08 Ocak 2007

İngiltere'ye Döndüm!

Ama ne dönüş!


Yetiştirilecek işleri son gün dahi bitiremediğimden sabahladım! Bu arada elim değdi ve THY'nin Online Check-In servisi ile tanıştım, ingilizcesinden arıtmak istersek, tam çeviri olmayacak ama ben sevdiğim için bilgisayardan yolcu kabul işlemi diyeyim. Buradan, yolcu kabul işlemi yaptırmanın verdiği rahatlık ve sabahlamanın getirdiği uykusuzluk sonucu, azıcık gecikme ile 10:30'da kalkacak uçağımız için 08:40 civarı yolcu kabul masasının önüne geldik. Sırada taş çatlasa 30 kişi! 3 masa açık ve hem Manchester'a gidecek yolcuları, hem de Stanstead'e gidecek yolcuları aynı yerden kabul ediyorlar. Bekledik, bekledik ve gene bekledik! Karşı sırada Kazablanka yolcuları birbirini mi görevlileri mi parçalıyor bilemedik, onun kuyruğu da kapılara uzanmakta! Bize saat kaçta sıra geldi biliyor musunuz? 10:20'de!


Bilgisayarla işlemi önce yaptığım için bekletilmedik ama önümüz pasaport kontol... Orada bir güzel girdik kuyruğa, gelen geçiyor, gelen geçiyor. Uçuş kartı üzerinde de aynen 15 dakika önceden kapı kapanır, yolcu alınmaz yazıyor. Eşimin hadi demesi ile ben bir fırlamışım, insanlardan özür dileye dileye pasaport kontrole varmışım. Gözlerim benim goncayı arıyor, adam kayıp! Hatta görevli: Bir bak da yüzünü göreyim fotoğrafla uyuyor mu? dedi. Dedim uçak kaçacak, eşime bakıyorum. Durma telefon et dedi! Ben, eşime seslenince, buradayıııım diye bir ses duydum ama önüne yabancı birisi denk düşmüş, yol vermemiş! Ben çabuk seni istiyorlar, deyince yol açıldı ve o da geldi. Geçtik pasaport kontrolden de kapı uzakta!!!! Koş koş koş...


Destur deyip vardık sonunda ama bende dil dışarıda, nefes alınamaz halde, boğaz kurumuş!

Neyse girdik uçağa ama benim aklım bir türlü 3 görevlinin 30 yolcuyu yaklaşık 120 dakikada kabul edememe durumuna takıldı. Bir kabul işlemi 10 dakika mı sürer, hadi yetişmemesi anlaşıldı neden takviye yapılmaz. Gözen yetkililerine söylüyorsunuz, ben 6 kabul yeri açmışım, hata benim değil der, THY'den yetkili birileri yoktur, kabulü yapanlar da yeni elemanlardır!!!! Of yani!


Bu arada İngiltere'den gelirken sıvı olayına takmış olmaları nedeni ile minicik göz damlası, fermuarlı torbalara konuldu, her yerlerde gösterildi. Hatta bir yerde ayakkabılar çıkartıldı ve X-ışınına tabi tutuldu. Biz de pis yerlerde sinir olarak çoraplarımızla yürüdük. Kontrol sıkı idi yani...


Aynı şey olacak, başıma dert olacak diye İstanbul'dan dönüşte göz damlamı bavula koydum. Yedeği ile birlikte. Ama güvenlik bırakın ona bakmayı, bana soru bile sormadı. Etiketleri yapıştırdı gitti!


Neyse deyip uçağa bindik mi, bindik!

Ben aklım sıra bilgisayardan kabul işleminde, çıkış yeri seçmiştim. Meğer orası bir önündeki koltukmuş. Eski işim nedeniyle Türkiye içinde ve dışında millerce uçtum, hiç bu kadar dar koltuğa denk gelmedim! Bir de öndeki vatandaş yatırdı koltuğunu tamam oldu! Bizimki yatmayan cinsindenmiş. Baston yutmuş gibi dik oturarak 4 saat gelmek zorunda kaldım mı!


Hostesin bey olanına, (host mu deniyordu ona, hoşt der gibi olduğundan ben soyleyemez oldum) bir yolcu, saat sorma gafletinde bulundu. Çocuk bihaber! Kaçta uçuyoruz biz diye yanındakilere sordu! Soran da, onlara sormasını ben de bilirdim değil mi deyince, fazla mesaideyim o yüzden bilemedim açıklaması geldi.


Öndeki vatandaşın koltuğu benim kucağımda, dar mı dar bir alanda, yemek zamanı geldi. Sordular ne yersiniz diye, makarna ya da tavuktan birini seçin dediler, dedim tavuk! Sonuncu tavuğu size veriyoruz dediler, ama bizim tavuk yapışmaktan tek parça olmuş makarna taklidi yaptı! Dedim bu ne? Kibarca dediler başka yok, hapırsan da köpürsen de yiyeceksin bunu! Ben homur homur bir halde tutkallaşmış makarnayı yemek zorunda kaldım. Aaaa yanında bir de taşlaşmış ekmek vardı! Salata ve tatlı eh işte kıvamında idi.

Müzik yayını yok, film yok. (Oysa gidişte yepyeni harika bir uçakla gitmiştim, bütün konforlardan da vardı!) Yanımda canı sıkılan bir gonca! Azıcık uyuyayım dedim, onda da iki defa uyandırdı beni. Kitap okuyayım dedim, öndeki koltukla samimiyetimiz nedeniyle mümkün değil. Temel Reis çizgi filminde tüüüt tüüüüt diye tüter hani sinirlenince Temelcik, ben de aynen o halde, ıspanaktan bile yoksun 3 saat 50 dakika sonra uçaktan inme şerefine nail oldum! Dediler pasaportunuzu elinize alın bir de biletinizi. Kafayı mı yemişler ne bileti dedim eşime...Vardır bir iş dedi. Çıktık, karşımızda İngiliz memurlar, mülteci olma hakkı pasaport kontrole kadar giden birisine verilebiliyormuş galiba, bu sebepten işi sıkıya almışlar, kapıda vizesi olmayanı uçaktan indirmiyorlarmış. Gösterdik pasaportu geçtik. Mutlu ve hür, çocuklar gibi şen tekrar pasaport kontrolden geçtik. O sırada farkettim ki Hac'dan gelenler var ve ellerinde bidon bidon Zem Zem. Ben minicik göz damlasından korkarken adamlar koca bidonlarla gözlerimin önünde yürümekte!!!! Nihayet bavullarımızı almaya gittik. Bekledik, bekledik, bekledik ve gene bekledik... 40 dakikadan fazla. Hacıların bavulları geldi, alıp gittiler. Geriye kalanlar ağaç haline dönüşmeden bir anons yapıldı. Dediler bavul müracat kısmına... Dedik noooooluyoruz???? Koyun misali sıra olduk dedikleri yerde. Bavul neyin yok! Formlar dağıtıldı. Sarı sarı, dediler doldurup şu masaya tez verile... Ama neden? Bilmiyoruz, siz doldurun, orada sorarsınız. Meee sesleri ile benzer doldurduk formları. Teslim ederken de öğrenemedik bavulların akıbetini! Bize resmen kış kış dediler. Beklemeyin biz size ulaştırırız!

THY'yi aradım. Buradaki büroları kapalı olacağı için, Türkiye'yi. Bütün müşteri temsilcileri meşgulmüş 5 dakika bekledim açan olmadı. Sabrıma teşekkür edip, biletinizi buradan alın diye reklam yapan birileri vardı ama. Eeeee pazarlama iyi çalışıyor ne de olsa! Hizmet açısından, çok kaba olacak özür dilerim ama beş para etmezdi!

Ben Bayram yoğunluğu, hac dönüşü falan gibi bahaneleri de kabul etmiyorum. Bu işin planlaması yapılır. Kaç kişinin, hangi zaman diliminde gideceği, döneceği belli. Elemanlar ona göre organize edilir ve bahane sayılmaz, laf kalabalığı yapılmaz!

Bakalım bizim bavullar dünya gözü ile nereleri görüp gelecekler, daha da önemlisi acaba gelecekler mi?
Bugünkü THY hizmetinden şikayetçiyim, tez gereği yapıla!

NOT 1: 08.01.2007 itibariyle, uçakta bulunan hacıların el bagajlarının ağırlığının, limitleri aşıyor olması nedeniyle, 83 yolcunun bagajının uçaktan indirildiğini öğrenmiş bulunmaktayım!
En azından bir açıklama varmış demek ki! Bilmiyorum artık bizim de bavulları alınca bir deve falan mı kesmemiz lazım acep????

NOT 2: 09.01.2007 itibariyle bavullarımız, biraz ezik, biraz haşat ama hala tek parça halinde elimize ulaştılar. Çok şükür!
Ne bir özür notu, ne de yazdığım şikayete cevap var!

17 yorum:

Sanem dedi ki...

Bu bavul isi cok sinir bozucudur bilirim, siz tamam gonderiyoruz denilmelerine inanmayin, isin ucunu birakmayin. Isin basinda bellidir bavulun ucaga alinmayacagi ama oyle acemiler is basindadir ki, bir turlu denk getiremezler bagaj agirliklari ile olcumleri. Ama gecer elinize sonunda, uzulmeyin.
Ve ayrica konu hazir THY ile alakaliyken kendilerini ben de gerek eleman secimlerindeki yanlilik, gerekse secerken inanc ayrimi yapmis olmalarini duydugum icin siddetle kiniyorum.
Sevgiyle
sanemcetamin.blogspot

Adsız dedi ki...

Selam Berceste,
Öncelikle çok çok geçmiş olsun diyorum. Yaşadığın sıkıntıyı anlayabiliyorum. Umarım bir an önce bavullarınıza kavuşursunuz.

arzu dedi ki...

Hoşdöndün...:-)
İstanbuldayken kaçırdık seni ama bende italyalarda dolanıyordum...:-)
THYnı bilmiyorum ama dış hatlar dönüşü benim için süperdi. 22 kapının tamamı açıktı. Bu ne hizmet gözlerim yaşardı dedim. Hemencecik gümrükten geçtik.
THY'nin yeni yönetimi hakkında bilgi vermek isterdim ama burada olmuyor ne yazık ki...:-(

Punto dedi ki...

Sevgili Dilek,
Çok zor bir dönüş olmuş.Geçmiş olsun. Umarım bavullarınız bir yerlerden çıkar. THY ne hale gelmiş. Bir ara çok düzelmişlerdi. Sanırım kadrolaşma sonucu bu işi bilmeyenler dolmuş THY'ye. Deve kesen personelden ne bekliyoruz ki.

damak tadı dedi ki...

Sevgili Berceste'cim,
Öncelikle yeni yılını kutlayıp ailecek tüm güzelliklerin seninle olmasını diliyorum..
Çekmiş olduğun rezillikten dolayı inan çok üzüldüm..Bende Air France da buna benzer bir olayla karşılaşıp bu yüzden dönüş biletimi yakıp 1 gün sonrasına LTU ile döndüm..Tek dileğim valizlerinin sağ salim sana ulaşması..
Çok güzel bir hafta seninle olsun canım..Sevgilerimle..Gül

zeynep dedi ki...

hos geldinnn :)
thy'dan sikayetci ol istedigin kadar, hicbirsey olmuyor :(

ben sana guzel mi guzel bir yeni yıl dilerimmmm

Pınarın Klubesi dedi ki...

Çok üzüldüm ya kınalı keklik:(
Tam bir kabus anlatmışsın, keşke tüm bu olanlar kabus olsa idi. THY nin gazabına zaman zaman bende uğradım. Bir kere havalanında üst yetkilisine kadar çıkmıştım şikayet için...
Bu bavul kaybolma olayı ise benim korkulu kabusum
dün beklerken bizim bavullar biraz geç gelince bile telaşlanmaya başladım ben.

Adsız dedi ki...

Uzmusler benim Kinali Kekligimi , onlara tu tu de yok ,Lama puani da! Bu akillarina baslarina getirir umarm :D
Yuvana hosgeldin, ozletme kendini ve yazilarini,tamam mi!
Sevgiler

Berceste dedi ki...

Benim başıma ilk defa geldi Senem, inşallah sonuncu olur :( Beklemedeyiz hala! İnanç ayrımı esas bizim bavullarda yapılmışa benzer, hacdan donen ingiliz hacıların el bagajlarının ağırlığından dolayı 83 kişinin bagajı uçaktan indirilmiş! Kinamak falan yetmez bu adamları!

Sağolasın Gazoz Ağacı!

Pek güzel yapmışsın Arzu'cuğum, ben de yazılarını zevkle okuyorum, fotoğraflara da keyifle bakıyorum! Pasaport kontrolde sorun yoktu. Hatta yardımcı oldular. Devlet iyi çalışmış. Aksayan THY!

THY'nin suyunu çıkartmışlar sanırım. Benim sık olarak seyahat ettiğim bir dönem vardı. İnanılmaz hostesler, iyi servis... Hatta UK'den, Türkiye'ye gidiş de gayet iyi idi. Hacıların uğruna bizi yaktılar! Türkiye'de iken tek bir şeyi çok net gözlemledim, kimse işini severek yapmıyor! Hatta küçümsüyor. Bunu her yerde net bir şekilde hissediyorsunuz! Ne yazık ki, her gidişimde önceden mutlu gördüklerimi de küsmüş buluyorum.

Çok teşekkür ederim Gül, umarım sağlık sorunları geçmiştir ve aile fertlerin iyidir...

Hoşbulduk Zeynep, haklısın şikayet yeterli olmuyor. Kuzu kuzu bekliyoruz bakalim neler olacak? Bu yıl hepimiz için güzellikler getirsin. Teşekkürler...

Bizim Carousel vak'asından da ses çıkmadı, ona da bakmalı. Carousel (Bakırköy)'e gidecek arkadaşlar, otoparka giriş saatine dikkat etsinler. Adamlar resmen göz göre göre 30 dakika farklı saatle çalışıyorlar!

Hoşbulduk Lamacığım. Artık bundan sonra rahat rahat yazarım diye umuyorum. Türkiye'de iken anneciğime kıyamadım :(

Adsız dedi ki...

Dilek ya ben mail atmasam hic attigin yok! Sesin solugun cikmiyo! Tamam tatildeydin falan ama gecti o gunler, arada bi ses ver ya, aaaaa :)

Ben iyiyim, ise basladim, gunler su gibi geciyo! Gunduzu sadece iste yasiyorum resmen cunku yola cikarken ve eve donerken gunes ortaliklarda olmuyo:)

Opuyorum cok!!!!!

Tutku GUNKUT ONAT dedi ki...

Sevgili BERCESTE, İstanbul yazını biraz hüzün ve biraz da gülümsemelerle okudum. Çanakkale günlerinde de zeytinin keyfini çıkartmana çok sevindim. İngiltere'ye de götürebilmişsindir umarım. Ama dönüş macerası tam fiyasko olmuş o güzelim tatilin üstüne hiç gitmemiş. Eziyetsiz uçuşlar olsun. Ve dönüşünüz tam olsun dileğiyle, sevgiler. TUTKU

Berceste dedi ki...

Aşkolsun Zeynep Seda, buralarda olduğumda sesim çıkıyor biliyorsun. Yeni işin ve evin bir defa daha buradan hayırlı olsun. Ev taşımak hiç de kolay değil bu memlekette. Ev bulmak özellikle kabus! Kolay gelsin, başarı dolu günler seninle olsun!

Nerdeee Tutku'cuğum, zeytini suyu ile taşımak lazım, sulu birşeyi de el bagajında taşıyamıyoruz, yasak! İyi ki almamışız yanımıza yoksa bavulda falan ne olurdu halimiz? Tüm dileklerin için inşallah diyelim :D Sevgiler...

bujene dedi ki...

okurken ben bile yoruldum ki seni tahmin edemiyorum berceste. ne kadar tantanalı bir yolculuk geçirmişsin. neyse ki sağ salim evine ulaşmışsın :) yine de şükretmek lazım. dediklerinde de sonuna kadar haklısın. bu kadar yoğun olan zamanlarda mutlaka ek önlemler alınmalı...

Adsız dedi ki...

Doğru söylüyorsun Bujene, Allah'a çok şükür sağ salim eve ulaştık, sonra da sağ salim bavullarımıza kavuştuk. Bizim olay sanki biraz para yüzünden kasıtlı gerçekleştirilmiş gibi...

hulyalar dedi ki...

bercste;
yazini sinirlene sinirlene okudum,bizde gecen yaz gittigimizde oyle oldu thy ile,bi daha tovbe ettim ama bilmem yine:(bence bu isin pesini birakma kesinlikle,sikayetini thy larinin ust makamina degil,mesala o havaalinina yapabilirsin,yada kesin boyle kuruluslar vardir ucus sikayetilerini anlatabilecegimiz,ineternet bir bak istersen orasi icin.

hulyalar dedi ki...

berceste;
ben bizim burdaki havaalaninin sayfasina gordum baktim,havaalani genel sikayetleri kabul eden bir yer buldum,hala isin pesindeysen yazdigin sikayeti birde onlara e mail at istersen,
sevgiler

Berceste dedi ki...

İyi fikir bu Hülya, yolladıkları e-postaya hala cevap vermedim sinirimden! Zararın ne kadar, kaç para istiyorsun diye sormuş bavullardan sorumlu vatandaş!!!! Hatırladıkça daha çok sinirleniyorum! Oysa yerli yerinde bir özür, o paradan çok çok daha kıymetli benim için!