23 Haziran 2008

Neler Oluyor?

Arkadaşlar neler oluyor?


Az önce beğendiğim, Berceste'de yer verdiğim bağlantıları bir dolaşayım dedim, baktım ki, herkes yok olmuş! Ya uzun süredir yazmıyor ya da çoktan hoşçakalın demiş bile. Çok üzüldüm, çok!


Tamam ben de uzun süredir, eskisi kadar yazamıyorum. Kendimce sebeplerim var. Ama gene de yazmadan duramıyorum, okumadan duramıyorum. Bazen okuyorum, yorum bırakamıyorum ama kalbim hep sizlerle.


Önce yaz tatili sebebiyledir dedim. Sonra işleri, güçleri artmıştır dedim, ama baktım ki bu aralar ciddi ciddi büyük kayıplar var.


Neler oldu bizlere?


Geçenlerde National Geographic'de yemekle ilgili bir bölüm izledim. Dünya mutfaklarını anlatıyordu. David Lebovitz kendi adını taşıyan günlüğüne hergün en az 8000 ziyaretçinin geldiğinden sözediyordu. Biz her birimiz David Lebovitz mi olmak istedik?

O hedefe ulaşamamak mı yıldırdı bizleri?

Çalınan tarifler, yazılar, fotoğraflar mı?
Özel hayatımızı çok fazla insanla paylaşıyor olmamız mı?
Yazılarımızla acımasız eleştiriler yapıp, birbirimizi kırmamız mı?
Aynı şeyleri, aynı anda yapıp birbirimizin rakibi olmamız mı?
Artan yarışma karakterindeki etkinlikler mi?
Artık paylaşmak istemememiz mi?
Yoksa ücretsiz web alanı hizmeti veren yerlerin artmasıyla, çığ gibi büyüyen günlüklerin yazar kalitesinin düşmesi mi?(Farkı olan, iyi olan yeni ya da eski her zaman farkediliyor demek istiyorum bu soruya da! O yüzden sebep bu olmamalı.)

Zamansızlık demeyin lütfen, çünkü zaman ayırıyorduk eskiden, iki elimiz kanda olsa misali hem de!

Bizler oturup saatlerce html kodlarını öğrenmeye çalışmadık mı?
Birbirimizle bilgileri paylaşmadık mı?
Dostluklar, arkadaşlıklar kurmadık mı?
En güzel fotoğrafı çekmek, en güzel bilgileri elde etmek için kitaplar okumadık mı? Web sitelerini gezmedik mi?

Birbirimizden bilmediğimiz pek çok şeyi öğrenmedik mi? Gerek gittiğimiz yerlerle ilgili, gerek bilmediğimiz yiyeceklerle, içeceklerle ilgili...
Beraber gülüp, beraber ağlamadık mı?
İmdat dediğimizde birbirimize koşmadık mı? Arada mesafeler olsa bile...
Farklılar yaratmadık mı, birbirimizin hayatında?
Başka bir bakış açısı yaratmadık mı?

Peki neden bu gidiş? Gitme eğilimi?
Tartışıp, konuşalım mı?
Kaybettiklerimizi geri kazanmaya çalışalım mı?

Benim cevaplarım ilk yazdığım yazıda, Berceste'nin anlamında gizli. En güzelleri paylaşmak için başlamıştım ben bu işe. Yaşadığım yerde, gözüme çarpan güzellikleri, hoşuma giden uygulamaları aktarabilmek için. Biraz farklılıkları yaşayabilmek, yaşatabilmek için.
Yavaş da olsa, arada bir de olsa ben buralardayım, buralarda olmaya çalışacağım...

Sevgiyle...

33 yorum:

loungetime dedi ki...

Anlattıklarını yaşıyorum, uzun süredir. Kopmamak için uğraşıyorum ama eskisi gibi değil artık biliyorum. Belki de heves. Heves kayboldu. Zorla giriyorum bloğa kopmuyayım, diyorum sonra linklerimi geziyorum bir de bakıyorum ki kimse yok herkes aynı durumda, böyle olunca tekrar kopuyorum.

wegwarte dedi ki...

Dilek'ciğim,
Ben az önce geri döndüm :) Seni ve yazılarını çok özlemişim. Soruna gelince: Galiba web'de yazıyor olsak da günlük yazma ruhunu, o "amatör ruhu" korumak gerek. Yapılan ziyaret ve bırakılan yorumlara odaklı web günlüğü anlayışı bana temelinden yanlış geliyor. İş, tatil, sağlık, vb. sebeplerle, hatta bazen yaratıcılıkta tıkanma yüzünden geçici duraksamalar ise normal tabii ki.
Sevgiler,
Evren

Rumeli Kızanı dedi ki...

Dilek'ciğim aslında ben bloğumu yeni açtım ama bende de bir isteksizlik sorma gitsin. Yapmak istediğim o kadar çok şey vardı ki ama şu an itibariyle herşeyden vazgeçmiş durumdayım. Bize ne olduğu hakkında hiç bir şey bilmiyorum. Sadece yapmak istediklerimi sıralamaya çalışıyorum hayatla ilgili. Liste uzun, hayat kısa...Ben bekliyorum...

munevver dedi ki...

Sevgili Dilek Merhaba,

Yazını okuyunca, ben de üzerime alındım doğal olarak. Sana yazmak istedim, belki bana bırakma nedenimi soranlar burada cevabımı bulabilirler diye.

Senin ortaya sürdüğün nedenlerin çoğunluğu için "Evet, evet" diyebilirim. Şöyle ki:

1.Neden, hayır. ( Meraklılar, ziyaretçi sayımı öğrenmeye çalışıp, öğrenince şaşırmışlardı üstelik.
2.Evet, olabilir.
3.Hayır. Özel hayatımı yazmıyorum.
4.Evet, evet.
5.Hayır.
6.Evet. Etkinliklerdeki kuralsızlık, eski gönüllülüğü görememek, işin farklı bir yöne sürüklenmesi.
7.Evet, olabilir.
8.Neden, evet, galiba saydığın nedenlerin en önemlisi. Ayrıca Wegwarte'ın dediği gibi ziyaret ve yorum odaklı günlüklerin çoğalması.

Şimdi ben de kendime soruyorum: -Kardeşim, neden bu işi bu kadar önemsedin? Bu bir hobi.
-Yapı meselesi.

Sevgilerimi gönderiyorum. Daha güzel günlerde, başka güzelliklerle birlikte olmak dileğiyle.

Ferhanca dedi ki...

Dilekcim sen hep ol sensiz olmaz..
Bana yolaçıp yolu gösterensin.Linklerim başındasın.
Bloglar yıllar geçtikçe özellikle yemek blogları kendilerini tekrarlamay başlayorlar.Ben bu bahar nane kurturken bunu fark ettim artık aynı şeyleri mi eklicez diye düşündüm ..Şuda var zaman içinde daha seçiçimi olunuyor acaba bumu uzaklaştıyor blogçuları?yazın çok doğru..sevgiler.

birdutmasali dedi ki...

HERKESE AYRI AYRI MERHABALAR.
Çok dikkatle okudum yazdıklarınızı,hemde 2 kez.ama birileri için vazgeçilmezki,emeklerimizi yokmuş gibi farzedemeyizki,ne kadar tıkansa bile bir yere kadardır.bu beton değil kırasın,demir değil dövesin. duygular-emek-sevgi üçgeni içinde kendini sahneleyen bir uygulama.içsel duyguların herkesle ,görsel paylaşımı. SADECE BU. VAZGEÇMEK NİYE Kİ.. Gitmekmi istiyorlar gidebilirler,kalmak mı niyetleri yola devam edebilirler.
herkesi 3 yıldır tanıyor gibiyim az biraz. ana daha 3 hafta oldu bloğumu açalı. farkındayım ölü bir denizde olduğumun,lakin varlığım yeter dedim ve daima YOLA DEVAM KARARI ALDIM. bence ARKASINA BAKAN ÖNÜNÜ GÖREMEZ ARKADAŞLAR.LÜTFEN SAMİMİ EMEĞE VE YARATICILIĞA DEVAM. ÇOK SVGLR.İYİ TATİLLER..
NuNu

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

Berceste, sanirim beni bu havalar mahvetti. Uzun zaman kutuphanede vakit gecirdikten sonra, gunesi gordugumden beri eve girmek, hele bilgisayarin basinda vakit gecirmek istemiyorum.. Su aralar sadece okumak ile geciyor, yorum yazmak bile buyuk bir cabaymis gibi geliyor. Ailem mezuniyetim icin geldiginden, yasadigim her yeri gorsunler istiyorum... affola. :-))

İLKAY dedi ki...

Merhabalar,
Yazınızı okudum, bu işin içinde okuyucu olarak çok uzun zamandır, blog açarak 3 aydır varım. Senelerdir birçok insanın blog takibini yaparım... Bir çoğunun müdavimiydim. Her sabah kahvemden önce baktıklarım, haftada bir kontrol ettiklerim, sabırla beklediklerim. Uzaktan uzağa takip ettim beğendim, inceledim, denedim. Fakat sonra bu işin içinde olmak istediğime ve anlatacak, anlayacak, yazacak, yorum yapacak, sohbet edecek çok konu biriktirmiş olduğuma karar verdim. Ama haklısınız bakıyorumda depresyondayım blogumu kapatıyorum diyenler, sıkıldım artık yokum diyenler, kapatmayıp yazmayanlar. En son 2007 de yazıp 2008 de canım hala yazmak istemiyor diye not bırakanlar. Ama ben onları bırakmıyorum haftada bir acaba diye yine de bakıyorum. Şimdi düşünüyorumda yazacak söyleyecek çok konum var, yoksa 1 yıl sonra bendemi böyle olacağım diyorum. En son istediğim şey... en son.
Kafamda olan ama benden daha uzun süre bu işin içinde olan sizin tarafınızdan harika dile getirilmiş bir konu.
Sevgiler.

sennur dedi ki...

Sevgili Berceste,
Üç yıllık blogger deneyimimle yılın bu zamanlarının bloglarda bir hareketsizlik vede blogunu terketme dönemi olduğunu söyleyebilirim. Benim linklerimde ki arkadaşlarımın da bazıları bloglarını öylece bırakmış durumdalar. Ama ben blog gezilerimi yaparken onlara uğruyor, yeni bir post konmuş mu diye merak ediyorum. En güzel duygularla, paylaşım içinde olanlar vede devam etme arzusunda olanlar kalacak, diğerleri unutulacak. Bunun için kendini üzme ve güzel paylaşımlarına devam et canım. Anlamsız vede mantıksız, cahilane eleştirilerle blog gezenler ise gereken cevabı alacaklardır. Blog sahibini biraz üzmekten, sinirlendirmekten başka bir işe de yaramayacaklardır. Hayat ne ise, sanal alemde öyle....
Sevgiyle kal

Tijen dedi ki...

Dilek'ciğim,
Galiba kapanandan çok açılan site var. Vaktim olduğu zaman link verdiğim siteleri elden geçiriyorum. Kapananları çıkarıyor, bazı yeni siteler ekliyorum ama sonu yok çünkü değişim çok hızlı. İyiye mi kötüye mi bilinmez. (Münevver'in sesini duymak bile iyi geldi bak şimdi. Biz güzel dostlar kazandık, bu bile büyük kazanç değil mi?)

Punto dedi ki...

Giden gider, kalan sağlar bizimdir.

Sevgi dedi ki...

Sevgili Berceste,

Oncelikle gecmis olsun dileklerin icin tesekkur ederim. Ben de son aylarda bloglara baktigimda ayni izlenime kapildim. Hatta gecen ay seni de goremedim bir sure. Ama tatilde oldugunu tahmin ettim. Bana da oluyor bazan canim yazmak istemiyor, sonra bir yaziyorum ust uste duramiyorum. Sanirim tatil mevsimi olmasi da insanlari baska ugraslara itiyordur. Ziyaretci ve yorum odakli bloglar umduklarini bulamadiklarindan hevesleri gecmis olabilir. Benim durumumu biliyorsun. Onumde doktorun bugun dedigine gore bir haftam kaldi, tam anlamiyla yuruyebilmem icin. Neredeyse iki aydir bir sey yazamadim. Bir sure daha bu devam edebilir ama ben blogumu birakmayi hic dusunmuyorum. Bazan arada, bazan yogun bir sekilde yazacagim Allah izin verdikce. Sevgiler

Daphne dedi ki...

Zaman o kadar hizli akip geciyor ki, birseyi yazana kadar bakiyorum mazi olmus :P

Aysegul dedi ki...

Bu sıralar bende biraz yavaşladım ama benimki internet yokluğundan. Ama bir şey diyeyim mi?? Internetsiz hayatta bayağı keyifliymiş. Sonbahar günlerinde tekrar hareketlenmek dileği ile.
Sevgiler

sibella dedi ki...

canim ne guzel yazmisin yine,ben buralardayim,yasadigim surecede olacagim,sadece hayat cok yoruyor bazen,yorum yazmak,blog okumak bile gelmiyor icimden...bilgsayari acicak halim olmuyor inanki bazen,ama bu guzel yazidan sonra daha cok gayret edecegim,cunku blogumun hayatinda kocaman bir yeri var,yanimdaki linklerimin de...yasadikca burdayiz insanlah...operim canim..

Adsız dedi ki...

Sevgili Dilek gerçekten de hayat insanları o kadar yoruyor ki, artık ben bile eskisi kadar ne gelen kutuma bakabiliyorum ne de doğru düzgün gazete okuyor ya da haber izliyorum.Bir garip olduk. Oysaki şu yaşamda arkadaşlıklardan, paylaşımdan daha önemli ne olabilirdi ki?

sevgiler,Tutku

Suzinaz dedi ki...

Ben çok yeniyim blog sahibeliği konusunda, ama eski bir ziyaretçiyim bloglarda... Bu bir heves, gelip geçici de olabiliyor, uzuuun zaman kalıcı da... Belki bu aralar hevesi geçenlerin sayısı artmış olabilir ama eminim yeni heveslenenlerin sayısı da bir o kadar çoğalacaktır... Önemli olan paylaşmak benim için, isteyen istediği noktada bırakabilir, yarım bırakılmak da paylaşımdır aslında...

Aybike Ceylan dedi ki...

Dilek'cigim,

Ne guzel yazmissin, gercekten oyle, herkes kendi kabuguna cekilmis gibi. Ben de dune kadar oyleydim ama atlattim gibi simdilik.

Senin de iyi olmana sevindim, sevgilerimi gonderiyorum.

birdutmasali dedi ki...

Sevgili berceste, SİZ lütfen güzelliklerinize devam ediniz..
bizler ÖZLEDİKK ARTIKKK..

SVGLR NuNu

yosunbuka dedi ki...

merhaba ben de yenilerdenim..çok şey yapmak isteyip de sıkılıp bi anda vazgeçmek silmek filan geliyor aklıma.ama hemen en sık ziyaret ettiğim buzdolabımın üstüne efsanevi şef auguste escoffier in(hani ünlü şeftali tatlısı var ya peşmelba işte onun yaratcısı)resmini yapıştırdım altına da not yazdım üstad mutfaktaki kariyerini 74 yaşında noktaladı ve 62 yıl aktif hizmette bulundu diye..bu yazıyı gördükçe üstadın müthiş resmine baktıkça hemen kendime geliyorum..daha alacak çok yolum var biliyorum ama vazgeçmek yok.bi hevesle başladıysa evet bitebilir ama rüyaaarında bile tasarım yapacak sabah da not edecek kadar bir tutkuysa devam eder diye düşünüyorum..linklerime ekleyeyimki unutmayıp sık sık bakayım konuya:)

yosunbuka dedi ki...

bir de sizi takip edenleri unutmamak gerekiyor belki yorum yazmıyorlar sessizler ama paylaştıkça ne kadar insana ulaşıyoruz faydalı oluyoruz bir bilsek..kişisel bir blog olabilir ama takipçilerimize saygımızdan ara vererek de olsa devam etmeliyiz..

cenkkayhan dedi ki...

Efendim daha önce dediğim gibi blogunuzu ziyaret ettim gerçektende güzel bir blog özellikle tasarımını çok beğendim. Yalnızca yazılar yazılalı uzunca bir süre olmuş yenilerini bekliyorum haberiniz olsun. Saygılarımla...

Hülya YILMAZ dedi ki...

Merhaba Sevgili Berceste,
yazını zevkle okudum. Bende blogunu ihmal edenlerdenim. Nedeni ise biraz zamansızlık. Emekli olup bir ay sonra blogumu açmıştım. Şimdilerde ise meklilik günlerimi öyle doldurmuşum ki bloga pek az zaman ayırabiliyorum. Aslında istesem iki araya bir dereye sıkıştırırım ama diğer aktivitelere öncelik verdiğimi farkettim şimdi yazını okuyunca. Ama blogumdan vazgeçmeyi de hiç düşünmüyoruum. Eskisi kadar sık olmasa da yazmaya devam...

Sevgiler,

Berceste dedi ki...

Aman Lounge Time'im sakın kopma! Zevkle okuduğum günlükler arasındasın. Bizler burada yazılarını bekliyoruz, hepsine yorum yazamasak da ziyaretine geliyoruz.

Hoşgeldin Evren, ben de senin yazılarını özlemiştim. Amatör ruh konusunda kesinlikle haklısın. Çocuk kalmakla, büyümek gibi birşey bu sanırım. Sevgiler...

Sen iki günlük birden idare ediyorsun Rumeli Kızanım. Üzerine bir de tatlı bızdık, aile. Pek kolay bir iş değil bu. Belki iki günlüğü birleştirmek sana daha kolay gelir.

Aslında bu yazımın ilham kaynağısın Nanem Limonum, zira kapatma niyetine çoooook üzüldüm. Açıklamaların için çok teşekkür ederim. Herşeye rağmen gene de gitme derim. Seni çok seviyoruz.

Sağolasın Ferhan. Sen bulursun ilginç olanları. Naneyi her sene farklı kurutmayı bile başarırsın sen. Zira kendi kendini tekrarlamamak için elinden geleni yapanlardansın. Seçicilik de zamanla alakalı sanırım. Zaman az olunca, izlenen sitelerde seçici olunabiliyor sanırım. Sevgiler.

Sevgili NuNu, ölü denizde değilsin, yalnız da değilsin, üzülme. Arkasına bakma konusunda, ben yanlışları doğru yapmadan yola devam etmek zor olur kanaatindeyim. Sevgiler.

Muharcığım, senin çok geçerli bir sebebin vardı. Mezuniyetini doya doya yaşamak en büyük hakkın. Nice başarılar diliyorum.

Hevesinin kırılmaması dileği ile İlkay. Yazılacak çok şey var dediğin gibi. Önemli olan onlar için zaman ayırabilmek ve doğru cümlelerle kendini ifade edebilmek. Bazen yazı dünyasında bu iş zor olsa da! Sevgiler...

Haklısın Şennur, yaz tatili malum. Ama ben temelli gitme niyetinde olanlardan söz etmeye çalışmıştım. İnsan sevdiklerini unutamıyor... Eski bir dosta telefon açar gibi, gidip yeni bir yazı var mı diye bakıveriyor işte. Bazen 1 yıldır yazmayan biri, aşka gelip bir yazı yazmış olabiliyor. Bu da beni çok sevindiriyor. Sevgiler...

Her zaman olduğu gibi haklısın Tijen'im. Ama dediğin gibi eski bir dostun sesini, sıcaklığını duymak gibisi yok! Dönem dönem pek çok güzelliği paylaştık çünkü. Çirkinlikleri hatırlamak bile istemiyorum. Zaten onlar kendi kendilerini yok ediyorlar! Yazıyorlar ama boş yazıyorlar.

Benim için bu kadar rahat söylenemiyor bu söz ne yazık ki Punto amca. Sevdiklerimi hep yanımda istiyorum. Çok mu bencilim?

Herşey geçmiş bitmiş olsun diyorum tekrar. Haklısın epey yoğun bir dönem yaşadım, yaşıyorum Sevgi. Senin şimdi tam yazma dönemin. Şimdilerde sıcak olmasına rağmen güzeldir oralar herhalde. Hele güney kıyıları! Sevgiler.

Sen var ya sen, tembel teneke Defne! Yapmak isteyip kafana koydun mu, yaparsın sen. Facebook'ta oyun oynayacağına iki satır yaz derim ben!

Sen kesin geziyorsundur Ayşegül :) Malum tatil zamanı :P İnternet zaman zaman elim ayağım, zaman zaman da bugün bakmayacağım diye uzak durduğum alışkanlığım :)Sevgiler...

Sibel'im, yorum yazamıyorum ama okumaya devam sen yazdıkça :) Bu aralar senden pozitif enerji almaktayım. Ne güzel :) Sevgiler...

Gazete ve haberler beni boğuyor Tutku, hiç mi güzellikler yaşanmıyor bu dünyada. O kadar içimizi karartan bir halde koyuyorlar ki önümüze :( Nerede babalarımızın gazetecilik anlayışı? Uzaklarda da olsak biz eski dostuz, anlarız birbirimizi. Sevgiler.

Benim anlamaya çalıştığım heves miydi geçen Suzinaz? Bence değil, altında başka şeyler var :( O başka şeyler yüzünden, değerli arkadaşları yitirmek beni üzen.

Aybike'ciğim, sen yazmaya çalışıyorsun her şart altında ve lütfen hep öyle kal. Yemekler pek lezzetli ve kolayca uygulanabilir halde. Zevkle ziyaret ediyorum seni. Sevgiler kucak dolusu.

Yakında NuNu, yakında...

Amacı olmak çok güzel birşey Yosunbuka. Belki de amaçsızlık yıldıran şeylerden biri. Sevdim bu şefi :) Bazen yorum gelmeyince, insan gerçekten izlenip izlenmediğinden emin olamıyor. Seviliyorsam ne büyük mutluluk...

Teşekkürler Cenk Kayhan. En kısa zamanda yazmaya çalışacağım. Yazılacak çok konu var, önceliği bir bilebilsem :)

Yaptığınız el işlerine bayılıyorum Hülya hanım. Özellikle crazy patchwork ile karanfil kolye favorilerim arasında! İnsan boş zamanı çok olacak sanıyor ama sonra öyle bir dolduruyor ki, çalışma temposundan daha yoğun olduğumuzu farkediyoruz değil mi? Sevgiler...

rahsan dedi ki...

a aaaaa sekerim sen nicin sinirlendin, nicin hüzünlendin öyle :) dogru diyorsun aslinda, ama bak tilki dönüp dolasip ayni yere geliyor iste :) bence yaz aylari dolayisiyla insanlar evlere girmiyorlar, ne demis Orhan Veli:

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.


dikkatini cekerim yalniz, bak eve ekmekle tuz götürmeyi bile unutmus :) biz yine iyiyiz bence :)

B5 dedi ki...

Dilekcim, ben de bu kervandayim. Yazmayi birakanlarda...
Yalniz burada bir yazmaya baslasam herhalde agzimdan pek iyi bir laf cikmaz :(... Hala Paris'teyiz. Ve Eylul'e kadar bu kosusturmadayiz. Bir evden otekine gidecegiz yine. Bahanem bu degil ama.
Sevgiler,
ps: Sen hep kal..

suzan peker dedi ki...

Herksi ne güzel ateşlemişsin yine Dilekçim.Sen bu dünyaya çok insan kazandırdın, merak etme yılmaz onlar..Sevgiler...

bocuruk dedi ki...

Sevgili Dilek,
Takip ettiğin siteler arasında ismim yok ama ben de son zamanlarda sayfamı sık güncelleyemiyorum. Hem iş yerinde hem evde çok yoğun günler geçiriyorum. Benim için bu bir hobi. Ve senin gibi zevkle ziyaret ettiğim, aynı zevkleri paylaştığım, kafaca kendime uygun bulduğum insanlarla iletişim kurma, kaynaşma vesilesi:) Umarım güzel paylaşımlarımız devam eder. Bu arada Nane Limon Münevver Hanım ın hoşçakal diyenlerden olması beni de çok üzdü. Bunu burada da belirtmek istedim. Senin sayfandan belki hiç gidemeyeceğim, göremeyeceğim yerlerle ilgili gitmiş, gezmiş gibi bilgiler edindim. Bunun için de teşekkür ederim.
Saygılarımla...

rahsan dedi ki...

eee hadi ama bak! ne oluyor, neler oluyor derken sen de kendini özletiyorsun! eski yazilari okuyorum son günlerde dönüp dönüp, yorumlari falan.. ne güzelmis, dost olmusuz bercestem :) n'aber?

Zeynep dedi ki...

Ben de bu duygu ve düşüncelerle bir Pazar günümü yeni dönüş için ayırdım Berceste'ciğim. Yok mu bir Türkçe yanlışım arkadaşım. Ne zamandır yazmıyorsun:)

Berceste dedi ki...

Uzun süredir sen de yoktun Rahşan! Hatta gene yoksun ortalarda. Sonra bir gidip bir geliyorsun, bazen üyelere açık yapıyorsun Ada'nı :) Şiir için teşekkürler...

Senin kulaklarını çekeceğimdir B5 :P Çooook ihmal ettin bizi çooook! Sen bir başla yazmaya, iyi mi, kötü mü bizler karar verelim. Şimdiye dek sevdiğimize göre, bundan sonra da severiz kanımca. Sevgiler...
ps:Sen de hep kal!

Bir sizi kazandıramadım Suzan abla :( Akın amca güzel yazılarınızı yayımlıyor ama ben daha çok okumak istiyorum onları. Sevgiler...

Vefakar Böcürük'cüğüm haklısın. Çekmek lazım kulaklarımdan. Ama ben bağlantıları oluşturduğumda, sen pek yazmıyordun. Sonrasında da ben bir türlü el atamadım bağlantılarıma. Kısa sürede bir elden geçmeleri farz oldu. Bir de tembellik etmesem keşke! Hep benimle birlikte olduğun için, ben sana teşekkür ederim. Sevgiler...

Evet Rahşan, pek şendik o günlerde. Suskunuz nedense bu aralar :(

Hoşgeldin Zeynep :) Sen iste buluruz :P Bende de çoktur yanlışlar...

birdutmasali dedi ki...

bercestecimmm....
yaz bitiyor bak hala yoksun
cezalandırdınmı bizi yoksa :))
özledikk..
svglr NuNu

Berceste dedi ki...

NuNu'cuğum, nasıl yokum, yeni yazılarım görünmüyor mu yoksa?