16 Ekim 2010

Hoşçakal Maviş Kuşum

Keşke başka bir vesileyle bu satırları yazıyor olsaydım. 13.10.2010 tarihi itibariyle sen artık yoksun...

Şimdi fotoğraflarına baktım da, ilk eve gelişini hatırladım bir bir... Evimizin 3. muhabbet kuşu ve de 2. Maviş'i idin sen. Daha mini miniydin ilk geldiğinde. Hafif tombiktin. Beyhan teyze minik bir kesekağıdında getirmiş seni. O sırada kanadının tek teleğini ters döndürmeyi de başarmış ama ne gam! Ellemeyin dediler. Ellerseniz ölür. Yaşayacağı kadar yaşasın. Çekersek mikrop kapma ihtimali var. Kaybettiğim iki kuşun ardından bu riski alamazdım. Öyle bıraktık mecburen ve onlara inat, muhabbet kuşlarının 8 yıllık ömrüne inat 12 yıl bize yoldaşlık yaptın.

Kimi zaman uzun yolculuklara çıktık seninle. Kimi zaman evde kapının zil sesi ile karıştırdık sesini. ''Cici Maviş'', ''Aşkıııııım'', ''Cici Kuş Maviş'' der oldun. Depremde ev ahalisinin bir kısmı senin sesine uyandı. Sonraki her artçı sarsıntıyı da önceden haber verdin. Bazen cama gelen kumrulara meydan okudun, panjura yuva kurmaya çalıştıklarını farketmemizi sağladın.

Kah kafanı kaşımama izin verdin, kah kaçtın. Parmağıma gelirdin. Sevgini dıdıklayarak belli ederdin. İngiltere'ye gittim diye bana küstün ve unuttun sonra. Ne konuşur oldun, ne de parmağıma gelir oldun. Hatta beni görünce arkanı dönüp darıldın küçük çocuklar gibi.

En neş'eli anlarımızı babamla yaşadın. Onun saç diplerini tırtıklamayı pek sevdin, ama o sevmedi. Seni kovaladığı zaman önce kaçtın, sonra kaçtığın yerden cak cak cak en serseri sesinle kafa tuttun. Annemin canı, biricik menekşelerinin yapraklarını bir bir yedin. Tavandan boyaları kazıdın, perdelerin kenarını tırtıkladın. Sana hiç ses ettik mi? Tamam tamam babam bir defasında seni çok pis kovaladı, kabul ediyorum ama adamcağızın çok canını yakmıştın, haklıydı, kabul et!

Pek de nazlı bir kuştun. Marka takıntın vardı. İlla ''o'' yem olacak! Bunu farkedene dek seni az daha açlıktan öldürüyorduk bir defasında. Suluğun illa sarı olacak! Eskidi diye sarısını atıp da beyaz suluğu taktığımızdaki isyan sesin hala kulağımda ve ondan korkup kaçman hala gözümün önünde. Biliyor musun, balık kemiğin hala kafesinde takılı duruyor, sanki geri gelecekmişsin gibi...

Yaşlanıp kafesinden çıkmaz olduğun günlerde evin küçümeni tanıdı seni. Bir defa parmağını sokmaya kalkmış kafesine, haddini bildirmişsin garibana. Maiş cınnn dedi durdu bir zaman. Senin isteyerek yapmadığını, seni ellemeden sevmesi gerektiğini anlatmamız biraz zor oldu. Bebekken ve gençken böyle değildi, insan canlısıydı, yaşlanınca huysuz Maviş oldu dedik artık ne yapalım? Seni sevdi, hem de çok sevdi. Hepimiz gibi...

Artık yoksun. Mutfağa girince kafesinin olduğu yere hala bakamıyorum. Sabah annemin sesiyle öğrendim yokluğunu. İyi ki, ben görmedim. Daha çok kahrolurdum. Soğuklar başlayınca şişinirdin alışıncaya kadar, son günlerdeki halini buna yormuştum. Oysa yorgun, çok yorgunmuşsun. Tek ayağın üzerinde uyuduğun, cici kuş Maviş dediğin günleri çok ama çok özleyeceğim. Evdekiler bana farkettirmiyorlar ama onlar da seni arıyorlar biliyorum. Hele evin küçümeninin babası, senin uçup başına konmana alışamamıştı ama seni en çok arayanlardan biliyorum. Sesli olarak seni özlediğini söyleyen bir tek küçümen var. Kafesinin olduğu yeri gösterip gösterip Maiş Maiş diyor. Ardından mama diyor. Mama almaya gitmişsin. Ama bu mama almaya gitmek neden bu kadar uzun sürdü akıl erdiremiyor. İki elini yana açıp ok diyor sonra. Yokmuşsun...

Dilerim gittiğin yerde mutlu olursun. Dilerim sana bakımda kusur etmemişizdir. Dilerim sen de bizi hatırlarsın. Hoşçakal 12 senelik dostum, oğlum Maviş.

16 yorum:

Meyvelitepe dedi ki...

Alışmanız zaman alacak, evin bir canı eksilmiş, üzüldüm.

Nihan SARI dedi ki...

kıyamam,gözlerim dolu dolu Berceste.

nesrin dedi ki...

Bu duyguyu bilirim. biz de uzun yillar akvaryumda balik yetistirdik. Biri öldügünde cok kötü olurduk. Üstelik onlarin ömrü de kisadir. Sevgilerimle...

kirazsevdasi dedi ki...

ben de cok iyi bilirim,
kusumuzu kaybettigimizde oturup gunlerce agladik.
cok mutludur ve cok iyi bakmissinizdir eminim, arkasindan bu kadar uzuldugunuze gore :(

Evren dedi ki...

Simdi artik baska yasamlarda can bulacaktir Mavis... size sabir dilerim...

Adsız dedi ki...

Evin bir ferdi onlarda .Benim de golden retriever köpeğim ,2 kaplumbağam ve bir muhabbet kuşum öldü :( Annemde birdaha almıyor dayanamıyorum vicdan azabına diyor.

Ashley

Pınarın Kulubesi dedi ki...

Sabah sabah gözlerim dolu ayrılıyorum sayfandan...

küçümen prensesin ok deyişi daha da bir dokundu bana...
hayal ettim ellerini yana açıp mahzun söyleyişini...

Ayazma dedi ki...

Berceste,

Seni o kadar iyi anlıyorum ki. Gözlerim doldu yazını okuyunca. Benim de bir Maviş oğlum var ve onu çok seviyorum.. Evden bir canın ayrılması çok zor, sabırlar diliyorum...

http://maksatmuhabbetolsun.blogspot.com/2010/08/komik-miyim-neyim.html

ayçobanı dedi ki...

Aghhh gozlerimi doldurdun bak simdi, ay tatli oglan seni :( Icinizin cok acidigindan eminim, guzel anilara tutunmak en guzeli!!

Oya Kayacan dedi ki...

Canından can kopuyor insanın değil mi? Çok üzüldüm sevgili Berceste, hiç kolay değil bu dostların yokoluşları.

canikom dedi ki...

aynı şeyleri yaşamış biri olarak sizi yürekten anladığımı belirtmek istedim.......başına gelmeyen bilmez,anlamaz.ne diyeyim Allah beterinden saklasın...............

Berceste dedi ki...

Hepinize çok teşekkür ediyorum tek tek yanımda olduğunuz için, varlığınız için. Allah başka acı göstermesin, hepimize... Sevgiler

YesiM dedi ki...

Mavis icin cok uzuldum :(

aslı dedi ki...

Bıcır bıcır konuşan, bütün evi kendi kafesi sanan bir muhabbet kuşumuz var. Evimizin beşinci ferdi. Bazen ona birşey olsa ne yaparım diye düşünürüm. Şimdi yazdıklarınızı okuyunca kendimi sizin yerinize koydum, bu duruma alışmak gerçekten çok zor. İnsanın canından bir parça kopar herhalde. Sizin gibi onu çok seven bir aile yanında uzun yıllar çok mutlu yaşayan Maviş oğlana çok üzüldüm. Eminim siz de bıraktığı güzel anıları onu her zaman tebessümle hatırlamanıza neden olacaktır. Allah başka acılar göstermesin inşallah.
Sevgiler.

Berceste dedi ki...

Sağol Yeşim.

Amin Aslı, sizinkine uzun ömürler dilerim. Gerçekten evin bir ferdi gibi oluyorlar. Adapazarı'nda depremde yıkılan binadan sağlam çıkmalarını sağlamıştı kuzenimin muhabbet kuşu da! Işığa götürmüş onları. Bir daha da haber alamadılar kendisinden. Mavişi de, önceki iki kuşumuzu da hep sevgiyle anacağız...

suheyla dedi ki...

Bir MAVİŞ'i daha uçurduk gökyüzüne!..üzüldüm...:(