03 Ağustos 2006

York

Hepiniz New York, New York diyorsunuz değil mi? İşte size onun atası York!
İngiltere'deki her şehir isminden bir tane Amerika Birleşik Devletleri'nde, bir tane Kanada'da, bir tane Avustralya'da ve de daha aklıma gelmeyen eski İngiliz sömürgesi olan devletlerde de birer tane var. İsim aynı da, şehirler birbirinden tümü ile farklı. Ben, New York'u göremedim, ama York'u çok sevdim. Ortaçağdan kalma, buram buram tarih kokan bir şehir. Romalılar'ı görmüş, Viking'leri görmüş....

İlk fotoğraf
Clifford's Tower'a ait. York'u uzun surlar çevrelemekte imiş. Bu kule de onların parçası sanıyorum.




Vaktimiz kalmadığı için Vikinglerden kalma eserlerin sergilendiği
Jorvik Müzesi'ni göremedik ama ara ara şehir içinde Viking eserlerine rastlayabildik.

York Minster, Romalılar zamanında kurulmuş bir katedral. İçindeki vitraylar 800 senelikmiş. Ağırlığı nerede ise 3 tonu bulan, dünyadaki ağırlık açısından 4. sırada yeralan 14 tane çanı varmış. York Minster da dünyanın en büyük katedralleri arasında bildiğim kadarıyla. Şehri gönüllü bir rehber aracılığı ile gezdik Biz York Minster'ın kendisinden çok lojmanına bayıldık.




WHIP - MA - WHOP - MA - GATE : Bu isim çok şirin değil mi? York'un en kısa sokağı imiş. " Amma sokak ! " anlamına gelen Whitnourwhatnourgate'den şimdiki adına dönüşmüş.


York'un
hayalet turları da çok meşhur. Bizi gezdiren rehber korkutmamak için en masumlarını anlattı, ama o şehirde yaşasam, geceleri o sokaklardan geçebilir miydim bilemiyorum.

Shambles ortaçağ York'unda koyun kasaplarının bulunduğu sokağın adı.Buzdolabı ortaçağ İngiltere'sinde henüz icat olunmadığından etleri binaların gölgesi eşliğinde soğukta tutmuş oluyorlarmış.




Kale kapısı bize o zamanları yaşattı. Demirlikler, istenmeyenlerin, şehre girişini önlemek için, kızgın yağ dökülen delikler, hatta tutsakların barındırıldığı zindanı bile vardı. Zindanın olduğu üst kısımdan şehrin görüntüsü de çok güzeldi. Bu alan aynen Canterbury'de de var. Zaten iki şehir birbirinin ayna ikizi sanırım.


Eğri büğrü binalarla da çok karşılaştık biz York'ta. Acaba özel bir inşaat tekniği mi yoksa özellikle mi böyle yapılmışlar ben çözemedim.

Warwick Castle'dan sonraki durağınızın York olması dileği ile...

5 yorum:

Burcuk dedi ki...

Dilek sag olasin senin sayende "Ingiltere" goruyoruz, yoksa Londra'da ancak buyuksehir havasi var, asil kultur ogeleri buralarda! Cok ozendim, ben de gitmek istiyorummmm:)

destan dedi ki...

Ayyy çok cici bir blog.

Berceste dedi ki...

Burcukcuğum, gerçekten geçmişi solumak el değmemiş güzellikleri görmek istiyorsan mutlaka git derim. Canterbury de sana yakın oraya da gidebilirsin.İki şehir birbirine çok benziyor. İleride oradan da özet görüntüler olacak...

Arzucuğum, çok teşekkür ederim, sevgiler...

Bezen Hindistan dedi ki...

Ne guzel yerler var orda, tarih var her yerde. Amerikada bu yok ne yazik ki. Hayalet turlari da cok eglenceli gibi gorunuyor. Burda bir hayaletli ev turuna gitmistik, o kadar sikiciydi ki anlatamam, cocuklar bile korkmazdi herhalde o evden. Cok ilgiyle okuyorum yazdiklarini, eline saglik.

Sevgiler
Bezen

Berceste dedi ki...

Geleneklerine çok bağlı olmalarından kaynaklanıyor Bezen. Amerika'nın tarihi daha yeni, dur bakalım, o da olur :) Sevgiler...