06 Kasım 2006

Guy Fawkes

Cambridge'e ilk geldiğim sene bir Kasım akşamı dediler ki yarın akşama havai fişek gösterisi var. Arkadaşım, iki minik hanım (kızları) ve ben sarı yaprakların üzerinde zıplaya, savura yürüyerek gittik Midsummer Common'a...

Muhteşem bir gösteri oldu, çeşit çeşit havai fişekler, yananı döneni, ne ararsanız çeşit çeşit idi...
Gösteri bitince bonfire dedikleri kocaman bir ateş yakıldı.Dedim içimden bu da ne ola ki? Kocaman bir lunapark kurulmuş ( Burada lunaparklar seyyar, belli dönemlerde gelir yeşil alanlarda kurulur, işleri bitince giderler), çocuklar orada eğleniyorlar...Sonra baktım bütün büyük marketlerde havafişekler satılıyor ve o günün ardından indirime girmişler...O gece, öncesi ve sonrasında herkes parklarda, bahçelerde aldıkları havai fişekleri gökyüzünün derinliklerine göndermekten büyük keyif alıyor....
Bir Guy Fawkes lafı geçti sanki bir yerlerde...
Çıkamadım işin içinden...

İyi ki internet var, hemen arayıp baktım, Guy Fawkes kimdir? O gece ben orada iken neler olup bitmiş....
Sonrasında bütün sorularım teker teker cevaplandı...

Çok detaya girmeden şöyle bir bahsedeceğim konudan bu sefer, detaylara bakmak isteyenlere
bu site önerilir, o gece yapılan yiyeceklerin tariflerini bile bulabilirsiniz orada.

1570 - 1606 yılları arasında yaşamış, York doğumlu olan Guy Fawkes, barut üzerine uzmanlaşmış bir katolikmiş. İngiltere kralı 1.James (Scotland'ın da VI.sı)'ı öldürmek, kızını katolik bir soylu ile evlendirerek ülkeyi katolikleştirmek isteyen bir grup, Gun Powder Plot (Barut Suikasti) adı ile anılan suikasti gerçekleştirmek üzere, Guy Fawkes'dan yardım istemiş. Suikastçiler bir depo kiralayarak kralın meclis binasında oturacağı yerin altına doğru tünel kazmışlar ve 1800 pound barut yerleştirmişler. Ancak içlerinden biri Lord Monteagle'a mektup yollayarak durumu bildirmiş ve Guy Fawkes yakalanarak 2 gün boyunca işkenceye tabi tutulmuş. En sonunda arkadaşlarının da ismini vermek zorunda kalmış. Onların da kimi yakalanmış, kimi kaçarken öldürülmüş ama sonuçta geriye kalanların hepsi yargılanmış ve ölümle cezalandırılmış. Guy Fawkes, darağacından kendini aşağı atarak, asma işlemini kendisi gerçekleştirmiş, birinin onu öldürmesinin zayıflık olacağını düşündüğü için. Her 4 Kasım'ı 5 Kasım'a bağlayan gece de bu olayın anısına, kralın kurtuluşunun şerefine bu havai fişek gösterileri düzenlenip, yakılan büyük ateşe Guy Fawkes'ı temsil eden maket bebekler atılırmış adet olarak. Bizim seyrettiğimiz de taaa 1600'lü yıllardan beri süregelen bir geleneğin sonucu imiş ve adamcağızı hayali olarak ve maketsiz yakıp duruyormuşuz yani her sene havai fişeklerin ardından.

Harry Potter kitaplarında yer alan Dumbledore'un kuşu Fawkes'ın adı Guy Fawkes'u temsil ediyormuş, bundan başka Shakespeare'den tutun da Charles Dickens'a kadar pek çok kişi yazdıklarının arasında Guy Fawkes'a yer verdiği gibi Wachowski kardeşlerin V for Vandetta filmindeki başrol kahramanının da ondan esinlenerek yaratıldığı söylenmekte.

Ayrıca BBC'nin 2002 yılında hazırladığı ve oylamaya sunduğu en büyük 100 İngiliz arasında ve York'un en büyük 50 kişisi arasında yeralmış.Famous People web sitesinde onun meclise giriş amacı en onurlu adam olduğundan bahsedilmekte. İngilizce sokak dilindeki dost, arkadaş, yandaş tarzı anlamlarda kullanılan guy kelimesi de Guy Fawkes'ın adından gelmekte imiş.
Bu gecenin ve hüzünlü hikayenin ardından benim aklım havafişeklerde, yakılan ateşte değil de hazırlıklarda kaldı.
Bir etkinlik ancak bu kadar iyi bir organizasyonla sunulabilirdi. Kalabalıkta kaybolanlar, çocuklarını kaybedenler için buluşma noktası, sağlık sorunlarına karşı ilkyardım çadırı, ambulanslar, Midsummer Common'dakilere ilave tuvaletler, sakatlar için özel hazırlanmış, iki ayrı alanda platformlar...Ateşin etrafında iki büyük çember ve bunun parmaklıklı koruma şeritleri, ikisi arasındaki güvenlik görevlileri ve yangın söndürme aletleri, para toplayan başında yanar dönerli tavşan kulakları olan kızlar ya da beyler ...


En ufak ayrıntı bile düşünülmüş, planlanmış ve uygulanmış. Ben en çok bu kısmını sevdim, çünkü o şehirde yaşayan bir birey olarak sizi düşündüklerini, sizin için birşeyler yaptıklarını hissediyorsunuz ! Bütün bunlar 1600'lü yıllardan beri edinilen tecrübelerden mi yoksa düşünceli insanların planlı çalışmasından mı bilmiyorum ama diyorum ki benim ülkemin insanlarının da bu planlamaya, ilgiye, öneme ihtiyacı var.

21 yorum:

Adsız dedi ki...

Ilk iki resim super tu tu tu sana:)

Burda da 4 temmuzda ozgurluk bagimsizlik kutluyorlar ya o zaman (kendi caplarinda cok buyuk)havai fisek gosterisi oluyor ama bence cok da renkli birsey degil...

Punto dedi ki...

guzel bilgilerini okurken ingilizlerin duzen konusundaki becerileriyle ilgili bir anımı hatırladım. Dedigin gibi detay konusunda kıskanılacak durumdalar. Ben de bir ara anımı yazarım hele bir fotoğrafları bulayım..

Berceste dedi ki...

Çoook teşekkürler Lamacığım, yeni makinamın havaifişek çekimi kısmını denedim. Acemi işi anca bu kadar çekebildim. Bekleriz senin havaifişeklerinden de...

Şimdiden merak ettim bile Punto amca ! Sabırsızlıkla bekliyorum yeni yazılarınızı.

Pinar dedi ki...

Çok doğru bir konuya değinmişsin. Ülke olarak planlama konusunda hemen hemen her alanda çok eksikliklerimiz var. İnsan gerçekten üzülüyor. Böyle başarılı organizasyonlara hayran kalıyoruz ve bir yandan da içimiz cız ediyor. Sevgiler, Pınar
(Blogger-Beta'ya geçtiğim içim Küçük Evin Mutfağı'ndan yazdığımı sistem görüntüleyemiyor Berceste'ciğim)

Pınarın Klubesi dedi ki...

Ya nereden buluyosun böyle ilginç konuları, sonra merak edip böyle araştırmalara gidiyosun,
diğer bloglardan apayrı berceste:)
sen bu konuları toplayıp ilerde kitap yazabilirsin bak, çevirip yayınla, ingiltere de kapış kapış gider.. bak fikir benden:)

princess dedi ki...

cok guzel bir yazi olmus :) bende diyordum ne bu meclis patlatma olayi, aydinlandim, tesekkur ederim :)))

Berceste dedi ki...

Planlama konusunda yapılacaklar çok basit aslında Pınarcığım. Öyle atla deve de değil, ama şu birşey olmaz bize zihniyeti var ya, adaaaaam sende diyenler hani, onlar yüzünden duruyoruz yerimizde. Uyarınca da çıkıntı muamelesi görüyoruz işin kötüsü. Bu adaaaam sendeci vatandaşlar bir de yurtdışı görüp elin adamı yapmış işte, vaaay beee yapıyorlar ya,diyorlar ya,işte ben orada kopuyorum ! Yapmaman için hiç bir sebep yok ! Akil verilmiş, beyin denen organda var kafatasının içinde, e neden yapmıyorsun sen de be adam, neden başkalarının yaptıklarına hayranlık duyuyorsun, sen de yap övünelim diyesim geliyor !!! Umarım bir gün bu durum düzelir ve ben o günü görürüm ! Çok dertliyim çoook...
Bu Blogger Beta'dan ağzı yanan hatta yorum yazarken bizi de yakan çok blog yazarı gördüm de ne faydası var daha onu çözemedim. İşe yarayan iyi bir özelliği var mı da herkes geçmeye çalışıyor. Zamanla hepinizi beta sürüme geçireceğiz yazmışlar ama o zaman dilimini bilemiyoruz tabi :)

Pınarım, her Allahın gecesi senin de tepende bahçelerden fiyuuuuuvvvv bam, fiyuuuuuuvvvvv paaat sesleri esliğinde atılan havai fişekler patlarsa, bütün bir şehir o gece şehrin çayırında toplanırsa çok aramaya hacet kalmıyor :) Konuyu bulup araştırıyorsun işte. Ben geç kaldım yazmakta hatta, perşembe gününden beri ha bugün ha yarın derken anca kısmet oldu. Harry Potter'ı ilk okuduğumda vaaay ne yaratıcı zeka demiştim. Ama burada yaşarken o kadar hayatın içinden ki o karakterler. Çok aramamış yazan yani :)
Bu arada gel şu kitabı Türkiye'de satalım biz :P Aynı şeyi düşündüm valla, satmayı değil de bir dosya halinde bilgisayarda saklamayı en azından. İnternet ortamında zaten var :)

Teşekkür ederim Princess'im, sana bir de Berceste'den mutluluklar dileyeyim. Bloglarda bir meclis olayı gırla gidiyordu değil mi? Ben Burcuk'u okurken koptum, hiç abartmadan ayyyynnneeen yazmış ! Hakikaten o hale geliyor adam !

Berceste dedi ki...

Yazarken yanlış yapınca yolladıktan sonra da düzeltemeyince düzeltilmişi yayınlayıp diğerini sildim. Söylemek istedimmmm...

munevver dedi ki...

Berceste.ne kadar ince düşünülmüş,O duruma gelene kadar çook zamana ihtiyaç var gibi.Ben biraz karamsar mıyım neyim.
Teşekkürler anlattığın için.Fotolar pek güzel....
Sevgiyle,nanelimon...

evcilkedi dedi ki...

Bana V for Vendetta filmini anımsattı, bir de A.Christie'nin bir kitabını. Epey gürültü kopuyor olmalı o gece, ama yine de güzel bir tecrübe bence

Adsız dedi ki...

Foto makinenin havai fisek ayari var dimek ,ways be! Eger guzel yemek fotosu ceken bi makine bulursan haber ver, parasindan kacmicam alicam soz :D
Sevgiler

Bezen Hindistan dedi ki...

o adamcagizin varligini v for vendetta filminden sonra filmle ilgili ne varmis ne yokmus diye bakinirken okuyup ogrenmistim. ne ilginc gelenekler var di mi. sizinkilerin organizasyon yeteneklerini ayrica takdir ettim:)

Sevgi dedi ki...

Selamlar Berceste, yazini okurken ne kadar guzel resimler, dedim, ozellikle havai fisekler, hic flusu yok. Yorumlari okurken makinanin ozelligi oldugunu anladim, sonra kendi resimlerimi dusundum. Booo:(

Berceste dedi ki...

Tamamen zihniyet meselesi diye düşünüyorum ben, bir de eğitim, bizler hep eğitimi okullardan bekliyoruz, aile eğitimi o kadar önemli ki, daha küçükten çocuklarımıza sorgulamayı öğretebilsek, ama ne deriz sus otur sen daha küçüksün, sonra okulda siyah tokalar, kısa, uzun etekler,saçlar projelerden, yaratıcılıktan öne geçer. E o çocuklar da büyüyünce adaaaam sende der ! Çok dertliyim çok :( Teşekkürler iltifatın için Nanem Limonum Münevverim :)

Evcil Kedim, V for Vendetta fark oldu seyredilecek, Allah'tan bir arkadaşım ödünç vermişti tesadüfen ! Büyük gösteri güzel evet, ama adamı yakmasalar o ateşte, düşündükçe fena oluyorum ben ! Hani bize idam cezasını kaldırın diye baskı yapanlar bir de bunlar...Sanal da olsa yakıyorlar işte ! Gece evlerden havaifişek atanlar da cabası ! Fiyuuuuv pat seslerini sana yollayayım ben :P Sevgiler...

Lama Lama Cheese cake Lama (en sevdiğim bu kek olunca bu sözler beynime yerleşmiş şarkıda ne yapayım?) Bit kadar birşey benimki, kendim de hap kadar olunca benden küçük bir makina olsun dedimdi. Sana yemek bloglarında gezinmeni tavsiye edebileceğim ya da internetteki yemek fotoğrafı çekenlerin sitelerinde...EXIF bilgilerine bakmayı dene fotoğrafların. Sevgiler bizden.

Araştırırken bir yerde okudum, bir şehirde de içinde ateş yakılan fıçılar elden ele dolaşıyormuş. Gerçekten ilginç adetler var. Bizimkiler de ilginç. Mesir macununun cami minarelerinden atılması adeti var mesela...Nasrettin Hoca şenlikleri var mesela...Bunları biz bile unuttuk, değil ki sonraki nesillere ve dünyaya aktaralım. Önemli olan o gelenekleri sürdürebilmek ! Bak içinde oturduğumuz ev en en en az 100 yıllık. Bizde 20 yılını dolduran kaç ev kaldı? Organizasyon gerçekten her yıl beni benden alıyor ! Millet havai fişeklere bakarken sonra lunaparkta eğlenirken ben gidip gidip bu adamların fotoğraflarını çekiyorum :)

Sendeki fotoğraflar da çok güzel Sevgi. Üstelik çok değişik bir düğün gördüm sonuncusunda. Mısır usulü buymuş demek ki ! Kaldığım otelde gürültüye iyi dualar ediyordum, çağırsalarmış birisine sesim çıkmazmış demek ki :) Sana gece fotoğraf çekerken en yakınındakinin omuzunu kullanmanı tavsiye edeceğim, böylece tripod taşımadan çekebiliyorsun :) Sendekinde işin sırrı tripod olayında yani. Kamufle etmişsin bahane ile fena mı hem ! Yeni kelimeler de öğrendik sayende, teşekkürler.

Mutfakta Zen dedi ki...

hepsini okuyamadim ama çok tesekkürler paylastigin için dilek'cigim.
antalya'dan sevgiler.
havai fisek yok ama bugün 9'u bes geçe sirenler çaliyordu. o sesle uyandim ve bir süre anlayamadim. sonra uyandi zihnim: bugün 10 kasim!
tijen
(bir soru: madem yorumlar onaydan geçiyor bir de neden sifre girmek gerekiyor?)

Berceste dedi ki...

Daha kısa yazacağım demiştim ama gene almış başımı gitmişim Tijen'ciğim... Her adet güzel, yası yansıtsa bile ! Onları bulup, çıkartan ve paylaşan hep sen oluyorsun genelde. Zevkle okuyorum ben de...
(Bir sorunun yanıtı: Onay benim yorumlara cevap yazabilmem için, aksi takdirde unutuyorum :( Bir de yaşayanlar çok dert yandı spam yorum girişinden o yüzden şifre, ama bir süreliğine belki kaldırabilirim onu, Lama da detli idi bu konuda ! Sevgiler...)

Adsız dedi ki...

ben hepsini okudum Berceste, mesaj kaygilarinin kaynagini ogrendim mutlu oldum:)blogunu okumaya gec basladim ama telafi edicez artik. sevgiler

cocuklacocuk dedi ki...

merhaba berceste, gerçekten çok güzel görüntüler bunlar, sevgiler

Berceste dedi ki...

Gene bekleriz isimsiz.

Hoşgeldin Çocukla Çocuk(Özlem mi demeliyim, yoksa Fulya mı?) Teşekkür ederim beğendiğin için. Sevgiler...

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Devletşah'tan geldim baktım şimdi. Çok güzellermiş gerçekten.
Ellerine sağlık Dilek.
Sevgiler,

Berceste dedi ki...

Teşekkürler Burçin.