06 Ekim 2006

SinSin Ailesi

Herkes sonbaharın gelişini, sararıp dökülen yapraklarla tanımlar ya, nedense benim de kafamda sincaplarla özdeşleşiyor bu ülkede.

Daha önce, kuzenlerim ile gezmek için gelmiştim İngiltere'ye ve Greenwich'te sincaplara fistik yedirmiştim. Pek dost canlısı karşılamışlardı bizi. Yerleşmek üzere gelişim, bir eylül gününe denk geliyor. Belki bu yüzden sinsin adını verdiğim bu telaşeli, sevimli, kocaman tüylü kuyruğa sahip yaramaz arkadaşlarla sonbahar pek bir bağdaştı benim kafamda.

Onları ne zaman fotoğraf makinası ile yakalamaya çalışsam, hızlarına asla yetişemiyorum. Ya bahçede bana "cee" yapıp kaçıyorlar, ya da yolda, parkta kovalamaca oynuyoruz ki, onlar tirmanma avantajına sahip olduklarından, kocaman at kestanesi agaçlarının dallarında, izlerini yok etmeyi başarıyorlar.

Okulların açıldığı ilk hafta, birkaç günlüğüne, arkadaşımın minnoş kızını okuldan ben aldım. Bizim cingöz afacan da, ben de fotoğraf çekmeğe meraklı olduğumuzdan, havanin güzel olduğu günler, çevremizi tanıyalım ünitesine çıktık. Bu sefer öğrenci olan bendim ama. Çünküüü, küçümenimiz benden daha eski idi hem bu ülkede hem de bu muhitte. Onun eski okuluna gittik, okulun tam yanında eskiden değirmen olarak kullanılan bir bina vardı. Şu anda iş yeri olarak kullanılıyor. Düşünsenize pervaneleri olmayan bir yeldeğirmeni, xxxx şirketinin adı da kapısında. Epey ilginç bir görünüm. Ama tarihlerini korumaya bu kadar saygılı insanlardan da aksini beklemezdim doğrusu. Bizde olsa 'aha eskidi bu gayrı' der vururlardi greyderi beline ! Olurdu lüks bir alışveriş merkezi ya da günümüz modası bir gökdelen ! Oysa şu anda huşu içinde hala ayakta duran, şehrin tarihini anlatan, hatta üzerindeki bir plakada yazılanlarla, unutanlara da hatırlatan, iş yerine dönüşmüş, bir değirmen o !
Biz bu değirmeni incelerken aaa bak dedi minnoş hanım. Bak ne geçti....Bir baktım bir sinsin, pür telaş degirmenin yanındaki binanın çatısına tırmandı. Gitti ta tepesinden bize bakıyor. Gidelim diye bekliyor besbelli. Ama ben yakalamışım ya, fotoğrafını çekmeden gider miyim? Karşılıklı bakışmalardan anladı biz gitmiyoruz...Çaktırmadan azar azar aşagı inmeye başladı, aaa ne görelim, başka minik bir kafa, su oluğunun olduğu kısımdan bakıyor bize, ama fırrrt diye içeri kaçıyor.Burada 'peek a boo' dedikleri bir oyun var çocukların, hani biz de 'cee' deriz ya ondan. Bu sinsincik de bizimle böyle oynuyor, minik bir bebek olarak.

Ben elimde makina bu sahneleri yakalamaya çalışırken , yaşlıca bir amca yanımıza geldi, yasak yasak fotoğrafını çekmek yasak bu yaramazların diyerek. Ne diyor bu ciddi mi diye ters ters kafamı bir çevirdim ki gülüyor, anlaşılan şakacı bir amca....

Bundan bir süre önce ben bu sincabı gördüm diyerek başladı anlatmaya...Arkadaki büyük ağaçta yaşıyordu. Sonra bir gün bir baktım, ağzında küçük hareket eden, birşey var...O da ne deyinceye kadar anladım ki yavrusu ! Daha güvenli diye buraya taşıdı. Üşenmemiş oymuş orayı. Elleyemedim, kıyamadım ama onlar bize kıydılar, baksana şu yaptıklarına... dedi.

Bir süre sonra koloni olurlarsa şaşmam dedim.Ayyynen dedi amca. Tüfek alıp vurmak lazım diye de ilave etti ama pek de ciddi görünmüyordu. Belli ki sinsin ailesi ile yakından ilgiliydi ve kıyamamıştı. Arkadaki büyük ev onunmuş, belki de değirmenin sahiplerinden...Kim bilir? Biz sinsinlerimize verdikleri pozlar için teşekkür edip ayrıldık oradan.
Evde bayatlamış fıstıkları Londra'ya gidince gene Greenwich'deki sinsinlere götüreceğim, onlar pek dostane davranıp elimden yiyorlar çünkü :)

Sizlere de sinsinli günler dilerim...Umarım bir gün şehirlerle ormanlar buradaki gibi içiçe olur ve onlar evlerinizin bahçesinden sizleri selamlar, bebeklerini evlerinize yakın yerlerde gezmeye getirir...

10 yorum:

E.L.I.F dedi ki...

Bercestecim,

Bunlar cok seker hakkaten ya....Fotograflari guzel yakalamissin eline saglik...Ben de peslerinden kosturuyorum arada...en cok da birseyler yerken goruntulemeyi seviyorum, daha bir sevimli oluyorlar sanki:)

princess dedi ki...

fotograflar cok sevimli, bayildim ben bu sinsin ailesine. bizim parklarda bunlardan niye hic yok yaaa:(( tek gordugun uyuz uyuz dolasan kopekler, onlarda yanindan gecerken isirmasin diye dua ediyorsun :) bende istiyorum sinsinlerden :(

rahsan dedi ki...

ananemde cekeloz der :) burdada cok war yada belki türkiyedekiler korkup ortaliga bukadar cikmiyolar bilemedim ama burda maasallah anayolda bile rastliyosun, otostop yapiyo sanki :) fotograflar cok güzel cikmis gercekten, cok sirinler :)

Berceste dedi ki...

Aynen dediğin gibi E.L.I.F :) Ellerinde minik yiyecekleri kırt kırt kemirirlerken çok şekerler, bir o kadar da hizli ! Dedim ya Greenwich'dekiler pek dost canlısı, olur da yolum oraya düşerse poz verenlerinden yakalarım belki bir dahaki sefere.
Fotoğraflarını çekebildiğime inanamadım bu sefer ama net çıkmışlar, ben de çok mutlu oldum.Sağolasın.

Kuçular da tatlı Chido'mcum ya, ama ısırma tehlikesine karşı haklısın :( Vardır orada da sinsinler ama korkutmuşlardır garibanları, bir de doğal hayatı yok etmeye o kadar meraklıyız ki, gürültüde, trafikte ne yapsın garibanlar. Burası şehirlerde bile köy hayatı gibi, yeşillik, sakin. O yüzden ağaçlarında mutlu mesut yaşıyorlar, hatta bu bicirik gibileri insanlara daha da yakına gelebiliyor baksana...

Aaaa hiç duymamıştım ben çekeloz mu? İlgiç bir isimmiş :) Bak o otostop yapanlardan birine söyle Chido'ya ziyarete gitsin ! Teşekkür ederim fotoğraflar için yazdıklarına, panik bir halde çekmiştim ama bu sefer denk gelmişler işte :)

Behiye dedi ki...

Resimler çok hoş...Ben buraya geldiğimden beri bunların peşindeyim Berceste, çook şekerler di mi.Bir tanesi iki gün balkonumda misafir olmuştu da çok sevinmiştim. Fıstık yerken çektiğimiz bir video da var hatta blogumda. Sevgiler.

Berceste dedi ki...

Teşekkürler Behiye, çok şekerler çok, hep telaşeleri var ! Balkona misafirlik mi? Harika birşey ! Hımm fıstıklı video'nun linkini de söyleseymişsin keşke, bulması kolay olurdu ! Sevgiler bizden :)

Behiye dedi ki...

gönderdim o zaman:)

http://dudukmakarnasi.blogspot.com/2006/05/fstk-yiyen-sincap.html

Papatya dedi ki...

Hos fotograflarla keyifli bir yazı olmus :)

Berceste dedi ki...

Teşekkür ederim.
Senin bızdığa göster sinsinleri, annesi ile birlikte diyerek...

Meyra dedi ki...

şimdi ben fıstık yedirirken hayal ediyorum kendimi bu sinsinlere:)) çok hoşlar yaa..umarım bizdede şehirler böyle güzel ormanlarla beraber olur:))