10 Kasım 2008

Atam'a...


Öyle bir seneye girdik ki, ne diyeceğimi bilemiyorum Atam.

Kimi senin adını kullanıyor, seni çok sevdiğini söylüyor, senin adına birşeyler yaptığını, bizlerin birşeyler yapmadan durduğunu söylüyor.

Ama o yapılanlar senin adını yüceltmek için mi? Karalamak için mi bilmiyorum...

Hani demiştin ya ''...Dahili ve harici bedhahların olacaktır...'' göz göre göre oluyor Atam. Ne kadar ve nereye kadar bilmiyorum. Nasıl durduracağız bilmiyorum. Aslında biliyorum da, dile getiremiyorum. Ama Falih Rıfkı Atay senin için yazdığı Çankaya isimli kitabının önsözünde yıllar önce şu satırları yazmış. Ona hak veriyorum :

''1946, hele 1950'den beri Atatürk devri, onun içinde şöyle böyle bulunmuş olanların ve ya kendilerini okuduklarından başka türlü sandırmak hevesine kapılanların elinde sömürülüp durmuştur. Yayımlanan hatıraların çoğunda ölüler tanık, bir ağızla iki kulak arasında, hiç kimsenin duymadığı fısıldaşmalar belge diye kullanılmaktadır. Tarihçi ise, gazete okuyucuları kadar kolay avlanmaz. Tarihçi, bu hatıraların doğruları ile sahteleri ve zorlanmışları arasında yanılmaktan kendisini kurtarmasını bilir.

Gariptir ki, görev ve sorum başında bulunanlardan belli başlı hiç kimse de hatıralarını yazmamıştır. Elimizde yalnız Atatürk'ün ''NUTUK'' u var.

Atatürk de kızıp darılır, barışıp gene bozuşur, bazen huysuzluğu, bazen keyfi tutar, bir müddet herhangi bir dedikodunun etkisi altında haksızlığa kadar gider, sonra pişmanlık duyar, üstelik alayı, şakayı, sever, faniliği size bana benzer tabii bir insandı. Şahıslar için bir ''değişmez'' bir de ''geçici'' övgü ve yermeleri vardır. Hemen her akşam ve her yerde meclisi ömür sürdüğü için, yanında bir iki defa bulunanlar, çok defa, şahıslar ve olaylar üzerine bu ''geçici'' övgü ve ya yermeleri duymuşlardır. Herkes duyduğunu tarih belgesi olarak vermeğe kalkarsa, sanatını bilmeyen bir tarihçi bu aykırılaşmaların altında şüphesiz pek güçlük çeker. Atatürk ile devamlı birlikte bulunanlar da sevdikleri bir kimse için onun ''geçici'' övgüsünü, sevmedikleri için ''geçici'' yermesini öne sürmektedirler.

Belli başlı adlar sözkonusu olduğu zaman, bu şahsiyetleri nasıl görevlendirdiğine bakınız. Gerçek hükümlerini ancak böyle kavrayabilirsiniz. Çünkü devlet ve halk işlerinde hiç laubaliği yoktu..... ''

Ben seni hep ''İNSAN'' bildim ve her zaman farklı gösterilmeye çalışılan o ''İNSAN'' kimliğinle çok ama çok seveceğim. Ömrüm yettiğince izinde olmaya çalışacağım. Sen bize yoktan var edilmiş bir ulus bıraktın, bir vatan bıraktın. Bunların ikincisi yok. Ulus kavramını insanların öğrenebilmesi için elimden geleni yapacağım. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlerin üstesinden gelebilmek için de öğütlerini tutacağım. Nur içinde yat...

5 yorum:

Punto dedi ki...

Meydanı bazen boş bulanlar, fırsat bu fırsat diye ortaya çıkıyorlar. Aslında bunlar yüreklerde yatan Atatürk sevgisine güç katıyorlar.

banu gökşin dedi ki...

“NE YAPSALAR UNUTMAYACAĞIZ... NE YAPSALAR DAHA ÇOK SEVECEĞİZ... ”

Gonul dedi ki...

Ellerine saglik, cok guzel bir yazi olmus.Biz de daima Atamizin izinde olacagiz, onun mucizesi guzel Cumhuriyetimize sahip cikacagiz.Ben gelecekden cok umutluyum ve de Turk Gencligine guveniyorum. Sevgiler
Gonul

fullhouse dedi ki...

Yazına ve yazdıklarına katılan herkese teşekkürler

rahsan dedi ki...

Gönül'e katiliyorum, ben de gelecegimizden cok umutluyum, bazilarini ise, kaale bile almiyorum! yine, cok güzel bir yazi olmus canim!