
Ben bebek beklediğimi söylediğimde, ''Tamam dedi, hemen ona patchwork yorgan yapmaya başlayacağım!'' Ne diyeceğimi bilemedim. Böylesine tatlı dilli, elişlerinin her türlüsünü seven, anlayan, bizzat kendisi de yapan, üstüne bir de Türkiye'yi beğenen İngiliz dost bulmak az rastlanır birşey. Bu kadar maharetinin yanında bir de GP yani aile hekimi. Kaza sonrası insanların sağlığı, onların yaşama dönmesi üzerine de ihtisası var ve bilirkişi olarak çalışıyor. Gezmeyi çok seviyor. Bu sene yılbaşından beri sadece benim bildiğim İtalya'ya, İspanya'ya gitmiş. Programlarının hızına yetişemiyorum.
Geçenlerde bir e-posta aldım. ''İstanbul'a geliyorum, istediğin birşeyler var mı? Madem sen Cambridge'e gelemiyorsun, Ponpon hanımla nasıl tanışabiliriz?'' diyordu mesajinda. Bu habere çok sevindim. ''Tamam o zaman bize akşam yemeğine davetlisiniz, uyan gün ve zamanı bana söylerseniz, sizi almaya bir araba göndereceğim'' dedim. Bu arada Cambridge'deki evi boşaltırken elişi malzemelerimin de ziyan olmalarını istemiyorum, onları değerlendirecek en iyi kişi de sensin. Almak ister misin? diye sordum. Kabul etti ve çok sevindim. Cambridge'deki evimize gitmişken de Ponpon hanımın sterilizasyon makinası ile birkaç parça Türkiye'ye gelecek eşyayı bize getirilmek üzere teslim almış.

Pauline bana yaptığı iyilik yetmezmiş gibi, bir de Ponpon hanım için, bahsettiği gibi patchwork yorgan yapmış. Teslim ederken, özellikle İngiliz kumaşları kullandığını belirtti. Patchwork için kullanılan kumaşların genelde Liberty'den alındığını bildiğim için daha da mahçup oldum. Yorganı elime aldığımda gözlerime inanamayıp, bayıldım! Çok güzel, tam dikişle sanat diyebileceğim güzellikte hem de. İncecik incecik dikmiş. Renk uyumları, parçaların dizilişi çok hoşuma gitti. Bu sanat eseri yorgana bir de Steiff Teddy Bear eşlik ediyordu. Pauline aslında Harrod's Teddy Bear almak istemiş, ama onların gözleri cam olduğu için, küçük bir bebeğe uygun olmaz diye düşünmüş. Bir de Çin'de imal edildiklerini görünce, içine sinmemiş, nakışla yapılmış olan Steiff Teddy Bear'ı(Bu ayıcığın hikayesi ve Teddy Bear diye adlandırılması ilginç olduğu için, onu ayrı bir yazı ile anlatacağım) uygun görmüş. Biz çok sevdik. Hatta Ponpon hanım ayaklarına bayıldı. Benim ilk ayıcığım yazan ayağı da ağzından çıkartmıyor!
Ponpon hanımın dünyanın her yanındaki dostlarımızdan birbirinden güzel hediyeleri oldu. Meğerse ne kadar çok seviliyormuşuz, ne kadar çok bekleniyormuş Ponpon hanım da, bizim haberimiz yokmuş. Her birinize birbirinden değerli hediyeleriniz için teşekkür ediyoruz. Hediyelerimizin her biri sevgi ile kullanılacak, kullanırken sahipleri anılacak ve sonrasında da saklanacaklardır ki, büyüyünce Ponpon hanım ne kadar çok sevildiğini farketsin.
Pauline'in torunu için Türkiye'ye özel ve bebeklerin kullanabileceği nasıl bir hediye önerirsiniz?