabilirim...

acupofcaffein dedi ki...

Ayyyy hemen deniyorum...brükselde akşamları içtik. Pazar kurulmuştu, eee.. tabiki daanamıyyor insan. Birde bruge de içtik... ama eminim senin tarifiin çok daha güzeldir.

Tijen dedi ki...

Oooh pek hoş olmuş bu iş. Kar yağacak ve sıcak şarap içilecek...

Aslı dedi ki...

Merhabalar,
Uzun bir takipten sonra artık yazmamın zamanıdır dedim kendi kendime... İlgi alanımın içinde olan konuyu seçmeniz ise buna en büyük vesile sanırım :)
Bu aralar aklımda olan bir detaydı sıcak şarap ve ısıtılma yöntemi,çeşitli kaynaklardan böylesi bir tarif arıyordum, ama tahmin edersiniz ki sonucu belli olmayan tarifleri denemek malzemeyi çöpe atmakla eş anlamda olabiliyor, sizin denemenizi referans olarak kabul edip en kısa zamanda işe koyulacağım...
Sevgilerimle...

Ferhanca dedi ki...

Yazını okuyunca, aklıma Ilgaz'a gittiğimiz zaman sıcak şarapla beraber sucuk ekmek ikramını hatırladım.O yıl kar çok az yağmıştı fakat çok soğuktu.Şarabıda senin tarifin gibi kocaman bir kazanda yapmışlardı.

Berceste dedi ki...

Sevdin mi? Denedin mi? Caffeinkoliğim :)

Karşımda da Tijen olacak :) Ne güzel olurdu...

Umarım bu tarifi seversin Aslı... Sonuçtan haberdar edersen sevinirim.

İlla benim aklımın kalacağı birşey bulacaksın değil mi Ferhan? Şimdi bana gidip sucuk ekmek yedirteceksin!