10 Mayıs 2011

Mor Salkım, Wisteria

(Annemin yokolan/yıkılan baba evi)

Mor salkım, annemin çiçeği, çocukluğumun çiçeği, ata dedelerin çiçeği...

Mor salkım, annemin baba evinin mis kokulu, asil sarmaşığı.

Onunla ilk tanışmam anneanne, dede ziyaretleri sırasındadır... Anadolu'ya serdar atanan yeniçeri dedenin torunu, hac dönüşü evine mor salkım getirir. Bahçesine eker. Bilinmez fide olarak mı getirmiştir, yoksa tohum mu? Dededen torunlarına kalan anıdır, o çiçeğin, buram buram kokusu. "O ev" ve "o çiçek" hep birlikte anılır. Taaa ki, torunlar sayılarının çokluğundan, ne yapacaklarına karar verilememesinden, sahip çıkamamaktan, o güzelim tarihi evin yıkılmasına sebep olana, mor salkım da yıkıntı altında kalana dek yaşar... Mor salkım, o ev ile birlikte, kaç torun büyütmüş, kaç komşuyu yoldan karşılamıştır kim bilir? Yıllarca sokağına mis gibi kokular yayan, o mor güzel sarmaşık da yıllara yenik düşer ve sonunda küsüp gider. Bizlere de anılar, eskilerden birkaç fotoğraf ve hiç unutulmayacak o koku miras kalır. Hem de akıllarımız yitip gitmedikçe, bir hastalığa, bir kazaya yenik düşmedikçe, hiç kimsenin elimizden alamayacağı bir güzellikle... Nihayetinde anılarımız da parayla değildir ya, torunlar onun paylaşımında da sorun çıkartamayacaklardır ya!

Annem, İstanbul'daki evimize komşu bir bahçede, ulu bir ağaçla birlikte yaşayan mor salkımı gördükçe, hep ''o evi'' ve ''o sarmaşığı'' yad eder... O da taaa ki, görgüsüz biri, ağaçla bir sarılan sarmaşığın olduğu evi ve bahçeyi alıp, bahçedeki tüm bitkileri yok edip, çim ekene kadar!

(Sol yanda aşkımın,goncamın dede evi, karşımızda da baba evi)

Hayatımdaki ilk izleri böyledir mor salkımın. Ara ara kendisi ile yollarda, çeşitli şehirlerde kesişir yolumuz hayat boyunca... En güzel tesadüf, aşkımın dede evinin duvarında da tüm güzelliği ile salınıyor olmasındadır. En şanslı, yıllar sonra doğan evin böcüğüdür. Zira hem annesinin, hem de babasının mor salkımla ilgili ortak anıları vardır... Kim bilir, belki yıllar sonra onun evinin bir köşeciğine de bu güzellik yerleşecektir, belli mi olur?
(Çiçek tomurcuklarını barındıran kapsül)
(Çiçekler kapsülden çıkmaya başlarken)

Anne ile baba, daha o hayalde bile yokken yerleştikleri ülkede, her daim alış veriş yaptıkları marketin, çıkış kapısının baktığı kolej bahçesinde, gene bu çiçeği görürler, birbirlerine gülümseyip, gene o derler ve yağan yağmurla birlikte kokusunu içlerine çekerler.


(Kew Garden)

Gezmek için gittikleri Kew Garden'da, oturdukları çardakta çiçeklerin kokusu ile büyülenirler. Altından hiç kalkmak istemezler. Önlerine çıkıp, onları çıldırtacak duvardan habersizdirler o zaman. Akan suların arasında, kocaman mor salkımlarla kaplı duvarı bulduklarında, oradan hiç ayrılmak istemezler. Yaşadıkları şehirde, gezdikleri illerde, bahçelerde hep yanınızdayım ve sizi seviyorum mesajını verir mor salkım hep onlara. Onlar da mor salkıma...

(Kew Garden)
(Sydney Sussex College - Cambridge - İngiltere)

Anne farkeder ki, komik diye seyrettiği dizide yaşanan yerin adı, mor salkım yoludur. Hayatı boyunca da hep tesadüflerle mor salkım karşısına çıkar durur.

Peki kimdir bu mor salkım?

Wisteria derler ona. Ama esas Çin'de ona verilen isim ''Glycinia'' dır. İngilizler onu yeniden adlandırmışlardır. Glycinia Yunanca'daki ''glykys'' den gelmektedir ve ''tatlı'' anlamındadır. Bezelye ile aynı ailedendir. Güneşi, ışığı, kaliteli, gübrelendirilmiş ve beslenmiş gevşek, nemli toprağı çok sever. Yaprakları çıkmadan önce çiçek açar. İlkbahar sonu çiçekler görülmeye başlar, ikinci defa açan türleri de vardır. Onlar da hem ilkbahar sonu yapraklanmadan, hem de sonbaharda çiçek verirler. Tohumları zehirlidir. Pembe, beyaz, mor, leylak rengi çiçek açan türleri vardır. Kışa, zorluklara dayanıklıdır ve hızlı büyür. Bahçe ile uğraşanlar, onu köklerinde azot tutucu bir bakteriyi yaşatmasından dolayı pek severler. Bitki olgunlaşmadan çiçek açmaz, o yüzden yetiştirenler zorlayıcı önlemler alırlar; kökleri budanır ya da uzun süre sulanmaz...
(Sydney Sussex College - Cambridge - İngiltere)
(Yaprakları ile birlikte mor salkım çiçeği)

Onu evlerin duvarlarına sardırırken, yağmur oluklarına, yağmur borularına sıkı tutunarak zarar verebileceğini unutmamak ve ona göre şekillendirme yapmak gerekir. Çiçeklendiği dönemde çok ağırlaşacağını da unutmamak gerekir. Desteği olmayan ince duvarları yıkabilir!


(İstanbul'da ara sokaklarda sardırılmış Mor salkım ve çiçekleri)

Bazı türlerinin çiçekleri yenebildiği gibi, şarap yapımında da kullanılır. Bu noktada hangi tür olduğunun iyi bilinmesi gerekir ki, zehirlenme ile karşılaşılmasın!
 
Yılda iki defa yerini koruması, çok yayılmaması ve çiçek açabilmesi için budanmak ister. Yaz budaması sırasında, eve sardırılmışsa su boruları ve yağmur oluklarına gelen kısımlar alınır. Çiçek açacak kısımlar bırakılıp fazla gelişenler toplanır. Kış budamasında da şekil verilir. Bundan başka nasıl sardıracağınıza da yön vermeniz mümkündür. Unutulmamalıdır ki, mor salkım, doğal ortamda ağaçlara sarılmaktadır ve ışığa ulaşmaya çalışmaktadır. Yaklaşık 15m uzar ve 40m yayılabilir. Budama ve sardırma ile ilgili detaylı bilgiler burada ve burada mevcut.
Tohumdan mor salkım büyütmek istiyorsanız çiçeklerini görmek için en az 20 yıl beklemeniz gerekebilir. Yani epey geç çiçek açar. Çeliğini tercih etmeniz önerilir. Seçerken de goncaları olanından olmasına dikkat edin. Ekerken, geliştikten sonra çiçek açmadan önce bitkiyi yakmayacak şekilde gübrelemeniz önerilir. Bunun için de en uygunu kompost olacaktır.

Yerini değiştirmek pek mümkün değildir. Epey yayılmayı seven, sağlam bir kökü vardır. O sebeple kök için yere büyük bir kazı yapmanız gerekebilir ki, bu da tavsiye olunmaz.


Türleri ve isimlerine dair buradan bilgi edinebilirsiniz. Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz
Bitkinin gövdesi kağıt yapımında kullanılabilir. Az önce çiçeklerinden çayı yapılır ve şarap yapımında kullanılır da demiştik, yeniden hatırlatalım. Gene çiçeklerinden Çince ''Teng Lo'' denilen bir tür yiyecek de yapılır. Bunun için, çiçekler tek tek kopartılarak şekere yatırılır, daha sonra unla karıştırılır ve minik parçalara ayrılarak kızartılır. Tohumlarının idrar sökücü olduğu ve kalp hastalıklarına iyi geldiğine dair de notlar var ancak zehirli olduğu söylenen tohumlardan bu tarz bir karışım nasıl hazırlanıyora dair net bir bilgi yok.

Eğer reçel yapmak isterseniz güzel bir tarif burada mevcut. Üstelik o güzelim rengi de aynen kalıyormuş.



Bir parçacık daha yakından tanımış olduk seni böylece güzeller güzeli mor salkım.

Sen hayatımızda her daim olacaksın. Yakınlarda böcük ile seni bulup, koklamak için minik bir tur yapma planımız var. Ama önce böcüğün ateşinin düşmesi lâzım...
 
(Chesterton Road üzerinde bir ev - Cambridge - İngiltere)

11 yorum:

FATMA KARATAŞ dedi ki...

Mor salkımklar harika burda da çok var ve ben çook seviyorum şu anda ha geçti ha geçecek tadındalar.Resimdeki evler (babanızın ve eşinizin dedesinin ) Muğla veya çevresinde galiba .Bu tür taş evler buralarda çok var. Resimler harika emeğinize sağlık

Meyvelitepe dedi ki...

Ne güzel fotoğraflar, pek özendim o duvarlara.
Bir koku insanı nerelere götürür bazen, morsalkımın anılarda yeri kokusuyla ve muhteşem görüntüsüyle birlikte kayıtlı ve zaten böyle güzel bir çiçek şelalesinin altında tatsız anılar mümkün mü?

Deli Anne dedi ki...

Ben de severim mor salkımları ama böyle harika hikayesi yok benim için.. Şimdi her gördüğümde muhtemeldir ki seni haırlayacağım Bercestem:)

tijen miriam dedi ki...

ah bitirdin beni sabah sabah,nerelere aldin goturdun be bercestem :)
ne harika fotograflar bunlar.resimler guzel, hikayesi dahada guzel.umarim bu mor salkimlar hayatinin her karesinde olmaya devam eder.
p.s.bocuk iyilesmedimi daha:(

Berceste dedi ki...

Mor salkımlar harika, hatta kokuları ile birlikte harika ötesi... Onları çok ama çok seviyorum. Ev babamın değil, annemin babasının. Annemin baba evi ile eşimin dede evi birbirine uzak iki noktadan ama Muğla civarından değiller. Annemlerinki tarihi eser kapsamına da girmişti ama ne yazık ki, yaşatamadık :( Üstelik bir inşaat mühendisi, bir de yüksek lisansı restorasyon, uzmanlık alanı tarihi eserler olan kuzene rağmen! İnşaat mühendisi olan doğduğum ev dedi ve yaşaması için çok uğraştı da, mimar olana halis muhlis English Pub işletmek, kuzenleri ile olmaktan ve dede yâdigârını korumaktan daha kârlı geldi, diğerleri senin olacak, benim olacak derdine düştü, ne yaparsınız :(( Şimdi arsası için didişme olur kesin :((( İçim acıyor, iyi ki bırakanlar bugünleri görmedi! Teşekkürler ve sevgiler...

Meyvelitepe, sizin de çok sevdiğinizi biliyorum bu çiçeği :) Yeğeninizden size özel fotoğraflar gelmişti taaaa İtalya'dan :) Onlar da nefisti! Sizin evin önüne de çok yakışır bu gelin endamındaki çiçekler eminim! Arılarınızın da çok seveceğini düşünüyorum ;-) Kew'deki o kameriye ise MUHTEŞEM ötesi birşeydi! Önünde biz de varmışız fotoğraflarda o sebeple onu ekleyemedim ama birlikte gittiğimiz arkadaşlara soracağım, onlarda varsa eklerim :)

Ah ne güzel bir çiçekle hem de sevdiğim bir çiçekle hatırlanacak olmam. Yaşa varol Deli Annem :)

Bu saat farkı da beni bitiriyor Tijen :) Sabah diyorsun :) Güzel dileğin için çok teşekkür ederim. Böcüğe gelince, hâlâ nazlı narende bir halde ama ateş düştü çok şükür. Gene de önlem olması açısından onunla dışarı çıkmadım bugün.

tijen miriam dedi ki...

sevindim iyi olduna.cikmayin artik bir iki gun,toparlasin.
e saat farki iyiymis ama bak gune senin guzel ciceklerinle basladim:)

Çileksuyu Sibel dedi ki...

Berceste'm ne guzel bir yaziydi bu,dedenin evine de bayildim ben,bocuk cok sansli gercekten,dilerim iyilesir yakinda.Bende cok isterdim boyle bir salkim,ev kapisinda ama benim bahcevanlik seviyem O altinda sifir sanki:) mor salkimi gordukce,aklima gelicen sen benim artik.

Kon-Tiki (Ashley) dedi ki...

yine uzun yazı yine vaktim yok o_O

ÇokBilmiş dedi ki...

Ne kadar çok mor salkımlı tesadüf varmış çevrenizde. Belki de kozmik bir mesajdır bu çiçekler sizin aileniz için :)
Böcüke çok geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum...

Benden Bizden dedi ki...

Cok gecmis olsun Berceste. Minnos daha iyidir simdi insallah! Mor salkimlari ben de cok seviyorum, rengi, durusu cok mutevazi ama cok cok guzel geliyor bana. Ankara'da hic gormedim ama..

Berceste dedi ki...

Teşekkürler Benden Bizden. O atlattı şimdilik sıra bende! Bir titreme, burun tıkanıklığı :((( Mor salkımların Ankara'da olmamaları ilginç ben gelsem bulurum kesin :)