01 Aralık 2006

Cherimoya'yı Takdimimdir


İlk bu ülkede yaşamaya başladığımda bana herşey çok ters geliyordu. Yumurta almaya gittiğimde, isteğim çok basit olmasına karşın çeşit o kadar çoktu ki seçin seçebilirseniz. Önce ebatlara göre ayrılıyordu. Küçük, orta boy, büyük, sonra organik olanı vardı, olmayanı (elbet onların da ebatları), etrafta dolaşıp, salınması serbest olan tavukların, yumurtası vardı; kafeste yumurtlamaya mahkum tutulanların... Bıldırcın yumurtası vesairi hiç saymıyorum... Beynim dönüyordu, tek tek üzerlerini okuyup ne olduklarını anlamaya çalışmaktan. Bu sebepten dolayı markete gittiğimizde alıştıklarımı aramaya, almaya şartlanmıştım. İlk defa, tahini, Tesco'da bulduğumda nerdeyse Archimedes'e döndüm. Arkadaşlara haber ettiğimde de sevinç çığlıklarını duymanız lazımdı! Üzerinden dört yıl geçti, Tesco Türkiye piyasasına girdi, geçenlerde bir baktım, çamaşır suyunun üzerinde İngilizcesi yazıyor, bir de Türkçe yazmışlar. Pek mutlu oldum. Bu ilk anlattığım dönemlerde herşey çok değişik, çok yabancı geldiğinden, kendimi de bizim usul şeylere şartlandırdığımdan, bana yabancı gelen ne varsa uzak dururdum. Denemek için aldığımız birkaç şeyden hoşlanmayınca uzak duruş uzun sürdü elbet, Allah'tan eşim meraklı, gidip gelip buldu gene de birşeyler...
Tijen'in yazılarını okuya okuya çekinmeyip değişik lezzetlerle de barışık olmayı öğrendim zamanla. Geçenlerde de markete gittiğimizde üzeri kertenkele pulları ile kaplanmışa benzer ama kadife gibi çok hafif tüylü, yumuşak bir meyve ile karşılaştık. Eşimle birbirimize baktık, indirime de girmiş, alalım mı, e hadi alıp deneyelim, seversek gene alırız dedik, denemelik bir tane aldık, getirdik eve. Sevmediklerimiz çıkarsa da öğrenme maliyeti kısmına yazıyoruz bütçede. Bir süre mutfağın muhtelif köşelerinde gezindi. Alışma dönemimizdi bu ona. Tipini de pek sevdik. Hem itici, hem de sevimli. Ara ara gidip ejderha yumurtasına bakar gibi baktık. En sonunda eh yiyelim artık seni, yeter bu kadar misafirlik dedik ve kestik!




İçi, akça pakça çıktı. Kalp kalbe karşı duruyormuş gibi oldu. Hayatımızda kalplerimizi paylaştığımız gibi bu şirin meyveyi da paylaştık goncamla...
Kara iricene çekirdekleri vardı içinde, tadı da muşmulaya benziyordu. Tatlımsı, çok az pütürlü, hoş kokulu. Sevdik keratayı. Bulursam gene alacağımdır. Hani görür de almaya çekinirseniz, çekinmeyin diye, buradan haber edeyim dedim.
Işıl'ın da Wikipedia'dan alarak yazdığı gibi Mark Twain bu meyve için başlıbaşına bir lezzet dermiş. Tadını tarif edebilmek için gerçekten yemek lazım, ben yediğim halde tam tarif edemiyorum o ayrı!
Cherimoya, İnka dilinde soğuk göğüs demekmiş. Çocukları anne sütünden kesmek için bu meyveyi kullanmış olmaları ihtimalinden dolayı bu ismin verildiği düşünülüyormuş. Wikipedia ise soğuk çekirdekler anlamına geldiğini yazmış, yüksek alanlarda soğuk bir ortamda filiz verdiği için. Kaliforniya'da yetiştirilenine de Kalimoya deniliyormuş.




Anavatanı Bolivya, Kolombiya ve Peru imiş. Yarı tropikal bir bitki olmasından dolayı hafif kırağıya/dona dayanıklıymış. Güneşi ve serin geceleri severmiş. Sebze bahçelerine, domates, patlıcan fidelerinin yanına, yıldız çiçeklerinin yanına dikilmemeliymiş. Köklerine zarar veriyormuş bu bitkinin. Meyvesi kaşıkla yeniliyormuş ki biz bilmeden zaten böyle uygun görmüştük. Buzlukta dondurursanız dondurma gibi yenilebilirmiş. Soğuk yenilmesi tavsiye edilmekteymiş. Suyu sıkılabilirmiş (suyunu sıkmak için bayağı zengin olmak gerektiğini belirteyim fiyatından dolayı), şerbetlerde, sütlü karışımlarda kullanılabilirmiş. Çekirdeklerinin kabuğu kırılırsa içindeki kısım zehirliymiş.


Buradan
cherimoyalı tariflere ulaşabilirsiniz.


C vitamini deposu, kollestrol içermeyen, yağ oranı düşük bir meyve olduğunu söylemekte de fayda var.

26 yorum:

Punto dedi ki...

eyvah simdi senin blogdan bu meyveyi görenler tarlalarına dikmek için harekete geçeceklerdir. biliyorsun bir iki doktor nar şöyledir nar böyledir diye anlattılar. Tüm manavların marketlerin kraliçesi oldu. bizim dünür bile geçenlerde anlatıyordu Gebze'deki bahçesine nar dikmiş.
Yakında senin meyve de gelir bizim buralara!!!!!!!!!!

acemi aşcı dedi ki...

Çok güzel bilgiler bunlar, yeni şeyler öğrenmeyi seven birisine bulunmaz nimet. Merak ediyorum cherimoya yı. Resimlerin hepsi aynı meyvaya mı ait?
Sevgiler
İpek

Adsız dedi ki...

İnanır mısın hikayen o kadar tanıdık geldiki eşimle 4-5 sene önce marketten aldığımız avakado geldi aklıma. Biz nasıl yeneceğini bilmiyoruz uzun bir bakıştan sonra kesip yedik. Şimdi meyvenin genel tadı mı öyle yoksa bizimki olmamış mı bilemedik ama bir daha alıp yemedik.

Aklıma bir de coca cola nın son reklamı geldi hani 65 yaşlarında adam ilk defa cola içiyor ve sonra ' neyi daha önce hiç denememiştim ' deyip ilk lerini yaşıyor.

Sevgilerle

Adsız dedi ki...

Selam Berceste,
inanilmaz degisik bir meyve! Her besin maddesi basli basina mucizevi nimetler ama meyveler daha farkli sanki.. Binlerce cesit goruntu,tat akillara saskinlik veriyor.Yetistigi iklime gore ozellikler de tasiyor,kimi sicak iklimde insanlari kurtarici oluyor su deposu gibi mesela.
dahasi sosyolojik ve kulturel yanlari oldugunu da dusunuyorum. Yetistigi yerdeki insanlari da anlatiyor bize.Mesela bu kardesin adinin anlami soğuk göğüsmus bunun da oykusu varmis...
Tesekkurler paylastigin ve dusundurdugun icin

not 1-Cherimoya'nin Turkce karsiligi var mi acep?Hani Turkiye'de bu meyve marketlerde yer alsa adi ne olur?soğuk göğüs demeyiz heralde...

not2- Turk Dil kurumu web sitesinde yazim kilavuzu meyve diyor...

Adsız dedi ki...

cok hossun berceste;sende arastirmaci ruhu var,bu meyva bile olsa..cok takdir ettim.
bu arada bu avakoda olayini bizde yasadik esimle,kimselere soyleyemedik basta ve nerdeyse 3 yil avakoda falana almadik,sonra neredeyse bunu yapan baska 6-7 ciftle daha tanistim amerikada:)simdi avokadayu salatalarda bolca yiyiyoruz:)

Berceste dedi ki...

Güzel bir meyve ama Punto amca. Yapabilirler iş ki diğer bitkilere ve ekolojik sisteme zararlı olmasın! Nar'ın da yararlı bir meyve olduğu senelerdir biliniyor ama TV'nin gücü işte!

Aman İpek, senin ne kadar güzel yağlıboya tabloların var öyle bayıldım! Fotoğrafların hepsi bizim mideye doğru yola çıkan garibana ait. Kesilmeden önceki hali, kesilmiş kalp kalbe karşı durumu ve çekirdekleri. Sevgiler...

Eeee ilk denemelerin böyle ortak hikayeleri olması normal değil mi İlkay :) Buradakiler Coca Cola'ya çok meraklı olmadıklarından mıdır yoksa her ülkede o ülkenin sosyolojik yapısına göre reklam hazırlandığından mıdır bilmem ama ben o reklamı göremedim henüz. Avokado'yu da salataların içinde kekikle beraber denemen tavsiye olunur.

Lama Lama Cheese cake Lama, Cherimoya'nın Türkçe karşılığını bulursan haber et bana da! TDK'ya soralım ya da :P Meyvaları meyvelere çevireceğimdir birazdan. Dün gece haber etseydin ya!

Rica ederim o sizin tatlılığınız efendim :) Ben ne yaşadı isem açık açık söyleyen biri olduğumdan, başkaları ne düşünür diye de çok kendimi kasmadığımdan, beni duyan, görenlere de cesaret olsun diye aldım klavyeyi elime yazdım iki satır işte :P Salatalarda nefis oluyor avokado...Bak sen de avokadolu, kekikli soslu şööööyle güzel bir salata ile onun hikayesini anlatabilirsin ne güzel olur!

Acalya dedi ki...

Sevgili Berceste, ben de Japonya'da yasarken ilk zamanlar oyle marketlerde saatler gecirdigimi bilirim, hem hayatimda ilk defa gordugum meyve sebzelerin onunde ne olduklarini anlamaya calisan ben bir de elimde sozlukle olunca 'ay zavalli yabanci!' seklindeki bakislara maruz kalirdim :) neyse ki simdi USA'da hani hic olmazsa birini yakalar sorarsin falan yani de burda da simdi Virginia'dan California'ya tasininca e daha bir sicak yerlerin meyve sebzeleriyle tanisir oldum, bazen bon bon baktigim da oluyor ama ha deyip alamiyorum da cunku hamileyim , ya simdi diyorum mideyi de motoru da bozariz, yuzum gozum siser, bebege zarar vermeyelim. Hele bir dogsun da dalacagimdir o tropikalvari seylerin icine :)
Sevgilerimle, cok beendim blogunu bu arada demis miyim? :)

Ferhanca dedi ki...

merhabalra, resmi görünce okumadan ne böyle yılan yumrtası gibi dedim.. okurken eşim geldi yanıma çekirdeğini görünce bir arakdaşının ona şans getirdiğini söyleyerek hediye ettiğni söyledi ..şimdi arabanın koltuğunun altına düştüğü için göremiyoruz orada uyuyor.. alamıyoruzda.istanbul dan deniz kabuğu satan yerden almış..
yeni meyveleri bekliyoruz çok teşekkür edriz.. sevgiler..FERHAN..(hain ferhan)

Berceste dedi ki...

Açalya hoşgeldin, anladığım kadarı ile anne tarafından hemşeri imişiz seninle :) O Japonya durumunu bir arkadaşımın annesi de söylemişti. Üstelik bundan 30-35 sene önce kadıncağız elimizde sözlük bineceğimiz treni, otobüsü buluncaya kadar bile perişan oluyorduk demişti. Bana da dua et gene dilini az çok bildiğin bir ülkede kültür farkına ve değişikliklere alışmaya çalışıyorsun dedikten sonra da ben kendimi bayağı şanslı saymıştım :) Bu meyve sizin oralarda da varmış, bak bebişe de verebilirmişsin işte büyüyünce! Aklında bulunsun :) Blog'u beğenmene çok sevindim, zira ben de seninkinden pek hoşlandım, cevapları bitirince fotoğraflarına bakacağımdır :)

Hain Ferhan yaaa! Ne o yemekler öyle, biz burada bulamıyoruz dedikçe hatun bulamayacağımız ne varsa pişiriyor. Dur bak az kaldı, gelince İstanbul'a patlayıncaya kadar yiyeceğim onlardan :P İyi uykular sizin çekirdeğe, birgün bir bakmışsın arabanın içinde Cherimoya ağacı :P Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Bercetecigim,bence Turkiye;ye gittiginde Samsun'a da ugra bu sefer, hem Ferhan hem annem doyursun snei ama sakin patlama! Lazimsin bize,sen olmazsan ben sherimoma ay parodn cheromimo ay iste su anllattigindan nasil haberimiz olcekti?
saygilar

Adsız dedi ki...

Merhaba Berceste, hic dikkatimi cekmemis bu meyva, Kaliforniya'da yasadigim halde. Ama galiba Amerika'ya gelen herkesin degisik hikayeleri oluyor. Biz de bir keresinde Cin marketinden ordek yumurtasi almistik. Sonra bol tereyaginda kirip yemege calistik. Aman Allah'im o neydi oyle:dnyanin en tuzlu yumurtasi. Herhalde cinliler baska bir sekilde kullaniyorlar ama biz bir daha ordek yumurtasi gormek istemedik.
Bu arada Acalya, simdi senin sitene gidiyorum Kaliforniya'da yasadigini duyunca cok sevindim.

Berceste dedi ki...

Ferhana uğramak var haklısın Lamalamalama ama Canakkale ile İstanbul arasında mekik dokumaktan başka hiçbir yere gidebileceğimizi sanmıyorum. Bir de malum kışın ortasında gidiyoruz :( Sen bulurdun Cherimoya da daha ilgincini de. Muzurluk var serde ne de olsa!

Sizin orlardakinin tipi sanki biraz daha değişik gibi Tuba, web sitelerinde gördüğüm kadarı ile. Ördek yumurtası da benim aklımda olsun, denenmeyecekler listesine yazayım :) Oh oh Cherimoya sayesinde California ahalisi tanışacak ne iyi :)

Pınarın Klubesi dedi ki...

Önce resmi gördüm hıh dedim gene bir şey bulmuş anlatıyo..
Ya bir meyveden böyle güzel bir yazı nasıl çıkartılır, ben bilmiyorum Berceste ye sorun:) içinde duygusallık bilenem var
(kalp kalbe karşı:)) bende takdir ettim gene:)

Merail dedi ki...

fotografini ilk gorunce anlamadim, bi sonra ki foto'dan olayi cozdum.. ;)
Cok ilginc bi meyve'ye benziyor, denemek lazim (Tabii bulursam ..)ben cok severim degisik tatlari denemeyi..Merakta ettim simdi .. ;)
senin icin blackwork ornekleri buldum, bazilerini asagidaki link'ten ulasabilirsin.. ;)
http://www.streamphoto.ru/users/Merail/

Adsız dedi ki...

Merhabalar Sayin berceste ginali keklik,
nerelerdesiniz acep sesiniz yorumunuz gelmiyor biz sevenlerinize???
afiyetler dilerim

princess dedi ki...

resme bi baktim , hicbirseye benzetemedim, yaziyi okumaya basladim, bu ne yumurtasi yaw dedim :), sonra anlasildiki bu bir meyve. merak ettim simdi, bizim memlekette bunlarin hicbirini deneme sansimiz yok, begenmediklerinizi ogrenme maliyeti kismina eklemenize cok guldum :) operim :)

Berceste dedi ki...

Teşekkürler Pınarcığım. Buldukça birşeyler anlatıyorum işte :)

Sıcak iklimlerin meyvesi imiş Merail, burada da herzaman goremiyorum. Umarım bulursun. Blackwork örnekleri için teşekkür ediyorum. Redwork te takıldı kafama belirteyim :) Şimdilik evenweave arama tarama çalışmalarındayım. 30-32 count keten evenweave bulmalıymışım!

Sevgili Lamam, bilgisayar pusulasını şaşırdıydı, benim gonca onunla boğuştu, ben de buralardan uzakta kaldım. Sağolasın arayıp sorduğun için.

Erjderha yumurtası Chidomcum :) Ben öyle diyorum ona :) Mevsiminde gelirsen buradan buluruz denemek için sana :) Ben ziyan oldu diye ağlanıp cimriliğim tutunca, çareyi böyle buldu benim gonca :P Öğrenme maliyetimizin epey bir tuzlu olduğunu söylememe gerek var mı bilmem. En beteri de nefis görünümlü şişesi olan ama tadı öksürük şurubundan bin beter olan bir meyve suyu idi. Aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor :D Harika birşey içeceğini düşünürken böyle birşeyle karşılaşınca nasıl çılgına dönersin bi düşün :P Sevgiler...

serinmavi dedi ki...

Çok değişik bir meyva...TR'ye gelmesi çok uzun sürer sanırım:) Zaten gelse de çok abartılmış fiyatlarla satılır.Teşekkürler tanıştırdığın için :)

Selam ve sevgiler

Adsız dedi ki...

Selam Berceste, ben de burada bir kere pazarda gördüm ama hem ilk görüşümdü ne olduğunu anlamamıştım hem de o sırada fransızcam yeterli olmadığından isteyememiştim, ama çok da merak etmiştim, ablamın yazısını okuyunca merakım daha da artmıştı. Şimdi senin yazınla beraber almak ve bu meyveyi denemek şart oldu :) İlk gördüğüm yerde alıp deneyeceğimdir, sağol bilgiler için.
Sevgiler,

Adsız dedi ki...

Az once markette meyve reyonunda cherimoya yaziyordu ,gozum isirdi bir yerden diye dusunuyordum ki "berceste!" diye ciglik attim:) Ciglik dedigim sadece yanimdaki arkadasim,ki tanirsin, duydu yani abarti olmasin ;)
Hurmetler

Mutfakta Zen dedi ki...

dilek'cigim,
bir dahaki gidisimce hala cherimoya bulunabiliyor olursa (mevsim itibariyle) mutlaka alacagim. aslinda ben victor'dan dolayi (babasi silili oldugundan o bölgelerin meyvelerine asinadir) biliyordum ya cimrilik iste. bir dahaki sefere artik!
tijen

Berceste dedi ki...

Sevgili Serinmavi, Türkiye'de de çok güzel meyvelerimiz, sebzelerimiz var kimselerde olmayan lezzetler. Onları orjinal halleri ile koruyalım bize yeter de artar bence. Yurtdışında yaşayınca insan kıymetini çok daha iyi anlıyor! Teşekkürler ziyaretin için.

Rahatlıkla deneyebilirsin Yeşim'ciğim.

Dur tahmin edeyim LamaLama arkadaşının adını Nikol :P Alsaydın bari :)

Maya gelirken getirsin diyeceğim ama anca suyu ulaşır sana gelene kadar :( Kendi yesin çekirdeklerini getirsin :) Burada yetiştirelim...Ama böyle başka ülkelerin bitkileri bize ulaşınca acaba ekolojik sisteme zararlı olur mu diye de düşünmeden edemiyorum. İngilizler av partileri düzenlemek için Avustralya'ya taşımışlar tilkileri. Onlar da oranın yerel hayvancıklarının türlerinin yokolmasına sebep olmuş :(

Muzi dedi ki...

Olsa da yesek : )) merak ettim şimdi. Birçok tropikal meyve ithal ediliyor ama bunu ilk defa görüyorum. İdeal Verita yazdıklarını görüp Cherimoya'da ithal eder belki... teşekkürler verdiğin bilgiler için.

Berceste dedi ki...

Galiba Mısır'da da varmış Muzaffer bey. Geçen gün Kahire Günlüğü'nde Alev benzer bir meyveyi tanıttı. Yolunuz Bayram'da düşer oralara belki :) Ben teşekkür ederim ziyaretiniz için.

kirpi dedi ki...

bu meyve benim bahçemde 12 yıldır var.şu an ağacın üzerinde yaklaşık 100 adet meyve vardır. kokusu çok hoş.Ancak çok tatlı olduğu için çok yiyemiyorum. cherimoyanın en kötü yanı tozlaşmayı sizin elle yapmanızı gerektirmesi.

Berceste dedi ki...

İlk defa bu meyveyi yetiştiren birisinden yorum aldım. Gerçekten merak ettim, nerede yaşıyorsunuz ve nasıl ektiniz, büyüttünüz? Tozlaşma için tarımda, tüylü, Bumblebee denilen arıcıkların kullanıldığını duymuştum, acaba bu tür için de faydalı olur mu? Teşekkürler yorumunuz için!