18 Kasım 2006

Children In Need - Yardıma Muhtaç Çocuklar

Yaratıcılığın sonu yok !

Bugün alış-veriş için dışarı çıktığımda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu dışarıda. Göz gözü zor görmez haldeyken ve insanların şemsiyeleri çarpışırken bir Spider Man çarptı gözüme. Yüzünde maskesi, sadece gözler açıkta, kostümü üzerinde, elinde de kocaman bir kova ! Gene birşeyler olup bitiyor ama ne dedim kendi kendime...
Eve dönüş yolunda da benim en az 10 katım büyüklüğünde, siyah, kocaman, şişme bir goril yol kesmişti :) Önünde gene ellerinde kova bekleyen yaşlı başlı amcalar...Haydeee ne ola ki bu iki oldu dedim, sonra aklıma geldi.

Televizyonda bir süredir BBC'nin özel salon haline getirilen stüdyolarında ünlüler saç kesiyordu, daha önce hiç denememiş olmalarına rağmen. Minik bir eğitim alıyorlardı ve profesyoneller de sadece sözlerle onlara yön göstermeye çalışıyordu. Masaj yapıyorlardı. Hatta epilasyon işine bile el atmış olanlar vardı ! Halk onların önüne gelip bu işlemlerden yaptırıyor, kazanılan paralar da Children In Need'e gidiyordu. Yani yardıma muhtaç çocuklara...

BBC her sene Children In Needs adı altında kurulan yardım derneği ile yardıma muhtaç çocuklar için para topluyor. Bunun için de akla hayale gelmeyen usullerle halk tüm yaratıcılığını kullanarak para topluyor ve BBC'ye yolluyor. Bu ülkede dilencilerin bile herhangi bir marifet göstererek para kazandığını düşünürsek, kimse kimseye durduk yerde para vermiyor. Children In Needs'in bir de maskotu var. Tek gözünden bant geçen sarı bir ayıcık adı Pudsy (Padsi okunuyor)

Nasıl para toplamışlar derseniz:

-Değişik kıyafetler (Pamuk prensesler, Cindrellalar, Cowboylar, tavşan kulaklı, geyik kulaklı insanlar vs vs) giyip para toplayanlar ki bunların içinde kasiyerler, otobüs şöförleri, öğretmenler bile var.

-Yerel web sitelerinde yardım kısmı açıp oradan para toplayanlar,

-Pudsy Bear şeklinde kurabiye yapıp satanlar,

-Kapı kapı dolaşıp para toplayanlar,
-Bıyıklarını sırf bu etkinlik için kesip para toplayanlar,
-Gosterilerinin bu geceki hasılatını bağışlayan tiyatrolar,
-Televizyonda gösteri yapıp, telefonla bağış isteyen sanatçılar,
-Güreş yapıp bunun hasılatını bağışlayan amatörler,
-Çay partileri düzenleyen hanımlar,
-Tank çeken polisler,üzerlerine girilen iddiadan toplanan paralar,


-Saçlarını tuhaf renklere boyatıp bunun için para toplayanlar,
-Açık arttırmalar,
-Belli bir alana toplanarak yukarıdan bakıldığında uçak şekli oluşturan insanlar,

-Konserler,
-Yüz boyayarak, dilimlenmiş kek satarak para kazananlar,
-Hayırsever birisinin BBC'yi arayıp 1 saat içinde ne kadar para toplarsanız benden de o kadar demesi !
-Büyük firmaların bu kanalla reklam yapmaları ve kocaman çekler ile stüdyoya gelmeleri,

-Okulda topladıkları paralarla çocukların havaya roket atmaları......
-Kukla gösterileri,
-Bir çocuğun topladığı paralarla 60 senelik Rolls Royce motorunu çalıştırması,

Demiştim ya yaratıcılığın sonu yok !
BBC bu akşam, hatta yarın sabahın erken sularına dek yayın yapacak, telefon hatlarından da para toplayacak en son rakam 12.6 milyon pound'un üzerinde idi.Hem yayın ile para topluyorlar hem de web sitelerinde bazı eşyalar satıyorlar.
T-shirtler, Christmas kartları, takvimler, Terry Wogan ve Pudsey'li yumurtalık, ajanda, anahtarlık, Pudsey oyuncakları, sungerden kocaman Pudsey'ler, hatta eldiven gibi havada sallayabilecekleriniz de var.
Para kimlere mi gidecek?
Buradan videolarını görebilirsiniz.
Geçen seneki yardımdan yararlandığı için televizyonda gösterilenler vardı, hepsinin içerisinde beni ayakları tutmayan bir çocuk etkiledi. Cin gibi birşey, ama odasının ışığını bile yakamıyor. Ona hem arkadaş, hem de yardımcı olması için, toplanan paralardan bir köpek alınmış. Odasının ışığını açıyor, söylediği eşyaları getiriyor, çoraplarını çıkartıyor. Bir yere gittiğinde anne babası endişe duymuyor çünkü yanında ona göz kulak olan bir köpek var ! Köpek için harcanan çok büyük bir mebla değil ama çocuk için değeri ne rakamlarla, ne de kelimelerle ifade edilebilir !!!

Başka bir çocuk 3 yaşına kadar normalmiş, sonrasında genetik bir hastalık nedeni ile yürüyemez, konuşamaz olmuş ama etrafında olup bitenlerden haberdar. Ona haftada belli günler özel bir oyun yerine gitmesi için yardım yapmışlar. Özel eğitimli bakıcılar, kardeşleri orada onunla oynuyorlar, normal çocukların oynadığı oyunlara onu da katmaya çalışıyorlar. Gözlerindeki pırıltı herşeye değerdi !

Babası öldüğü için bunalıma giren 11 - 12 yaşlarında bir kız çocuğu... (36 yaşında beni bile yıkan bir olay küçücük kıza ne yapmaz ki???) Babası ile uçurtma uçurmaktan zevk alırmış. Sonra içine kapanmış. Kimse ile konuşmamış, gülmemiş, oynamamış. Ona yapılan yardımlarla psikolojik tedavi görmüş ve normal hayata dönmüş. Onu iyi bir gelecek bekliyormuş, kendi cümleleri bunlar...
Evsiz, ailesiz çocuklar, tacize uğramış olanlar, küçük yaşta kötü yola düşmüş olanlar, hasta olanlar ve HIV virusü taşıyanlar, sakat olanlar, şiddete maruz kalmış olanlar, özel yetenekleri olanlar ama maddi olanakları olmayanlar.... yardımdan yararlanacak diğer çocukların nitelikleri oluşturuyor.
Takdire şayan bir organizasyon !!! Kimse cebine para atmıyor, cebinden emeğinden katıyor. Genci, çocuğu, yaşlısı tek bir amaç için emek harcıyor ve çırpınıyor, tek bir gövde oluyor.
BBC ve yardım derneği tek tek nereye ne kadar para gerektiği konusunda analizler yapılıyor ve toplanan para zaman harcanmadan buralara iletiliyor.
Yorumunu size bırakıyorum !
Dip not: Fotoğraflar yayın sırasında BBC 1'den çekilmiştir.

19 yorum:

Adsız dedi ki...

Cidden akil almaz fikirler var! Insanlarin tv programlarinda sadece eglence, gosteri amacli yaptiklari sacmaliklarla karsilastirinca ne kadar buyuk anlam kazaniyor degil mi?

Bir ornek de buradan vereyim.Bu hafta okulumuzun futbol takiminin ezeli rakibiyle maci var-yarin o yuzden sehir disina cikiyoruz,guvende olmak icin :)- Diyebilirim ki FB-GS macindan beter fanatiklik var etrafta! Su ana kadar iki takim de mac kaybetmemis ve yarinki mac sonucu sampiyon belirlenecek, o yuzden daha da muthis ilgi var.Neyse konumuzla alakali kismina geleyim. Bu rekabet kan ve hatta ordan bagisina da sicramis: Kim daha cok kan bagislayacak!
Turkiye'de de boyle "ince" fanatikliklere girsek ne guzel olur degil mi? Ozellikle de Futbolda!Kimin daha cok taraftari var, kimin formasi daha cok satiyorun otesine cikmak fena mi olur?
Paylastigin icin gercekten COK sgol Berceste!

ilk01 dedi ki...

Okurken bile duygulandım. Gerçekten çok güzel bir olay keşke herzaman bukadar duyarlı olabilsek

fethiye dedi ki...

cok guzel toplamissin, anlatmissin dilek. burada da benzeri seyler oluyor ve neden bizde cogunluk sadece ramazani bekler diye dusunur dururum ben.

Berceste dedi ki...

Ben artık Türkiye'deki sabah programlarının, eğlence proğramlarının ve televole tarzı programların, halkın düşünme yeteneğini kaybetmesi için yapıldığına inanıyorum.Bol dedikodu, birbirini çekememe, kim ne yapmış takip etme, en pahallıyı, markayı alma yarışı, görgüsüzlük diz boyu. Aile düzenini bozucu, insanı insana kırdırıcı. Buradakiler de eğlendiler Pudsy ile birlikte ve yararlı da bir hizmet yaptılar. Kanserli çocuklar için böyle bir etkinlik yapılamaz mı mesela, geliri ile de güzel bir hastahane kurulsa, eksik makina, techizat vs varsa temin edilse, hemşireler bu konuya yönelik eğitilse...Hem eğlence, hem kamu hizmeti birarada olsa...Yaratıcı fikirler ortaya çıksa ! Hayır diyorum ki seyretmeyeyim. Adamlar bütün kanallarda. Saat saat geziyorlar kanal kanal. Biri bitiyor, diğeri başlıyor. Şiddet içeren diziler de cabası. Aldatan kocalar, kıskanan kadınlar vs vs vs...Dünyada konu mu bitti? Hiç mi belgesel çeken kalmadı. Captain Coustaou'yu bilmeyen var mı? Seyretmeyen var mı? E o zamanlar seyrediyordu da herkes şimdi ne oldu??? Sonra suç oranı artmışmış, adam vuruyorlarmış, vururlar !!! RTÜK denen kurum sırf kapris yapmak için mi var ? Seyretmek istemiyorum ben Televole tarzı programlar, gelin kaynana bulmaca oyunları, yok mu durduracak bu adamları? Ben Cenk Koray'ın Pazar programlarından seyretmek istiyorum. Kutulardan ne çıkacak diye pazarlık yapmak istiyorum. O zamanın kısıtlı şartları ile bile günümüzden daha ileri imişiz ! Adamlar burada arının sırtına kamera takıyorlar, takip ediyorlar, nasıl bal topluyor, nasıl yuvası var, petekleri nasıl oluşturuyor??? Günlerce saatlerce çalışıyorlar. Sonra kanallara satıyorlar, DVD'sini hazırlayıp satıyorlar, kitabını çıkartıp satıyorlar hepsinden de gelir elde ediyorlar. Hem de kocaman ! Çocuk programları daha da güzel. Şarkı CD'leri hazırlanıp satılıyor, DVD'ler hazırlanıp satılıyor, kitaplar, T-Shirtler, Pijamalar, bardaklar, kalemler, defterler, silgiler, çantalar, aklınıza ne gelirse herşey var ! Bizimkiler ne yapıyor? Hülya Avşar ile İbrahim Tatlıses evlenecek mi diye tartışıyor. Adamlar miyadlarını dolduralı asır olacak, çolukları çocukları evlenmiş, evlenecek yaşa gelmiş, bunlar da evlenir miymiş bir dolu ağzı açık ayran budalası diyeceğim -çok özür dileyerek- bunları izliyor !!!Onları izlemek yerine bir bere örüp saçları olmayan bir çocuğa hediye etseniz de yüzündeki gülümseme ile ısınsanız daha faydalı olmaz mı??? Aydın diye geçinenler de aynı şeyi yapıyor, dindar geçinenler de !!! Aydınlara soruyorum, kitap okumak bulmaca çözmek beyniniz için daha iyi değil mi? Dindar olanlara soruyorum, dinimizde dedikodu, ikiyüzlülük, riya var mı? Bu programlarda bolca var onlardan, onları izlemek caiz mi???

Yarama bastın Lamacığım :) Bak bir post kadar cevap yazdım :) Güzel örnek arasak o kadar çok ki, yeter ki beyin yıkayıp insanları ota dönüştürmeye çalışanlara bir dur diyebilelim ! Sevgiler...

Sağolasın İlk01, izlerken de hem duygulanıyor insan, hem eğleniyor, hem de birşeyler yapabiliyor olmanın keyfini hissediyor. Karmaşık duygular :)

Teşekkür ederim Fethiye, Ramazan fitre ve zekat vermek için son hatırlatma zamanı olduğu için olsa gerek ama o zaman da verecek insan bulunamıyor. Hani ödevi son güne bırakma alışkanlığı vardır ya bizde ! Böyle organizasyonlar olduğu zaman insan hem dini görevini yerine getirmiş oluyor, hem de içi rahat nereye gittiğini görüyor. Bak ince bir de nokta var burada, kimse de cebine bir kuruş atmıyor ! Bütün gayreti ile birşeyler yapmaya çalışıyor. Bizde bakarsın amcam sakallı, alış veriş için dükkanındasındır, hacıyım falan der, sonra en büyük kazığı ondan yer çıkarsın dükkandan, sakal göstermeliktir tüh yaa !! olursun, ama iş işten geçmiştir. Hani herkes demiyorum ama genele vurmuş durumda bu tanım ne yazık ki ! Eee ne yapsın amca da hanıma son moda kıyafetlerden almak zorundadır, ne de olsa başbakanın eşi O markadan giyiyordur !!! :( Televole programı bunu açıklamıştır ! Jeep falan da alacaktır, ama sor 4 çeker nedir diye bilmez. Sen de ben de daha düşünüp duralım :)

Mutfakta Zen dedi ki...

dilek'cigim,
bbc'de bugun hindistan'dan bir hindistancevizi lifleri fabrikasi ile ilgili haber izledim. www.challenge... gibi bir site adi çikti ya unuttum sonra. bbc sanirim belli projeler karsiligi para yardimi yapiyor.
(bir de diyorum ki zaten yorumlar senin kontrolünden geçiyor bir de sifre yazma iskencesini yasamasak? öyle ucubik yaziliyor ki bazilari çöz çözebilirsen)
tijen

Punto dedi ki...

Yardım toplama işi bizde daha çok halkımız yufka yürekli üstelik tvlerde mecbur bırakılmadan yardım der, ama hem yaratıcılık yok hem de yardımın yerine ulaşıp ulaşmadığına dair tereddütler var. Biliyorsunuz annelerimiz babalarımız devlete altın alyanslarını verdi, Beşiktaş sırtlarında lojmanlar yapılınca adı alyans evleri oldu.

Sevgi dedi ki...

Selam Berceste, cok guzel bir yazi yazmissin. Hakikaten yaraticiligin sonu yok. Oyle bos bos oturup yapacak sey bulamayanlara hayret ediyorum. Televizyon programlari konusundaki dusuncelerine de yuzde yuz katiliyorum. Zaten uzunca bir suredir gunduzleri televizyonu acmiyorum. Sabah kadin programlari adi altindaki maskaraliklar, ogleden sonralari da kim nereye kacmis, kim kimi bulamamis diye bir suru trajedi. Belki sadece bir program olsa iyi de, cesit olsun diye, ama her kanalda ayni saatte ayni seyler olunca migdem bulanmaya basladi artik. Umarim senin yazdiklarin da bir yerlerde birilerine bir fikir verir.

Bu arada sifreyi kaldirmana ben de sevindim:))

Berceste dedi ki...

Tijenim o projelerin en güzeli Eden Project! Bayılıyorum oraya, henüz gitmek kısmet olmadı ama öyle yatırımcılar bizde de olsa da ülkemizin Avrupayı kat kat aşan bitki çeşitliliği yok olmadan böyle bir yerde saklanabilse!
Bugün Planet of Eart'de cennet kuşunun nasıl görüntülendiğini gösterdiler, adamlar 300 küsur saat kuşun başında kamuflajlı bir halde beklemişler ki dişi gelsin, o da ona show yapsın tüylerini kabartsın vs...Bulunduğu yere gidişleri de ayrı macera, sebep, birisi kuşa meraklı imiş, finanse etmiş, gitmişler çekmişler :) Dedim pes!!!

Evet ne yazık ki karşımızdaki insanlara güvenemiyoruz Türkiye'de Punto amca. Ben BBC'nin organizasyonunda en çok o kısma hayran kaldım. Cebe atmadan yardım yapılması gereken kişilere uğraştırmak için ellerinden geleni yapışlarına. Bir de demir paralar toplanıyor, koca kovalarla, yerinden kalkmıyor, öyle ağır ve adamlar bunu taşıyorlar! Kızılay çadırlarının depremdeki durumundan tutun, organ mafyasına kadar negatif örnek çok bizde, önemli olan o kısma dur diyerek ve yaratıcılık katarak neler yapabiliriz diye bulabilmek diye düşünüyorum.

O dediğimiz programları seyredenler de -hatta annem bile- seyredecek başka birşey yok ki savunmasını yapıyorlar. Bir açıdan haklılar da. Yabancı dil bilmiyorsanız, evinizde kablolu yayın ya da digital yayını algılayan bir bağlantınız yoksa başka şans kalmıyor. Ben de diyorum o zaman kitap okuyun, el işi yapın, bilgisayarda birşeyler bakının sitelerde gezip yeni dünyalar keşfedin...Ama şu adamları ve iğrençliklerini seyretmeyin! Bütün hanımlar bel fıtığı uzmanı ya da tüp bebek. İnanılır gibi değil. Alzheimer için, kilo vermek için neler yapılmalı hepsini Seda Sayan'dan öğreniyorlar. Aaa bir de Haydar Dümen var :) Peki ne kadarı bu insanlara lazım? Doktorlar bu iş için...Yok bizde doktor sus otur dediğimi yap der genelde, ondan başka herkes de doktordur ilaç bile verirler :) Nerden öğrendin bunu, filanca programda şunu şunu dedi... Ben sinirden hop oturup hop kalkıyorum. Bir arkadaşım başağrısı için Aspirin tarzı bir hap istedi, ona bile doktora sordun mu dedim, başka bir rahatsızlığı ile çakışmasın, yan etkisi olmasın diye, ben çekinirim böyle şeylerden eğitimli biri olarak, ama bize birşey olmazcılar gene iş başındalar!!! Otobüste yanında oturan kız tavsiye etmiş! İngiltere'de var getirt demiş. Ben ne yapayım bilemedim, götürmesem kaçtı minicik birşeyi getirmekten denecek, götürsem ya yan etkisi olursa... Hepsini geçtim ilacın adı da yok! A ile başlayan ağrı kesici. Bu adamlara ben ne diyebilirim ki...İmdat RTÜK diyorum sadece! Madem varsınız, taviz vermeden işinizi yapın bari! Umarım yazdıklarım birilerinin kafasında soru işareti uyandırır ve mesajlar alınır.Sevgiler.

Şşşttt şifre işini kimseye söyleme tamam mı Sevgi :)

arzu dedi ki...

ben artık neye inancağımı bilmiyorum. Türkiyede çok para toplanıyor ama k,min cebine gittiği belli değil. O yüzden insanların kendi yardımlarını inandıkları şekilde yapmalarını istiyorum. Mesela doğu anadoludan keninde bir kardeş seçebiliyorsun. Okullar öğrencilerin isimlerini yazıyorlar kaç yaşında olduğunu sende buna göre seçiyorsun.
Ayrıca tabiki UNICEF, yıllardır vazgeçmediğim her yeni yıl bir sürü şeyini larak çocuklara yardım ettiğimi düşündüğüm tek kuruluş...
BBC'nin yaptığını burada da yapsalar diye düşünüyorum ama sorumsuz ve çok düşüncesiz çivisi çıkmış bir medyamız var. Akıllarına bile gelmez....

ilk01 dedi ki...

Sevgili Berceste yorumlarda yazdığın şeyler n kadar doğru Sanki bir çok kişinin kalbinden geçenleri yazmışsın. Bu proğramları izleyende mi suç izletende mi suç bilemiyorum. İnsanlar izlemeye nerdeyse zorlanıyor. Ben bizzat kendimden biliyorum kızım doğduktan sonra 3 yıl çalışmadım bütün gün evdeyim haliyle işim olmadığı zaman televizyonun karşısındaydım. İnan belki 20. tekrarı yayınlanan diziler bir tarafta diğer tarafta kadın proğramları başka hiç bir seçenek yok. Ben kurtuluşu İngilizcem olmamasına rağmen BBC prime kanalında bulmuştum. Nerdeyse sadece onu izliyordum Kızım bile ordaki çocuk (ki bence çok faydalı )proğramlarıyla büyüdü dekorasyon proğramları yemek yarışması dil sorunu olmasına rağmen can simiti gibiydi.
sevgilerle

Pınarın Klubesi dedi ki...

Merhaba Berceste
benim de en çok kızdığım bir konuya parmak bastın, medya nın insanları aptallaştırması konusuna..
7 den 77 ye herkes tutsağı olmuş televizyonun, senin dediğin gibi çok güzel programlar var BBC de,keşke insanlarımız bunları seyredebilse..Ama seyredilen dediğin gibi saçma sapan dedikodu programları, aptalca diziler(en çok da bu dizilerin saçmalığına kızıyorum), kötü haber programları..
Bu Türk kanallarındaki saçmalıklar yüzünden televizyonu kaldırdık odadan. Güzel programlarıda kaçırıyorum ama ne yapalım. Ancak birşekilde gazetede filan haberim olursa seyredebiliyorum istediklerimi projeksiyon ile,mesela yakında Avrupa Buz Şampiyonası var ama biliyorum ki büyük kısmını yine kaçıracağımdır:(
yardım konusunda haklısın, Türkiye'dede yapılıyor ama nadiren, hepsine güvenilmiyor, Doğudaki çocuklar için yapılanlara artık gözüm kapalı katılıyorum. İnşallah yerlerine gidiyordur bu yardımlar..
İngiltere de çok hoşuma gitmişti arkadaşımın bir sözü
burda en çok çocuklar değerli, sonra yaşlılar ve hayvanlar demişti:)
gerçekten çok güzel çözmüş Avrupa insanı bu öncelik sıralamasını..
Bu arada Kastamonu çok güzeldi.. Örtülerimiz de öyle:)

Adsız dedi ki...

Bir ara baba beni okula gonder vardi. Turkiyede de yapiliyor birseyler ama, Arzu'nun da dedigi gibi, kimin cebine gittigi belli olmayan bir suru ortam oldugundan guven az. Ben sahsen boyle yardimlari direk yapmayi tercih ediyorum.

Berceste dedi ki...

Haklısın Arzucuğum ama gene de vazgeçmemek, hırsızlık yapanları afişe etmek gerekir diye düşünüyorum, hoş bazılarının yüzünde deri niyetine ne vardır bilmiyorum ama! Unicef konusunda haklısın. Gerçekten güzeller. Ama burada hiç Unicef hediyeliklerinden görmedim biliyor musun? Başka pek çok yardım derneği aynı şeyi yapıyor, belki onlardan Unıcef'e sıra gelmemiştir ya da milliyetçilikleri ağır basmıştır bilmiyorum. Medyanın aklına gelir de işine gelmez :( 3 kuruş yatırımla milyarlar kazanmak varken, böyle bir organizasyonla kim uğraşacak?

Sevgili İlk01, BBC'yi alt yazı ile seyretmeni öneririm, ingilizce altyazı ve dinleme aynı anda olunca İngilizcen de gelişir, yavaş yavaş başlarsın çözmeye. Ready Steady Cook'u seyretmeyen yok sanıyorum :) Ainsley hastası pek çok hanım biliyorum :) Kulakları çınlasın hepsinin.

Hoşgeldin Pınar, bol bol belgesel DVD'si depolamaya başla derim ben :) Alabildiğim kadar çok almaya çalışıyorum ben, BBC de bazen suyunu çıkartıyor, özellikle yaz aylarında. O zamanlarda bu DVD'ler çok işe yarıyorlar. Arkadaşının gözlemi kesinlikle doğru :) Yaşlılar, sakatlar akü ile çalışan sandalyelerinde yollarda giderlerken arkalarındaki koca otobüsün şöförünün sabrına hayran kalıyorum yollarda !

Heeey UBP, nerelerdesin sen, merak ettim çok. Doğrudan yardım edecek, gözlerindeki gülümsemeyi görecek birini bulabiliyorsan ne güzel...

Chloe dedi ki...

Merhaba Berceste,

Postunu okurken işte budur dedim. Ben BBC proglamlarını devamlı takip ederim sanırım bende bir postumda yazmıştım. Bütün programlar okadar eğitici ki. İnsanların kendileri için iyi şeyler yapmaya motive ediyorlar. Başkalarına yardım başlığı altında sen bunu çok güzel anlatmışın. Ve yorumlar kısmı da bu post kadar değerli olmuş. Senin sözlerinden birinini altını çizmek istiyorum:

Ben artık Türkiye'deki sabah programlarının, eğlence proğramlarının ve televole tarzı programların, halkın düşünme yeteneğini kaybetmesi için yapıldığına inanıyorum.Bol dedikodu, birbirini çekememe, kim ne yapmış takip etme, en pahallıyı, markayı alma yarışı, görgüsüzlük diz boyu. Aile düzenini bozucu, insanı insana kırdırıcı.

Bence birilerinin ciddi şekilde Türkiyedeki gazeteciliği ve medyayı elden geçirmesi gerekiyor.Bizimle paylaştığın her satır her düşüncen için binlerce teşekkür...

Adsız dedi ki...

Burlardayim da pek yazasim yok. GMAT filan derken kosturuyorum. Internetten koptum. Ama merak etme okuyorum bloglari kendim yazamasam da. :)
Ben okumaya yardim ediyorum. Sectigim alan o. Her yere kosturmaktansa bir yere adam akilli yardimda bulunmak daha isime geliyor acikcasi.

hulyalar dedi ki...

sevgili berceste;
yazdilarini cok buyuk mutlulukla okuyorum,cok seviniyorum boyle guzel insanlar oldugunu bildigim bir sekilde baglanti kurabildigim icin.yorum yazamiyorum,cunku hersye cok sig kaliyor yazdigin olaylar yaninda bir bakima..

hulyalar dedi ki...

sisst berceste,ya simdi aldim mesajini,cevap da yazdim:)bak site inanacam artik iyca boyle kalp kalbe karsi hikayelerine:)

Ferhanca dedi ki...

Dilek ,gözlerim doldu anlatıklarından .Bizdede yapılsa kim ne kadr cebe indiricek diye kuşku duyarsın..yardım yaparken artık bundan sonrası vicdana ve Allaha bırakark yapıyorsun .. adamları her yaptısı iş düzenli organizasyonla olduğu için her şey yerli yerin de oluyor.. sevgiler..FERHAN

Berceste dedi ki...

Sevgili Chloe, yorumun için ben teşekkür ederim. O elden geçme kısmına kesinlikle katılıyorum. Birilerinin dur demesi lazım!

Seçtiğin alan gayet güzel UBP, devam derim. Sınavlarında başarılar. Özletme kendini.

Sağolasın böyle düşündüğün için Hülya. Eeee kalp kalbe karşıdır da, Hülya görene kadar :P

Aslında öyle olabilmek çok kolay Ferhan. Adamların yaptıkları da atla deve değil ama kurallara uyuyorlar. Kimse çıkıntılık yapmıyor. Aynı amaç uğruna 7'sinden 77'sine birleşiyorlar. Umuyorum bir gun!