19 Ekim 2010

İlkbaharın Soğanlı Güzellerini Toprakla Buluşturma Zamanı

 (Anemon)

Bu güzelliklerle bahar, bahar olur...
Şimdi onların soğanlarını toprakla buluşturma zamanı. Zaten teker teker soğanları boy göstermeye başladılar bile, satıldıkları yerlerde. İster onları alıp, buzdolabının sebzeliğinde ince kağıtlara(gazete olmasın, mürekkebi zarar vermesin) sarıp sarmalanmış halde bekletin ki, mevsimlerini şaşırsınlar. İçlerindeki biyolojik saati harekete geçirmiş olun ve yaklaşık 1-1,5 ay sonra evdeki saksılarınıza dikin. Erkenden açsınlar.
İster doğal hallerine bırakın, bahçenizde toprakana işini halletsin. Ama seçin kendinize göre bir güzellik, buluşturun onu toprakla.


 (Çiğdem)

Soğanları toprakla buluştururken buradan ve buradan yararlanabilirsiniz.

Bu sene belki özel vazosunda sümbül ya da çiğdem açtırmayı başarabilirim. Evin küçümeni izin verirse elbet, bu aralar pek meraklı herşeye çünkü!

 (İris)
Belli aralıklarla ekin ki, yaprakları çıkıp büyüdüklerinde birbirlerine yaşam şansı versinler. İki soğan arası yaklaşık 10cm olsun. Aldığınız soğan paketlerinin üzerinde yazar gerçi, kim için, ne kadar alan gerektiği.

(Lale - bu türünün adı Mickey Mouse imiş)
Katmerlisi, katmersizi, hatta siyah olanları bile var lalelerin. Kokanlar benim en çok sevdiklerim. Lalede de, nergiste de.

(Muscari - Dağ Sümbülü) 
Çocukluğumun sevgilisi. Kıyamadığım, toplamaktan kendimi alakoyamadığım, şimdilerde asla doğada kendi başına bulamadığım biricik dağ sümbülüm...

 (Nergis)
İngiltere'deyken her türünü doya doya seyreylediğim, sevdiğim, okşadığım, kokladığım, öptüğüm nergisler. Bahçemde bana sürpriz yapıp açan, kokulu olanları, katmerli olanları, çeşit çeşit nergisler...

(Ters Lale)
Anavatanı ülkem toprağı olan, bana ülkemde değil de yadellerde görmek kısmet olan ters laleler...

(Sümbül) 
Çocukluğumda, sümbülcü dededen morunu, pembesini, katmerlisini aldığımız, komşu bahçede tarla halinde çıkan, ama şimdilerde yeni ev sahibinin, çim bahçe aşkı uğruna katlettiği sümbüller. Mis gibi kokan, evin küçümeninin çiçek koklamayı ondan öğrendiği sümbüller...

Birara bluebell olduğundan şüphe ettiğim ama sonra olmadığına kanaat getirdiğim, yazıyı yazarken de, adının glory of the snow [(Chionodoxa luciliae (syn. C. gigantea)] olduğunu öğrendiğim güzellik.

(Kardelen)
Cambridge'e baharın geldiğini beyaz başından anladığım biricik kardelenim.

Şöyle uçsuz bucaksız bir tarlaya, birer sıra sizlerden eksem. Bahar gelince de sıra sıra selam verişinizi izlesem ne güzel olurdu!
Siz hangisini seçtiniz?

6 yorum:

YesiM dedi ki...

Hepsi de birbirinden guzel, ama ben de lale, sumbul ve nergise bayiliyorum. Aralik'a kadar vakit var heralde dimi, ben hala bahce duzenimi bi oturtamadim soganlarimi nereye eksem napsam bilemiyorum hala. Cikmalarini izlemek, hele ilk cicekleri gormek nasil da mutlu ediyor insani degil mi?
Sevgiler,

anne müdürü dedi ki...

bana da bir promosyon şirketinden geldi zambak! canlı promosyon olarak.
bugünlerde ben de zambağımı anlatmayı planlıyorum:)
kutusunun üstünde kasım aralık ocak aylarında çiçek açar yazıyor. kışın açacak çiçeğim olmasına ne çok sevindim:)
şimdiden bıdık bıdık boy vermeye başladı!
seninkiler de çok güzel
çiçek böcek seven bir insanı okumak da çok güzel:)
sevgiler,

Berceste dedi ki...

Evet Aralık'a kadar vakit var Yeşim. Ama ne kadar önce ekersen, o kadar iyi. Biyolojik saat meselesi :) Ben kenar bordürlere ekmiştim lale ve nergisleri karışık olarak. İstersen, bir uzun, bir kısa çiçek ekebilirsin. Yani lale soğanlarını aralıklı ekip, baharda baş verdikleri zamana, çuhaları arasına ekebilirsin. Karşı sırasında da nergislere aynı muameleyi yaptın mı, baharın tadı bir başka olur :) Çok ağaç dikiyorlar genelde bahçelere, sonra da gölgesinde çiçekler yaşayamıyor pek. Zevkli iş bahçe ile uğraşmak. İstanbul'a döndüğümden beri en çok bahçemi arıyorum!

Anne müdürü, seni diğer yazı yazdığım http://dogakesif.blogspot.com'a da bekleriz o zaman :) Şu anda Robin ötüyor orada da :P Bu arada sana gelen zambak mı, amaryllis mi? Zira zambak denince yaz ayları geliyor gözümün önüne. Sabırsızlıkla bekleyeceğim yazını...

evren dedi ki...

Ben benimkileri alip buzdolabina koydum bile! :) Bu yil truncu sümbül ve mavi scilla (http://basitbiryasam.blogspot.com/2007/03/bu-bahar-gzme-taklanlar-1-scilla.html) var. Senin glory of snow'a benziyor ama fotograf yaniltmasi sanirim.

Tijen dedi ki...

Hepsi de birbirinden güzel Dilek'ciğim vallahi dört mevsim bir yerde yaşıyor olsam bol bol büyüteceğim her birinden ya henüz o günlere gelemedik...

Anne ve Bebisi dedi ki...

aaa sumbulleri dolaba kaldirip sonra da saksiya eksek olur diyorsun yani? supper, hemen yarin aliyorum :))