Kuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2011

Robin - Kızılgerdan - Bibercik

Yılbaşı yaklaştı ya, sana özlemim arttı. Daha önce başka bir yerde yazdığım bu yazıyı, buradan da paylaşma isteğim de arttı.

Seninle ilk yakın görüşmemiz, Granchester'da oturduğum şezlongun yanına konmanla basladı Kızılgerdancık. O mini mini gövden, tatlı kiremit rengi gerdanınla(genç olanlarında yokmuş ama bu renk gerdan), bana eski dost, serçeleri hatırlattın ama onlardan daha tombul, daha şirindin. Tüylerin daha yumuşacık görünüyordu. Daha cana yakındın. Aslında pek cana yakın olmayı sevdiğini sanmıyorum ama şehir hayatına uyum sağlamış olmalısın. Bunda bahçelerindeki zararlıları yemeni sağlamak için, en güzel ağaç dallarına, senin için, tatlı olarak, kuş yemi asan İngilizler'in katkısı olmalı...

Sonra, bahçeme gelir oldun. Minik minik kurtları, solucanları yakalardın. Bense senin, o tatlı kiremit rengi, tombik gerdanından okşamak isterdim hep. Bir de güzel fotoğraflarını yakalayabilmek. Ama ne mümkün, o kadar hızlısın ki! Bahçeye çıkıncaya kadar, çıt duysan kaçar giderdin. 

Ardından, neden seni bu kadar çok sevdiğimi düşünür oldum... Çocukluğumdan yerleşmiş meğer sevgin kalbime, parmağında seni taşıyan kızın resmi ile süslenmiş kartpostallar geldi aklıma, defter kapakları, sen en şirin kuş sembolüydün adeta oralarda. Yılbaşı zamanının vazgeçilmezlerindendin. Karların içinde o güzel kızıl gerdanınla...

Hatta İngiltere'de, 18.yüzyılda, Christmas zamanında, postacılar, dağıtımlarını kırmızı bir kıyafetle yaptıkları için,  Robin takma adıyla(kartlara ilham olan güzelliğin için mutlaka buraya bir tık - teşekkürler Meyvelitepe) çağrılır olmuşlar. Ne yazık ki, Kraliçe Victoria döneminde tüylerinden kart yapmak için yakalamışlar seni, belki de o yüzden, kaçarken bu kadar hız kazanman! 1960 yılında İngiltere'nin en sevilen kuşu olmuşsun. Ama seni ulusal kuş listesine almamışlar her nedense. Eh doğru ama, sen sadece İngiltere'ye ait değilsin ki!

Tüylerin, dişi ve erkeklerinin kanatlarında, kuyruğunda, başında tatlı zeytin yeşiline benzer bir kahverengi, belinde beyazımsı gri, yüzünün alt kesiminde ve göğsünde benim sevdiğim o tatlı kızıl renk, karnında beyaz renk ile çooook güzel çok. Başının arka tarafındaki kahverengi  V şeklindeyse dişi, U şeklindeyse erkek olduğunu anlamamız kolaylaşırmış ama herzaman buradan tanıyamazmışız seni. Gençlerin tek renkmiş ve o yumuşak tüycüklerin yokmuş ki, tanıyamasın onu diğer kuşlar. Burada o sevimli halinle arz-ı endam etmişsin.


Erkekler hakimiyet için ölümüne savaş verebilirmiş senin türünde(Oysa çok uysal bilirdim genelde seni ben). Dövüşler 30 dakika ve daha fazla sürebilirmiş. Kızıl gerdanın da bu savaşlarda gözdağı vermek içinmiş. Hatta hakimiyetini bildirmek için, şarkı söylemeyi de severmişsin.. Hanım kuşlar da altta kalmazmış şarkı söylemekte. Bütün yıl şarkılarınızı dinlermişiz ve bütün yıl boyunca öten nadir kuşlardanmışsınız. Alacakaranlıktan alacakaranlığa, sabahtan akşama, hiç durmazmış şarkıların, gece ışıklar yansa bile... Ah o şarkıların da çok güzel çok, bıcır bıcır. Bak burada, söylediğin şarkılardan birisi var, meraklı meraklı halinle. Hatta araştırmalardan bazıları, akşamları trafik sesi ve şehir hayatına direniş diyormuş senin şarkıların için...

Boyun 13 - 14 cm'cik, kanat açıklığın da 20 - 22 cm. imiş. Öyle miniciksin ki, ağırlığın anca 16 - 22 g geliyormuş. Kuyruğun hep dik, havada, etrafına karşı tetiktesin. Etobursun. Sinekleri,böcekleri, kurtları, solucanları, yani omurgasızları seviyorsun. Ama bahçenin yaramazı olarak, tatlı da severmişsin sen, öyle duydum. Kek, pasta da yiyormuşsun. Hele kekler hindistancevizli ise, meyveli ise bayılırmışsın, hatta hamur halindeyse bile alıp kaçarmışsın. Ayçiçeklerini de tırtıklamadan duramazmışsın.
Mart ayından Ağustos ayına kadar olan zaman üreme mevsiminmiş. Kışları İskandinav ülkelerinden akrabaların gelirmiş soğuklardan kaçarak, ama onlar senin gibi bahçelerde, insanların arasında yaşamazlarmış pek. Daha ormanlık, insandan uzak yerleri severlermiş.

Yuvaların fincan şeklinde imiş. Otlardan, yosunlardan, kuru yapraklardan hazırlarmışsın onu ve bulursan biraz da saç, yün eklermişsin yatak olarak kendine. Gerdanınla aynı renk toprak saksılara, İngilizlerin meşhur Wellington çizmelerine, palto ceplerine,arabalara, hatta posta kutularına yuva yapmayı severmişsin. Aman kızılgerdanım, bu kadar da yaklaşma insanlara...
Yumurtanı ise hiç sorma, muhteşem birşey! O güzelim mavi rengi hele... Açık kırmızı minik minik noktacıkları, 15 - 20 mm boyu ile çok şeker. Bir defada 4 - 6 tane yumurtlayabilirmişsin. Kolleksiyoncular peşindeymiş hep. Anne kızılgerdancık beklermiş yumurtayı ve yavrular çıktığında hem anne, hem de baba beslermiş. Annesiz, babasız yavru görürsen dayanamayıp onu da beslermişsin. Ne kadar evcimen ve dostsun sen Kızılgerdancık.


Yumurtalarının mavi renginin ismine ait olan telif hakkı Tiffany Co. firması tarafından alınmış. Mücevherleri o renkte adlandırmak isteyenler bu firmaya para ödemek zorunda kalıyorlarmış. Oysa senin ödülün o Kızılgerdancık. Seni ve yumurtalarını korumaya harcanmalı onun geliri. Aynı renkte bandana takmanın da anlamı varmış ama ben sebebini söyleyemem, utanırım!
Gel senin vücudunu çocuklar renklendirsin buradaki boyama sayfalarında, ne dersin?
Türkiye'de seni Karadeniz, Marmara, Ege bölgelerinde, kışın da güneyde görmek mümkünmüş ama İngiltere'deki dost canlısı halinden çok daha doğal buradaki ortamın. Esas düzeninde yaşıyorsun Türkiye'de, evcilleşmeden, doğada, en güzeli bu değil mi? Kimseden birşey beklemeden, özgürce...
Soyunun sopunun bilgilerine buradan ve bulunduğun yerlere ait haritaya buradan erişmek mümkünmüş.

Krallık: Animalia
Şube(Phylum): Chordata
Sınıf: Aves
Takım: Passeriformes
Aile: Muscicapidae
Cins: Erithacus
Tür: E.Rubecula
İngilizce'de Robin, Almanca'da Rotkehlchen(teşekkürler Evren), derlermiş sana.
Türkiye'de ise şu yerel adlarla anılırmışsın:

Kırmızı göğüs - Nar Bülbülü - Kınalı - İzmir
Hınn - Hatay
Kınalı - İmanısarı - İçel
Cennetika - Kinalika - Rize
Çipi - Yalova 
Kızılgerdan - Osmanpali / Düzce - Gümüşova - Giresun
Göğsükızıl - Side/Antalya da
Hasancık - Ordu
Mesuik kuşu - Rize Hemşin
Bibercik
Haydi sor Kızılgerdancık, var mıymış seninle ilgili hikayeleri, şiirleri, özellikle çocuklarla paylaşacak güzellikleri dostlarımızın? Varsa eğer paylaşırlar mı bizimle?