08 Haziran 2007

Cambridge Çilek Festivali - Cambridge Strawberry Fair

Geçtiğimiz haftasonu şehir merkezine indiğimizde karşılaştığımız bu manzara karşısında, ''Neler oluyor acaba?'' dedik. Sonradan anladık ki Çilek Festivali'ni unutmuşuz... O gün Çilek Festivali günü imiş. Bu gördüğünüz bisikletli vatandaş, bir sağlık görevlisi, bisikleti de ambulans. Evet evet yanlış okumadınız ambulans! Açık havada acil müdahale edebilmek için hazır ve de nazır bekliyor.
Çilek festivali konvoyu, geçmeye hazırlanırken, bu hanım hızla gelip geçiverdi yanımızdan. Şehirdeki değişik bisikletlerden birini kullanarak. Geçen gün de tek tekerlekli bisiklete, buradaki adı ile monocycle'a binen birisini gördüm ama fotoğraf makinama uzanana dek, ilerledi, gitti...



Yazları öğrenciler evlerine gidince, şehir oldukça ıssız kalıyor. Turistler de bu açığı her ne kadar kapatsalar da ele ayağa dolaşmaktan başka birşey yapmıyorlar, onların ilgisini çekecek birşeyler lazım. Ayrıca, okullar kapanınca, çalışıp, tatile gidemeyen aileler de yapacak değişik birşeyler aramaya başlıyor. Belediye bu konuyu düşünüp, yüzyıllardır süregelen adetlerle günümüzdeki bu açığı biraraya getirerek değişik etkinlikler düzenliyor. Havaların iyi gitmesi de onlara yardımcı oluyor. İki senedir, yazın en sıcak gününü aratmayacak derecede güneşli havada yapılıyor Çilek Festivali. Eşimin deyişi ile de panayır! Bizim köylerde, kasabalarda kurulan panayırdan gerçekten de hiçbir farkı yok! Yiyecekler, içecekler, satılmak için çeşitli yerlerden getirilen eşyalar, şarkıcılar, coşarak eğlenen insanlar... Aaa bu arada ''Çilek'' dediğimize bakmayın, adı böyle ama biz daha henüz çilek satışı göremedik orada!

Midsummer Common (Eşimin deyimiyle Panayır Çayırı), Çilek Festivali'nin mekanı. Festival, yürüyüş ile başlıyor. Bu sene Market Square'den yani şehrin meydanından başladı yürüyüş. Aşağıdaki fotoğrafta festival perilerimiz var... Peri olmak için biraz iri kıyım göründüler gözümüze ama herhalde uzaktan seçilebilmeleri gerekiyor! O sebeple, bu cüssede olanları seçildi ya da en çılgınları onlar idi, kim bilir?
Festival konvoyundan mutlu, gülücükler dağıtan bir kelebek...


Bando... Dikkat çekebilmek için takıp takıştırmışlar, boyanmışlar...


Uzun çubuklar üzerinde yürüyenler... Birisi değnekten yapılma ayağına, çocuk patiği giymiş, es kaza patik çıkarsa neler olur diye düşünmeden edemedik.


Aşağıda da festival alanında satış/tanıtım yapanlar var.



Bu minişler yeterince cep harçlığı kazanmışlar mıdır sizce?


Bangır bangır şarkı söyleyen grubumuz... Bir ara özel bir istek var deyip, doğumgünü şarkısı söylediler. Doğumgünü olan kişiyi orada bulunan herkes alkışladı. Çok hoştu!


Ufak ufak demlenmeye başlayan, akşama doğru içtikleri biralar yüzünden uzun tuvalet kuyrukları oluşturan halk!



Festival ile ilgili detaylara resmi web sitelerinden ulaşabilirsiniz. BBC Cambridge'in yazısı ve de Flickr'daki fotoğraflar da görülmeye değer kanımca.

10 yorum:

Daphne dedi ki...

ne zamandir bekliyorum bu fotograflari...su watermarklari yapmasan daha ii gorunecekler kanimca :P

simdi hi yakistiramadim o monocycle'i cekemeyisini...insan kosar pesinden, ne yapar ne eder ceker ama di mi...

Berceste dedi ki...

Bir haftadır bekliyorsun Defne :) Silik Berceste yazılarına laf yok, bu konuda epey inatçı çıktım sanırım :P Halim olsa koşar çekerdim, ama yorgunluktan çantama dahi uzanamaz bir haldeydim, birara karşılaşırız gene herhalde... Şimdi ben senin Londra fotoğraflarından nasıl çekeceğim onu söyle bana :D

Sevgili Nazlı Sertoğlu, biz Amerika'da değil, İngiltere'de yaşıyoruz. Neye bu kadar çok sinirlendiğinizi bilmiyorum ama beğenmesek de bir ülke ve halkına hakaret içerdiği için yorumunuzu yayımlamadım. Özür dilerim...

Mr_Turkish_Delight dedi ki...

daphne dogru demis valla, ne o watermarklar :D , bazi fotograflarda da sen pankart acmissin gibi duruyor :),av karsitlari ile ilgili olanda mesala

ambulans süper,arkasina da cocuklari oturttuklari minik karavan tarzi seylerden takar,hastalari hastaneye yetistirirler artik.

zeynep dedi ki...

cok ozeniyorum boyle festivallere..keske bizde de olsa diyecegim ama bir ise yaramayacak :)
su kelebek kanatlarindan ben de isterim isterim :)

rahsan dedi ki...

gectigimiz hafta benim sevgili apom da aldi tekteker :) gelmesini bekliyoruz, gelince tektekere binen bir adamdan ziyade tektekerden devrilen, tektekerle yuvarlanan, ögrenmeye calisan, düsüp sakatlanan bir adamin fotograflari olur bende de olsa olsa :) cok eglenceli bir festivalmis, yalniz cilek olmamasi garip tabi :)

Berceste dedi ki...

Vurmasınlar elbet hayvanları zevk için hocam! İsim o isim watermark falan değiiil :P Etiketi fotoğrafın :P Sataşmayın bakalım!

Ambulansa ben de bayıldım :)

Bizde de panayırlar var işte Zeynep! Bence aynı ikisi. Sonra nefis manzarası ile Ortaköy var. Ben de onlara özeniyorum... Boğaz'a nazır çayını yudumla, alış-verişini yap... Oh mis gibi. Burada ise bol bol bira içip, tuvalet kuyrukları oluşturanlar, içeri giremeyip uluorta hacet giderenler var! Kelebek kanatlarından sorumlu bakan Mr.TD, o buluyor bir yerlerden, ona sormak lazım :)

Gerçekten mi Rahşan? Ne başının zoru vardı diye sorsam??? Hadi hayırlısı bakalım... Sana da şu bizim seyyar ambulanslardan yollayalım mı?

Daphne dedi ki...

gördün mü o watermarkdan (ya da isminin silik yazılışı neyse ne) tek şikayetçi ben değilmişim :P
kaldır gitsin...çalan olursa da allaha havale et :)

rahsan dedi ki...

ben de bilmiyorum ki ne zoru vardi?! aldim aliyorum derken o, ben dalga geciyordum, saka saniyordum! artik ben de seyyar ambulans görevini üstlenip bisikletimin arkasina ilkyardim cantasi eklerim :) manyagin kocasi manyak, baska birsey bilmiyorum ben :)))

damak tadı dedi ki...

Sevgili Berceste,
Resimlerin her bir karesi harika.Hepsini tek tek inceledim ve de incelemeye devam ediyorum.
Ambulans seyyar olunca demek böyle oluyormuş.Kimbilir burda olsa nasıl olurdu acaba??.:))
Benimde o kareda ilk dikkatimi çeken Marks&Spencer oldu.:))Sanki hergün görmüyormuşum gibi::))
Kelebek kızın saatlerce nasıl aynı dengede kaldığını da çok merak ettim doğrusu.))

Sevgilerin en güzeli seninle olsun canım.

Berceste dedi ki...

Defne, sen bir de onları yazmayı kim öğretti onu sorsana ;-)

Hadi hayırlısı Rahşan :) Eski iş yerimde müdürüm, benim anlatıp da onun ikna olmadığı birşeyler çıktığında böyle derdi :P

Teşekkürler Gül. He he orada trafiğe karşı belki de en iyi çözüm olurdu. Aslında sahil kasabalarında ya da küçük şehirlerde uygulanabilir kanımca. Baaaak seni markacı seni :) Biliyorsun İngiliz markası M&S. Uzun yıllar önce Rusya'dan gelen iki Yahudi kurmuş. Başlangıcı iç çamaşırı ve pijama, gecelik iken şimdi yiyecek içecekten, çiçeğe kadar herşeyi bulmak mümkün. Cambridge'de 4 ayrı yerde var. İkisi sadece yiyecek üzerine. O gördüğün de yiyecek kısmının çöp çıkışı :) Kelebek kız sadece kortej için ayakta kaldı. O da şehir merkezinden, festival alanına kadar kısa bir mesafe için. O sebeple zor olmamıştır. Ben esas o sopaların tepesindekileri merak ettim :P Tüm sevgiler seninle olsun. Teşekkürler...