03 Mayıs 2014

Çocuklarla Yenebilir Bahçeler

Bu sene okulumuz taşındığı için yeni bahçemiz
Son yazıdan bu yana 1 seneden fazla olmuş...

Bu sessizliğin sebebi nedir derseniz, yoğun çalışma, düşünme, konsantre olma süreci...

Neler yaptık derseniz de, Permakültür Tasarım Sertifikası kursunun ardından bizim Uğur Böcüğü'ne okul bakarken alternatif ekonomileri kullanmak aklıma geldi ve okulla takas yaptık. Ben Doğa ve Çocuk dersi vermeye başladım, onlar da Böcük'e burs verdiler. Böylelikle 2 öğretim yılı boyunca çocuklarla hem iç mekanda, hem de bahçede çalışmalar yapıyoruz. Bunun yanında İstanbul Permakültür Kolektifini bir arkadaşımla birlikte kurduk ve çalışmalara başladık. Haftaiçi, haftasonu bir koşturmacadır gidiyor.

Aynen bu yazılarımda hayal ettiğim gibi oldu okul çalışmalarımız:

http://berceste.blogspot.com.tr/2012/03/bahcelerinde-yenilebilir-bitkiler-olan.html
http://berceste.blogspot.com.tr/2012/08/ciftci-degil-ogretmenim.html
http://berceste.blogspot.com.tr/2012/11/cocuklara-egitim-veren-sehir-bahcesi.html

Böcek Otelimiz
Çocukların inanılmaz bir hayal güçleri var. En çok böcekleri seviyorlar, çünkü onları yakından tanımıyorlar, öğrenip tanıdıkça hayranlık duyuyorlar. Arılara bayıldılar. Daha önceden korkuları vardı. Arının ısırdığına ve canlarını yakacağına inanıyor ve kaçıyorlardı. Şimdi ona zarar vermezlerse, arının da onlara birşey yapmayacağını, çünkü bal arılarının iğnesi ile birlikte iç organlarını da yitirdikleri için öleceklerini ve hayatlarına mal olacağı için bunu son savunma silahı olarak kullanacaklarını biliyorlar. Yaban arıları ile bal arılarının farklarını öğrendiler. Isırmadığını, soktuğunu da öğrenmiş oldular.

Evde annelerine örümcek ağlarını almazlarsa evdeki sinekleri örümceklerin yakalayacağını, böylelikle ilaç kullanmaya gerek kalmayacağını söylüyorlar. Anneler büyük şaşkınlık içerisinde.

Tohum için şaha kalkan marulumuz
Bahçede yetiştirdiğimiz marullardan üç defa hasat aldık. Biliyorsunuz kökünden çıkartmazsanız, size yeniden ürün veriyor. İlk hasadı okulca salata olarak yedik. Sonrakileri okulumuzun sahibi alıp evine götürmüş, böylece okul dışına bile hizmet vermiş oldu. Tohumluk ayırdığımız marul boyumuzu geçti ve şimdilerde çiçeklendi. Tohumlarını bekliyoruz ki, yeniden ekebilelim.

Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesine yaptığımız gezi sonrası aldığımız naneler büyüdü, serpildi. İki çeşit tıbbi nanemiz oldu. Diş macunlarına koku veren bir tür, bir başka tür de dış kenarları beyaz, içi koyu yeşil ve farklı bir tadı/kokusu var.

Soğanlı bitkiler dersinde ektiğimiz soğan ve sarımsaklarımız büyüdü. Bir öğrencimizin hediyesi olan laleler rengârenk bahçemizi süsledi ve arılarla, kelebekleri çekti.

Nejat beyin bizlerle tanıştırdığı süs kabakları
Önceki hafta okulumuzda Nejat Pars beyi konuk ettik. Bize çok değişik türlerde kabakları tanıttı. Ayrıca Türk Türbanı kabağını ve tohumlarını, iki de bebek havuç hediye etti.

Nejat beyin hediyesi bebek havuçlarımız, kendisi saksı içerisinde yetiştirip tohumluk ayırmış. Büyümeden bize hediye etti.
Afacanlar kabaktan çıkan tohumları tek tek saydılar ve kabakların hepsine bayıldılar. Çok ilginç buldular. Top olarak oynamak isteyenler oldu, üzerinde neden gözyaşı gibi şeyler var diyenler oldu.

Minik ellerin kompost solucanı ile tanışması. Korkup ezmesinler diye baştan mecburen ben de tutuyorum.
Kompost nedir ve türleri nelerdir bunları öğrendi küçümenler, solucan kulesini tahtaya geçerek bir güzel anlattılar. Kompost solucanlarına bayıldılar. Tek tek ellerine aldılar. Gıdıklıyor deyip kıkırdadılar. Hassas solucan kardeşler açısından belki pek iyi olmadı ama çocukların korkusunu yenmeleri açısından ilaç gibi geldi. Hatta öğretmenlerin bile.

Geçen seneki patateslerimizin çiçekleri

Geçen senenin patatesleri
Geçen sene kabuklarından ektiğimiz patatesleri hasat etmiştik. Önümüzdeki hafta yenilerini ekeceğiz.

Bu seneki meyve ağaçlarımızdan çiçeğe duranlar
Yeni diktiğimiz pek çok farklı türdeki meyve ağaçlarımız çiçeğe durdu.

Fırfırlı Kabağımız

Kavunumuz

Organik cin mısırımız
Çocuklarla birlikte ektiğimiz tohumlardan mısır, fırfırlı kabak(sevgili Açalya Amerika'dan yollamıştı tohumunu nam-ı diğer patty pan kabağı), börülce(geçen sene ektiğimiz börülcelerden aldık tohumunu) ve yazık çok beğenip de çekirdeklerini kuruttuğum kavunun çocukları da mutlu mesut başını gösterdi. Ah mini mini elleri tohum ekerken bir görseniz...Yağmurlar izin verirse topraktaki yerlerine kavuşacaklar. Sonrasında çok yağmur yağsın elbette, ama ekim için azıcık izin istiyoruz.

Geçen seneden Fırfırlı Kabağımız, bu senekiler onun çocukları olacak

Geçen seneki börülcelerimiz, bu senekiler onun çocukları olacak. Altta kendiliğinden çıkan semizotlarımız. Canlı malç oldular bize ne güzel... Sonra da yemek...
Sizlerin de çalışmaları varsa, paylaşmayı, karşılıklı tanışmayı isteriz...
Görüşmek dileği ile...

9 yorum:

Adsız dedi ki...

Hoşgeldiniz,

İçime doğmuş sanırım.bir bakayım dedim ve inanamadım.Size yakışan bir iş olmuş.elinize sağlık.
Muhal.

Berceste Berceste dedi ki...

Teşekkürler :)

una kabe dedi ki...

aghh ellerinize kalbinize sağlık :) İşte tam da bunlarla yaşanır şu hayat! birini arıyor musunuz yetiştirmek için :)
böyle böyle yayılsak, sığamasak taşsa bereket :)

Berceste Berceste dedi ki...

Teşekkürler, bir ucundan tutunca oluyormuş :) İnanmak lâzımmış. Ne zaman, ne sormak isterseniz sorabilirsiniz. İstanbul Permakültür Kolektifi'nde de çalışmalarımız, kurslar ve atölyeler, konferanslar devam ediyor. Bu hafta Permakültüre Giriş kursunun eğitimcilerinden birisi de ben olacağım kısmetse :)

Burak Erdemli dedi ki...

Merhaba;

Bir çok yerde aradım ama kompost solucanı bulamadım? Siz nereden buldunuz? Bende bu solucanlar ile kompost yapmak istiyorum ama bulmak mümkün değil.

NOT: Fabrikada satılanları biliyorum, para vermek istemiyorum.

Berceste Berceste dedi ki...

Bize solucan kompostu eğitimi veren arkadaşımızın hediyesi solucanlarımız. Çoğaldıklarında paylaşabiliriz ama daha yeni üremeye başladılar...

Benden Bizden dedi ki...

Bir şekilde haberlerini alıyor olsam da blogda okumanın tadı başka. Yine yaz, hep yaz :)

Anne Coleman dedi ki...

Beautiful!

Berceste Berceste dedi ki...

Sağolasın BBcan :)

Thanks Anne Coleman.