01 Ağustos 2006

Warwick Castle

Epey sıkıntılı bir dönemde, Yıldız sağ olsun, tuttu kulağımızdan bizi Warwick Castle'a götürdü. Kafalarımızı biraz dağıtalım diye ve çok güzel bir gün geçirdik orada.Birkez daha sağ olasın Yıldız.
Kapıda bizi ortaçağ kıyafetleri, çalgıları ile şarkı söyleyenler karşıladı.



İngiltere'ye geldiğimden beri gezdiğim ilk gerçek kale idi desem yalan söylemiş olmam herhalde. Zira, Cambridge'in de kalesi var, ama tepe demek daha doğru oraya. Bina falan yok üzerinde çünkü ! Adı kale kendi kale olmayan bir yer.

Warwick Castle'ın işletmesini Madame Tussaud'un da sahibi olan Tussaud Group almış. Pek de iyi etmiş. Sunulan eğlenceler, kıyafetler, canlandırmalar aynı ortaçağdaki gibi yapılmış ve o kokuyu hissediyorsunuz. Mumdan yapılmış maketleri görüyorsunuz; canlı gibi size bakıyorlar. Kalenin tarihi , kimlere ev sahipliği yaptığı da ilginç.

Bizim gezip gördüklerimize gelince;

İlk gördüğümüz yer gül bahçesi idi.Minik, içinde nilüferleri barındıran bir havuzcuk, mevsimi geçtiği için güzelliğini kaçırdığımız güller...Bu yolda güller açmışken yürümeyi isterdim doğrusu !

Kalenin etrafı su ile çevrili imiş zamanında, düşmana karşı korunmak için.

Filmlerdeki kaleler gibi bir köprüden geçilerek girilen heybetli, demirlikli bir kapısı var. Kapıdan içeri girdiğinizde kocaman bir avlu karşılıyor sizi. Sola dönünce baktık kocaman bir kuyruk, zindanlar içinmiş.Kuyruğu beklerken bu yerdeki şey dikkatimi çekti ama ne işe yarar bilmiyorum. Belki ceza verilen yalancılıkla suçlanan birileri içindir???

O zamanın savaşçıları bayağı süslü olsalar gerek. Savaşa giderken demir şapkasının tüyü ya da zırhının fırfırlı yakası kusurdu dedirtiyorlar insana.



Kalede hayatı canlandırmışlar, işte çamaşır yıkayan kadın ! Ellerinin duruşuna, ne kadar gerçek gibi göründüğüne dikkatinizi çekerim.

O zamanlar kullanılan baharatların sergilenmesine ne dersiniz?

Burası da ziyaretçilerin yemeklerini yiyebilecekleri şık bir lokanta.

Eeeee bir denetçi olarak yangın hortumunun fotoğrafını çekmezsem olmazdı ama değil mi ?

Burası müzik odası imiş.

O zamanlarda hizmetli olarak çalışmak istemezdim doğrusu.En berbat iş de tuvalet temizliği olurdu herhalde. Zira o zamanlarda tuvalet yokmuş. İşlem oturaklar vasıtası ile vuku buluyormuş. Oturaklar da ya yatağın altında ya da elbise dolabında ona ayrılan kısımda bekletiliyormuş. ( "Water Closed" yani "WC" kisaltmasi buradan gelmekte imiş. ) Bütün bir gece düşünsenize ! Sonra da sabahları hizmetliler topluyormuş. Ayrıca, asilzadeler kiyafetlerini gene onların yardımı ile giyiyorlarmış. Banyolarını onlar yaptırıyormuş. Bütün işler hizmetliler tarafından görüldüğüne göre asilzadeler ne yapmakta imiş bütün gün pek merak ettim doğrusu. Yemek, içmek, eğlenmek herhalde.Ne kadar büyük ve de külfetli bir iş !!!!
Aşağıda brigandine görüyorsunuz. Demir parçacıkların üzerlerine ipek kaplanarak yapılıyormuş. Savaşta oklardan ya da sivri uçlu silahlardan korunmak amacı ile iç giysisi olarak kullanılıyormuş.

Burası da kale içinde en beğendiğim oda. Resimlerin asılma şekillerini çok sevdim. Bir de renklerin uyumunu, ama döşenişi çok abartılı idi.

Savaşın ve savaş aletlerinin hiçbirisi güzel değil ama eskiden olanlar şimdikilere göre daha medeni imiş herhalde.En azından kalleşçe değilmiş ! Gösteri amaçlı kurulmuş mancınık.

Kulelerden Warwick şehirinin etekleri çok güzel görünüyordu. Tam kıyısındaki evlere ve bahçelerine bayıldım ama her gelen ziyaretçi tarafından izlenmek hoş olmasa gerek.

Tavuskuşu bahçesi ve çalıların üzerine kendini atmış bir bahçe sakini.


Camlı serada özellikle saçları hoşuma giden duvar süsü

Ve gene tavuskuşu bahçesi?


Kalenin tümünü de bu maket yardımı ile gözünüzde canlandırabilirsiniz.


Kesinlikle görmenizi tavsiye edebileceğim bir yer Warwick Castle.
İngiltere'de pek çok şeyin reklamı yapılır ama gidince ya da görünce harcamalarınıza yanarsınız. Hiç de beklediğiniz gibi çıkmaz. Ama Warwick Castle'a gittiğinize kesinlikle değiyor.Yanlız, giderseniz sabah erkenden gidin ve
Bank Holiday'e denk getirin ki etkinlikleri kaçırmayın ve sayısı daha çok olsun !

Savaşsız, sevgi, mutluluk dolu günler sizlerle olsun!

10 yorum:

arzubrumendi dedi ki...

Dilek,
fotoğraflara bayıldım, İngiltere listemin sonlarında ama artık sanıyorum ortalara biryerlere çekme zamanım geldi.

Mr_Turkish_Delight dedi ki...

Sato ve kale manyagi bir sahsiyet olarak cok hosuma gitti bu postingin.En son fotonun da büyük hali olsa güzel olacakmis :P

Bu sövalyeler,satolar sanrim kücüklügümüzden beri büyüleyen seyler.Hala tvde öyle filmler olunca hic kacirmiyorum valla,yoksa benim icimde de bir sövalye ruhu mu var :)

güzel gezinti icin tesekkürler,
slmlar
TD

Berceste dedi ki...

Hoşgeldin Arzu,
Sen başlara dogru al İngiltere'yi buluruz biz senin zevkine göre güzel yerler...Hem belki bizi de ziyaret edersin belli mi olur :)Bu arada biricik eşimin hediyesi yeni makinam geldi, bundan sonraki fotoğraflar daha güzel olacak :)

Siz bloglar aleminin gizli şövalyesisiniz Mr TD, siz olmasanız biz acemiler ne yapardık ama değil mi :) Ah bir de kaleler, şatolar öyle filmlerde göründükleri gibi olsalar !!!
Fotoğraf işini çaktırmayınız lütfen, bütün gece yükleyeceğim onları diye fena cebelleştim, hani bu kadarı kadı kızında olur diyeceğim istemeyerekten :(

Burcuk dedi ki...

Dilekcim cok guzel gozukuyor!! ben de giderim insallah yakinda:)

Sen bu Londra'daki Tower of London'a geldin mi yazin? eger boyle seyler seviyorsan orada da bu tarz seyler oldukca cok, beefeater.lar var onlar hikayeler anlatiyorlar, arada genc yakisikli sovalyeler falan oluyor kilic savasi yapan ehehe:)) baya eglenmistim ben 3 sene oldu gideli ama degismemistir herhalde.

Hep boyle seyler gordugumde bir ahhh cekiyorum, Topkapi'ya koysalar bir padisah kilikli rehber ne kadar eglenceli olur di mi yaa? :) ama ancak paramizi verip dogru durust isiklandirilmamis salonlari gezmekle ugrasiyoruz malesef TC'de:(

Berceste dedi ki...

Bir türlü kısmet olmadı Burcukcuğum The Tower yaaa, inşallah ağustos Bank Holiday'da gideriz.
Topkapı sarayını gezenler de The Tower ya da Warwick Castle kadar çok olsa düşünürler belki böyle bir icat, amma velakin müze kültürümüz o kadar az ki ! Hadi Topkapı Sarayı en meşhuru, kaç kişi arkeoloji müzesine gitti? Müze yönetimi Troy oynamaya başlayınca açmış o bölümü, daha önce açılmayışına sebep te fazla gezen olmadığı için görevli memur bulundurulmaması ! Ben çözemiyorum bizim müzelerimizde bu kadar hazine varken millet Ingiltere'ye kadar gelip en uyduruk müzeleri bile nasıl gezer? Bir de sen keşfet Warwick'i de senin ağzından dinleyelim :) Sevgiler...

zeynep dedi ki...

Dilllleeeeeeekkkkkkkkk....offff cok guzel!!!! ellerine saglik..
ne guzel bir yermis...ben neden boyle bir yerde dunyaya gelmedim yaaa...
o sapkayi istiyorum, tuylu olanini...lutfen :) bana dhl ile gonderirsen sevinirim..
bayıldım bayıldımmmmmm :)
imza : witch of warwick!

Berceste dedi ki...

Zeynepciğim,
İstediğin şapka olsun. Adresi ver yollayalım bir tane, yok olmadı Türkiye'deki demirciler beceriklidir, fotoğrafı gösterir aynısından yaptırırız bir tane. Zeynep Dark olursun, niye witch olasın, Fransızlar'a karşı tek gücümüz deriz senin için :)

zeynep dark dedi ki...

cok tesekkur ederimmmm :)

Ceylin'in Annesi dedi ki...

Kaleye bayıldım.
yanlış zamanda dünyaya gelmişim hissi uyandırdı bende:)
Sevgiler,

www.ceylinolmez.com

Berceste dedi ki...

Yok Ceylin'in annesi doğru zamanda dünyaya gelmişsin :) O devirde yaşayıp, o kaleye hapsolmak da vardı işin ucunda :) Şimdi çooook zengin olup, oranın sahibi olmayı hayal edebilirsin ama minicik bir bahçe kulübesine bile dünya masraf edersin. Nitekim, tam da bu sebeple işletme hakkını Tussaud Group almış. Mum insanları burada da yapıp, üzerlerinden para kazanıyor işte. Gezmesi güzel. Yaşamasını bilemem...